18.09.2026 - 09:23

Takip Et:

Ne Vlahovic ne Cerny: Beşiktaş'ın zaferinde onun imzası var

Sedat Kaya'nın HalkTv gazetesindeki köşe yazısı.

Marsilya aslında iki bin altı yüz yıllık bir Ege hikayesidir. Çünkü Fransızların Marseille dediği bu büyük Akdeniz kentinin ilk temelini, MÖ 600'lerde yakın Foça'dan yelken açan denizciler attı. Foçalıların Ege'den taşıdığı o hikayeye bu gece Beşiktaş kendi hikayesini ekledi. UEFA Avrupa Ligi'nin ilk maçında siyah-beyazlılar, Marsilya'yı 4-1 gibi görkemli yenerek Fransızların kalesine siyah-beyaz bir zafer bayrağı dikti.
Beşiktaş öyle hızlı başladı ki maça, sanki doksan dakikayı yirmi dakikaya sığdırıp hesabı erkenden kapatmaya karar vermişti. Siyah-beyaz formalar Marsilya'nın üzerine dalga dalga gidiyordu. Daha ilk çeyrek dolmadan Olaitan'ın ince işçilik isteyen asistinde İlhan golü buldu. Beşiktaş aradığı kapıyı erkenden açmıştı.
Ama futbol bazen ateşle su arasındaki o ince çizgidir. Beşiktaş'ın kazanma hırsı saman alevi gibi parladı, sonra birden söndü.
Dakikalar ilerledikçe Marsilya önce oyuna ortak oldu, sonra oyunun sahibi. Fransızlar topu kazandıkları anda çok adamla ve büyük bir süratle çıktılar; Beşiktaş savunmasını her seferinde eksik, orta sahasını geride bıraktılar. Savunmayla orta saha arasındaki mesafe açıldıkça Marsilya'nın önünde İstanbul trafiği değil, Akdeniz otobanı vardı.
Abdallah beraberliği getirdi. Nübel birkaç kez kalesinin kapısına kilit vurmasa Marsilya ikinci golü de bulabilirdi.
Futbolda enerji sadece bacakta değil, mesafelerde de tükenir. İlk 20 dakikada yoğun tempoyla yorulan Beşiktaş'ın hatları birbirinden uzaklaştıkça Marsilya'nın futbolu kolaylaştı.
Yine de futbolun cilvesi işte…
İlk yarının son dakikasında Orkun o inanılmaz golü kaçırmasa Beşiktaş kötü oynadığı bölümün bütün günahlarını bir tek vuruşla affettirip soyunma odasına önde girecekti.
Ama Orkun kaçırdı.
Ve Beşiktaş, fırtına gibi başladığı devreyi rüzgarını kaybetmiş bir yelkenli gibi bitirdi.
Ama ikinci yarı sahneye bambaşka bir Beşiktaş çıktı.
İşte teknik direktörün maçta parmağını nasıl soktuğunun açık fotoğrafı buydu. Italiano iki stoperi öne çıkardı, savunmayla orta saha arasındaki o koca boşluğu kapattı, merkezi yeniden Beşiktaş'ın mülkü yaptı ve oyunu iki kanada yaydı. İlk yarının sonunda rüzgarını kaybetmiş o siyah-beyaz gemi, soyunma odasından çıktığında artık kupa yelken gidiyordu.
Önce Cerny sağ çaprazdan öyle güzel vurdu ki top Marsilya ağlarına gol gibi değil, bir ressamın son fırça darbesi gibi düştü. Fransızlar daha ne olduğunu anlayamadan bu kez Murillo yükseldi; usta işi bir kafa vuruşuyla skoru 3-1'e taşıdı.
Dört dakika. İki gol.
İlk yarıda Marsilya'nın peşinden koşan Beşiktaş gitmiş, ikinci yarıda Marsilya'yı peşinden koşturan Beşiktaş gelmişti.
Sonra İlhan'ın direkte patlayan şutu... Direk, Marsilya'nın imdadına yetişen son Fransız gibiydi. Ama o da yetmedi. Bir kez daha Olaitan sahneye çıktı; müthiş asistinde Poku topu ağlara gönderdi ve tabelaya dördüncü golü yazdırdı.
İşte Beşiktaş buydu.
Ne Trossard'ın yokluğu ne ilk yirmi dakikada harcanan o müthiş enerjinin yorgunluğu... Bu gece belli olmuştu; Beşiktaş'ın önüne hangi engel çıkarsa çıksın, siyah-beyazlıların durmaya niyeti yoktu. Ve futbol bir kez daha gösterdi ki bazen bir futbolcuyu değiştirmekten çok, bir futbolcuyu değiştirmeye gerek yoktur. Onların sahada durduğu yeri değiştirmek yeter.
Beşiktaş'ın bu sezonki en büyük transferi ne Vlahovic'tir, ne Trossard, ne de Nübel.
En büyük transfer Vincenzo Italiano'dur.
Maçın sonunda tribünlerden yükselen "Italiano! Italiano!" sesleri de bir tezahürattan çok, hakkın teslimiydi.
Ona da, futbolcularına da helal olsun.
Sedat Kaya Halktv

