Futbol

“Oyunculardan önce Italiano için tedirgin oluyorum”

Mustafa Demirtaş, Beşiktaş gündemini değerlendirdi.

Serbest Sekiz youtube kanalında Beşiktaş’ın artık sahada kendisine ait, tanımlanabilir bir oyun ortaya koyduğunu belirten Mustafa Demirtaş; Leandro Trossard, Dusan Vlahovic, Salih Özcan, Junior Olaitan ve Alexander Nübel’in performanslarına dikkat çekti.

“Oyunculardan önce Italiano için tedirgin oluyorum”

Trossard ve Vlahovic’in sergiledikleri performanslarla Avrupa kulüplerinin dikkatini çekebileceklerini belirten Mustafa Demirtaş, kendisini asıl endişelendiren konunun Vincenzo Italiano’ya gelebilecek teklifler olduğunu söyledi:

“Bazı oyuncu performansları sezonun devamında insana şunu dedirtiyor: ‘Bu adam çok iyi ama Süper Lig’de ne kadar kalır? Ne zaman transfer teklifi almaya başlar?’ Bu tip performanslardan sonra insanı içten içe böyle bir ses dürter.”

“Beşiktaş’ı izlerken, umarım öyle bir şey gerçekleşmez ama bu durumu hoca konusunda daha çok hissediyorum. Beş büyük ligden bir takım kafaya takar da Italiano’nun aklını çelerse ne olur diye düşünüyorum. Trossard ve Vlahovic gibi oyunculardan önce Italiano için bu tedirginliği yaşıyorum.”

Italiano’nun elindeki kadronun kalitesi yükseldikçe potansiyelini daha fazla ortaya koyabilecek bir teknik adam olduğunu savunan Demirtaş, İtalyan çalıştırıcının geçmişte yeterli yatırım yapılmaması nedeniyle takımından ayrıldığını hatırlattı.

“Çok iyi bir teknik adam. Daha iyi bir kadro yakaladıkça potansiyelini daha fazla ortaya koyabilecek teknik direktörlerden biri. Bir önceki takımında da bu yüzden bir kopma olmuştu. Yeterli bütçe ayrılmadığı ve takım belli bir seviyede kaldığı için devam etmek istemedi.”

“Italiano, Beşiktaş’a imza attığında birçok İtalyan futbolsever sosyal medyada, ‘İtalya’daki iyi takımlar neden Italiano’yu almadı? Son dönemde yetiştirdiğimiz en önemli hocalardan biri neden Süper Lig’e gidiyor?’ diye sorguluyordu. Bu sorgulamalar Beşiktaş’ın Avrupa Ligi ve lig performansıyla birlikte artabilir.”

“De Zerbi’den daha iyi bir teknik direktör”

Mustafa Demirtaş, Vincenzo Italiano’nun Avrupa’da yüksek değer gören birçok teknik direktörden daha iyi olduğunu düşündüğünü belirterek Roberto De Zerbi ile karşılaştırma yaptı:

“Ben Italiano’nun yüksek değer gören birçok teknik direktörden daha iyi olduğunu düşünüyorum. Benzer bir coğrafyadan örnek vereyim; bence De Zerbi’den daha iyi bir teknik direktör.”

Demirtaş, Beşiktaş yönetiminin futbol yapılanmasında doğru bir görev dağılımı yaptığını ve süreci futbolu bilen isimlere teslim ettiğini de dile getirdi:

“Önder Hoca’ya bravo. Kimseye uymadan bu işi bitirdi. Italiano’nun Beşiktaş’ın başına geçmesiyle başlayan süreç, aslında Önder Hoca’nın göreve gelmesiyle başladı. Serdal Adalı çok doğru bir karar verdi ve işi bilene teslim etti. ‘Teknik direktörü de sen seç, transferin başına da sen geç’ dedi.”

