Attila Gökçe'nin Milliyet Gazetesi'ndeki köşe yazısı...
Hoffenheim maçı, UEFA Avrupa Ligi’nde Beşiktaş’ın en çok zorlandığı maç olarak dikkati çekti ilk yarıda. Evet, topla oynayan taraf Beşiktaş’tı (yüzde 52)… Ama aynı Beşiktaş ikili mücadelelerde 59-41 gerideydi. Yine de takımca korumak istedikleri özelliklerini yansıttılar. Beşiktaş rakip ceza alanına 19 kez girerken Hoffenheim’de bu sayı ilk yarıda 14’dü. İtaliano, İstanbul’daki maçta Marsilya’yı 4 golle yenince -belki de Trabzonspor deplasmanını düşünerek- takımını 1 puana razı bir anlayışla oynattı. Elbette Vlahoviç’in hastalığı da bu oyunda etkili olmuştur. Önceki maçlarında koşan, deneyen, araştıran ve sürekli fırsat kovalayan Koreli Oh dün kendine yakışan 2 golle iyi iş çıkardı.
Orkun Kökçü, ayak parmağındaki sakatlığı atlatmış görünüyordu ama yine de ikili mücadelelerde beklenen üstünlüğü sergileyemedi. Yerini Miretti’ye bıraktı.
Beşiktaş, santradan 1 saat sonra hem aradığı golü, hem de kendini buldu. Baskın presle ev sahibini şoke ettiler. Yerdeki ikili mücadelelerin yüzde 93’ünü kazandılar. Akan oyunda savunmacılarını da katarak hücum zenginliğine dönen İtaliano’nun takımı, Murillo ile ayağa gelen fırsatı iyi değerlendirdi. Ancak 8 dakika sonra Asllani beraberlik golünü atıverdi. O golden sonra Oh’un Olaitan’ın asistiyle attığı gol, Alman rakibinin umuduna limon sıktı.
78’de Olaitan’ı kenara çağırıp Salih’i sahaya süren İtalyan hocanın “kontrol oyununa geçtiğini” düşündük. Ama hayır… Kontrol edilemeyen bir Beşiktaş izledik maçın son bölümünde. Koreli yine iş başındaydı. İki maçta 6 puan, büyük iş. Machida’nın golü, o işi bozamadı.
Attila Gökçe / Milliyet
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (0)