06.02.2026 - 17:12

Takip Et:

Sabredeceğiz

Duhuliye.com yazarı Masis Kuyumcu, köşe yazısında Beşiktaş gündemini değerlendirdi.

Takımın kimyasını Beşiktaş yönetimi değiştirebilmek için büyük çaba sarf ediyor, kolay iş değil bir çok oyuncu ile yolları ayırıp yeni bir kadro inşa etmek.

Bazı transfer hataları da bu süreçte yaşanabilir., Yaşanıyor da önemli olan şey bu hataların az olması.

Hemen hemen bir çok mevki değişti yeni gelen isimler çabuk uyum sağlarsa ve kalitelerini sahaya yansıtırlarsa özlenen zevk veren futbolu izlemeye başlarız ,.

Sayın Serdal Adalı üst üste transferleri yapmaya başladı, artık şu saatten sonra bize düşen sabırla bekleyip desteklemek .Gelen oyuncuların takıma katkı sağlayacağını düşünüyorum.,

Junıor Olaitan Dikine oynamayı seviyor Göztepe de oynarken ayağına top yakışıyordu.

Yasin Özcan boş bir oyuncu olmadığını gösterdi hemen hemen kusursuz bir oyun oynadı.

Murillo Bence nokta atışı bir transfer. Serkan Reçber, fırsat transferi olarak gördü ve anlaştı.

Kaleci de kim gelirse gelsin taraftar ile bağı kopmuş Ersin den iyidir.

Son iki sezonun performansına bakıldığında ise Beşiktaş’ın hedefleriyle gerçekleşenler arasındaki mesafenin giderek açıldığı görülmektedir. Geçtiğimiz yıl ligde ilk üçe girilememiş, Türkiye Kupası’nda kendi sahasında Göztepe’ye karşı çeyrek finalde elenilmiştir. Avrupa arenasında ise önce UEFA Avrupa Ligi, ardından Konferans Ligi hedefleri dile getirilmiş; ancak her iki kulvarda da beklentilerin oldukça gerisinde kalınmıştır. Süper Lig’de şampiyonluk yarışından henüz sonbahar aylarında kopulması, camiada hayal kırıklığını derinleştirmiştir.

Bugün gelinen noktada yeniden Türkiye Kupası üzerinden umut tazelenmektedir. Ne var ki başarıya giden yol yalnızca hedef belirlemekle değil, bu hedefi destekleyen doğru kadro mühendisliğiyle mümkündür.

Tam da bu noktada kulübün son dönemdeki transfer politikası ciddi biçimde sorgulanmaktadır., kulüp içi planlama ve iletişim mekanizmalarının yeterince güçlü olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.

Savunma hattında yaşanan değişim de benzer bir tablo sunmaktadır. Masuaku’nun ayrılığının ardından yapılan takviyelerin beklenen seviyeye ulaşamaması, Omar Colley’in “ağır” bulunduğu dönemin ardından yerine çok sayıda stoper transfer edilmesine rağmen aranan istikrarın sağlanamaması dikkat çekicidir. Daha önce gönderilen bazı oyuncuların yeni takımlarında daha yüksek performans göstermesi ise transfer kararlarının sağlıklı analiz edilip edilmediği tartışmasını artırmaktadır.

Her yeni yönetim, selefinin kurduğu kadroyu büyük ölçüde tasfiye etmekte; süreç “sil baştan” başlamakta, mali yük artmakta, sportif başarı gelmeyince de yeniden yönetim değişikliği gündeme gelmektedir. Bu kısır döngü kırılmadığı sürece kulübün istikrarlı bir yükseliş yakalaması güç görünmektedir.

Tüm bu tablo, camianın artık daha temel bir soruyu sormasını zorunlu kılmaktadır: Beşiktaş’ta futbolcular neden mutlu olamamakta ve neden uzun vadeli projelere ikna edilememektedir? Teknik yapılanmadaki süreklilik eksikliği, maaş politikalarındaki dengesizlik, sözleşme yönetimindeki zaaflar ve sportif hedeflerden erken kopuş hissi, bu sorunun muhtemel başlıkları arasında yer almaktadır.

Beşiktaş’ın yeniden iddialı bir konuma gelebilmesi için günü kurtaran hamleler yerine, çekirdek kadroyu koruyan, altyapıyı sistematik biçimde değerlendiren ve transfer stratejisini tek merkezden yöneten uzun vadeli bir futbol aklına ihtiyaç duyduğu açıktır.

Aksi hâlde değişen yalnızca isimler olacak; borç artacak, beklentiler düşecek ve hayal kırıklıkları kaçınılmaz biçimde tekrar edecektir.

Masis Kuyumcu / duhuliye.com

HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..

YORUMLAR (0)