“Önder Hoca geldikten sonra Graf yeniden kazanıldı. Graf’ın transferlerdeki etkisi ortada. Nübel başta olmak üzere bütün büyük transferlerdeki ikna sürecinde yer aldı. Trossard’da da, Dusan’da da vardı. Ernest Poku transferini ise tamamen o yürüttü.”

“Italiano’nun imzası da bu oyuncuların Beşiktaş’a kazandırılmasını sağladı. Sonuçta nasıl bir teknik direktör olduğu biliniyor. Trossard ve Dusan Vlahovic’in gelmesinde de önemli bir etkisi oldu.”

“Artık ‘Beşiktaş’ın oyunu’ diye bir tanım var”

Beşiktaş’ın kısa sürede belirgin bir oyun kimliği kazandığını vurgulayan Demirtaş, siyah-beyazlı takımın topu geri kazanma hızından set hücumlarına kadar birçok alanda gelişim gösterdiğini söyledi:

“Beşiktaş’ın gerçekten çok iyi bir teknik direktörü var ve bunu her geçen maçta daha fazla hissediyoruz. Beşiktaş’ın şimdiden bir oyunu var. Artık ‘Beşiktaş’ın oyunu’ diyeceğimiz bir tanım bulunuyor.”

“Topu hızlı şekilde geri kazanan, kazandıktan sonra çok iyi dolaştıran ve set hücumlarında oldukça başarılı bir Beşiktaş var. Golle biten ataklardaki pas sayısı ve hücum süresi yüksek. Hem çabuk oynayabiliyor hem de rakip ceza sahasına yerleşebiliyor.”

“Sağ bekini ceza sahasının, hatta kale alanının içerisine kadar sokabiliyor. Birçok oyuncudan bireysel performans anlamında yüksek verim alıyor. Gerçekten çok iyi bir teknik direktör etkisi izliyoruz. Umarım uzun yıllar Beşiktaş’ta devam eder.”

“Bu oyunun korunması bir numaralı konuydu”

Beşiktaş’ta takımın yıldızının bir futbolcudan ziyade ortaya konulan oyun olduğunu ifade eden Demirtaş, sezon başında Italiano’ya yöneltilen eleştirileri de hatırlattı:

“O dönemde ‘Hocaya bu kadar tepki göstermeyin. Adam iyi ve doğru bir oyunun peşinde. Kafasının karışması doğal. Takımın yıldızı asıl oyun olacak ve hoca bunu kaybetmek istemiyor’ diyorduk.”

“Şimdi Beşiktaş’ın oyununun hangi seviyede olduğunu görüyoruz. Derbi deplasmanında da lig maçlarında da Avrupa’da da görüyoruz. Bu nedenle bu oyunun korunması bir numaralı konuydu.”

Mustafa Demirtaş, takım içerisinde doğru eleştirilerin yapılabileceğini ancak alınacak ilk olumsuz sonuçta bütün yapının sorgulanmaması gerektiğini belirtti:

“Her zaman eleştiri olur. Daha iyisi için eleştiri şarttır. Kulüp kendi içerisinde de bunu yapacaktır, taraftar da dışarıdan yapacaktır. Doğru eleştiri ve doğru reaksiyon her zaman güçlendirir.”

“Ancak kendi kendini dağıtacak noktaya gelmek başka bir şey. Bir olumsuz durumda tamamen masayı dağıtmak farklıdır. Bu, Italiano için de bu takım ve bu yapı için de asla olmamalı.”

Transferlere yüksek not verdi

Beşiktaş’ın yaz transfer dönemindeki başarı oranının oldukça yüksek olduğunu söyleyen Demirtaş, oyuncuları ihtiyaç, maliyet, yerli statüsü, potansiyel ve takıma sağladıkları katkı üzerinden değerlendirdi.

Salih Özcan: 10 üzerinden 10

“Salih Özcan’a 10 üzerinden 10 veriyorum. Birincisi ihtiyaç bölgesine geldi. İkincisi Türk. Üçüncüsü diğer bütün büyük takımların da ihtiyaç duyabileceği, kadrolarına derinlik katabilecek bir orta saha oyuncusuyken Beşiktaş erken davrandı.”