YORUMLAR (9)

Taraftar
18.09.2026 - 10:03

Gerçekten takım olmuşuz. Zaten bu olduğu için ikinci yarı döndürdük maçı. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor ve boş iş yapmıyor kimse. Ufak tefek hatalar olacak tabi bu çok normal. İsim isim hepsi övgüyü hak ediyor ama bunu sağlayan da hoca ve en büyük övgü ona. Bu sene yönetim bazında doğru yapılan işler sonuç vermeye başladı. Çok daha iyi günler görürüz umarım.

Yanıtla Beğenme (0)
MAF
18.09.2026 - 10:00

Dün gece gördük ki artık Beşiktaşın iyi bir yedek kulübesi var,, örneğin sağ ve sol kanatta alternatifin var artık,, kim oynarsa fark etmiyor hepsi iyi oynuyo katkı yapıyo takıma,, keza defansta aynı forvette de sıkıntı tok gibi,,takımda kaleci hariç herkesin skora katkısı olabilir o potansiyel var,,ayrıca kaderimizde çok iyi,,kısaca takım güven veriyo,, geriye düşsede gol de yese biliyorsun ki maçı çevirebilirler bir şekilde. Şimdi sıra pazarda Amet maçı,,rakipten çok hakemi düşünüyorum inşallah korktuğumuz olmaz..

Yanıtla Beğenme (0)
aves
18.09.2026 - 09:41

İşini seven, futbolcuyu seven, futbolu yaşayan, boş hastalıklı kibirden uzak , vücuduna ben efsaneyim yazmak yerine sahada gösteren büyük Adam

Yanıtla Beğenme (0)
MSKU
18.09.2026 - 09:34

ligleri tescilleyin bu saatten sonra dönüş yok, şampiyon beşiktaş. Bu arada alalım şuraya 4 kupamızı :) :)

Yanıtla Beğenme (1)
La vittoria
18.09.2026 - 09:33

Beşiktaş tam anlamıyla hoca takımı olmuştur artık. Önder Özen'in futbol aklı da arka planda çalışmaya devam ediyor, sonraki sezon için daha büyük hayaller kurduruyor.

Yanıtla Beğenme (0)
B⁹⁹⁸⁰
18.09.2026 - 09:32

Futbol takım oyunudur biz takım olmuşuz artık onun faydası bunun faydası konuşulmaz Orkunun fedakarlıkları salihin sahiplenmesi arkadaşlarını olaitanın mücadelesi fakılının çabası daha birçok etkenin başındaki bütün oyuncularımız ile birlikte sadece İtaliaono ya teşekkür etmek az olur iyiki böyle bir takım kurdun Başkan Serdal Adalı

Yanıtla Beğenme (0)
Uğur
18.09.2026 - 09:28

Allah Salihi nazardan sakatlıklardan korusun

Yanıtla Beğenme (0)
Deko
18.09.2026 - 09:28

Agbadou'yu çıkararak takımı 11 e 11 oynatmaya döndü maçı orda çevirdi.

Yanıtla Beğenme (0)
aves
18.09.2026 - 09:26

hakem de iyiydi mhk başkanı olsun bu hakem , fransız takımı yere kendini attıkça hakeme baktı ve maç 61 dk oynanmış

Yanıtla Beğenme (0)