“Son derece makul bir maliyetle aldı. Katkısı, Türk olması, ihtiyaç bölgesine gelmesi ve performansı nedeniyle 10 veriyorum. Daha iyi bir Türk seçenek var mıydı? İsmail Yüksek’i alabiliyor musun? Alamıyorsun. O nedenle bu transfer 10.”

Alexander Nübel: 9,5

“Nübel’e 9,5 veriyorum. Almanya Milli Takımı’nın kalecilerinden birini aldın. Yakında Beşiktaş taraftarı, ‘Nübel neden Almanya Milli Takımı’nın birinci kalecisi değil?’ diye tepki göstermeye başlayabilir.”

“Oyuna uyumu, libero kaleciliği, ayaklarının iyi olması ve doğru yer tutuşuyla 9,5’luk bir transfer.”

Leandro Trossard: 10

“Trossard’a 10. Daha iyisi yok. İhtiyaç bölgesine, alabileceğin en iyi oyunculardan birini aldın. ‘Trossard yerine şu alınsaydı daha iyi olurdu’ diyebileceğin gerçekçi bir seçenek var mı?”

“Dünya futbolunda Trossard’dan daha iyisini düşünmeye başladığında çok farklı seviyelerdeki isimlere gitmen gerekiyor. Bu oyuncu geçen sezon Arsenal’de sol kanatta oynayan birçok oyuncunun önündeydi. Şimdi Beşiktaş’ta oynuyor. Bu transfer 10.”

Dusan Vlahovic: 10

“Dusan Vlahovic’e de 10. Benzer yaş skalasında Vlahovic’ten daha iyi bir santrfor alabiliyor musun? Haaland’ı alma imkânın var mı? Yok. Bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. O hâlde bu transfer de 10.”

İlhan Fakılı: 9

“İlhan Fakılı, 2006 doğumlu ve Türk. İki kanatta oynayabiliyor. Şimdiden skora ve oyuna katkısı var. Bu maliyetle alternatif bir oyuncu olarak baktığımda 9 veriyorum.”

Kassoum Ouattara: 6

“Ouattara son maçta iyiydi. Ben 6 veriyorum. Yaşı iyi, maliyeti de çok yüksek değil. Fena bir futbolcu değil ve iş görür. Ancak daha iyisi olabilirdi. Büyük bir eksi yazmaz ama şu anda çok büyük bir artı da yazmaz.”

Fabio Miretti: 6-7

“Miretti bir hoca transferi. Onu göreceğiz. Şimdilik 6,5 veya 7 olabilir ama performansını görmek gerekiyor. Sanki en fazla 7 civarında olacakmış gibi görünüyor. Sekiz veya dokuzluk bir performans ortaya çıkarsa şaşırırım. Hocanın bir bildiği vardır deyip şimdilik kenara çekiliyorum.”

Ernest Poku: 8,5-9

“Beşiktaş’ın hızlı bir kanat oyuncusuna ihtiyacı vardı ve bu çocuk hızlı. Bonservisini de alabiliyorsun, 2004 doğumlu. Henüz oyununun tamamını görmedik ama potansiyeli ve Beşiktaş’ın ihtiyacı düşünüldüğünde 9’a yakınım.”

“Beş büyük ligden forma giymiş, genç ve daha önce performans göstermiş bir oyuncu alıyorsun. Ben dokuzluk bir katkı bekliyorum ancak henüz görmediğimiz için soru işaretleri var.”

Ümit Akdağ: 9

“Stoper alternatifi gerekiyor ve bu oyuncunun Türk olması lazım. Aynı zamanda UEFA kriterlerine de uyması gerekiyor. 15 ile 21 yaş arasında üç yılını Türkiye’de geçirmiş olması lazım. Bu kriterlere uyan kaç seçenek var? Çok az.”

“O nedenle Ümit Akdağ transferi de bence 9. Kötü çıksa bile transfer hamlesi olarak 9, çünkü gidebileceğin fazla oyuncu bulunmuyor. Şu anda Beşiktaş için ulaşabileceğin en iyi seçeneklerden biri.”

“Beş kusursuz transfer var”

Beşiktaş’ın transfer döneminde yaptığı beş hamleyi “kusursuz” olarak tanımlayan Demirtaş, genel planlamanın bazı eksiklere rağmen son derece başarılı olduğunu söyledi:

“Dusan Vlahovic, Leandro Trossard, Alexander Nübel, Salih Özcan ve İlhan Fakılı… Bu beş oyuncu kusursuz transferler. İhtiyaca, maliyete ve potansiyele göre kusursuz hamleler.”

“Miretti ve Ouattara için nasıl bir performans çıkacağını bekliyoruz. Ernest Poku’yu henüz görmedik ancak potansiyel olarak kusursuza yakın bir transfer olmasını bekliyorum.”

“Genel itibarıyla yaz transfer döneminin bazı bölgelerde eksikler kalmasına rağmen çok iyi geçtiğini söyleyebiliriz. Orta sahaya derinlik katabilecek bir oyuncu daha olsaydı hiç fena olmazdı. Ancak bir yaz transfer döneminde takım ancak bu kadar geliştirilebilir.”

“Italiano’ya da 10 veriyorum”

Transferlerin yanı sıra Vincenzo Italiano’nun göreve getirilmesini de puanlayan Mustafa Demirtaş, İtalyan teknik adama tam not verdi:

“Italiano’yu da bir transfer olarak sayalım ve ona da 10 verelim. Hocaya kaç puan veriyoruz? 10. Bunu hiç tartışmam bile. Hoca da 10.”

“Olaitan ihtiyaç duyulan bütün işleri yapıyor”

Junior Olaitan’ın istatistiklerini de değerlendiren Demirtaş, genç oyuncunun hücum ve savunmadaki katkısıyla Beşiktaş’ın orta sahada aradığı profile dönüştüğünü söyledi:

“Olaitan’ın üçüncü bölgedeki dripling sayısı, diğer merkez orta sahaların ortalamasının çok üzerinde. Golle sonuçlanan hücumlara katılımı da inanılmaz seviyede. Neredeyse golle biten her hücumda katkısı var.”

“Savunmada ikili mücadele kazanma ortalaması yüksek. Daha çok rakibin ayağından top almayı tercih ediyor. Gerçekten çok iyi bir görüntüsü var. Bu bölge için ihtiyaç diye tanımladığımız işi Olaitan yapıyor.”

“Dripling yapsın, iki ceza sahası arasında gidip gelsin, zaman zaman ceza sahasına koşu atsın ve savunmada tempo katkısı versin diyorduk. Bunların hepsini yapıyor. ‘Olaitan’ın yerine böyle bir ilk 11 oyuncusu lazım’ dediğimiz işi doğrudan Olaitan’ın yaptığını görüyoruz.”

“Beşiktaş’ta her şey yolunda”

Trossard, Olaitan ve Orkun Kökçü’nün performanslarını öven Mustafa Demirtaş, Beşiktaş’ın sıkışık fikstürde dengeli bir rotasyon uygulaması gerektiğini ifade etti:

“Beşiktaş’ta her şey yolunda. Trossard’ın performansı ortada, Olaitan’ın performansı ortada, Orkun’un performansı ortada.”

“Bundan sonra dengeli bir rotasyon gerekiyor. Sıkışık bir maç fikstürü gelecek. Ancak Marsilya ve sonraki lig maçında çok ağır bir rotasyon beklemiyorum. Milli araya gidileceği için iki karşılaşmada da ideale yakın bir takımla sahaya çıkılacağını düşünüyorum.”

“Bundan sonra Beşiktaş’ın amacı, ulaştığı bu seviyeyi artırarak korumak olacaktır. Gayet güzel gidiyor.”

duhuliye.com 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026 

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }