Bireysel yetenekler elbette bu oyunda önemli faktörlerdir. Ne var ki, kazanmanın takım oyunundan ve disiplinden geçtiğini asla unutmayalım. Tabii ki iki takım da ilk altı haftada 12 puan topladı. Beşiktaş’ın iç sahadaki başarılı performansı Kartal’ı öne çıkarıyordu. Ancak Kocaelispor da öyle yabana atılacak, küçümsenecek bir takım değil.
Nitekim bu veriler, mücadelenin üst seviyede olacağının en büyük göstergesiydi. Tempolu, baskılı, stresi ve heyacanı bol keyif veren bir ilk yarı çıkardı ortaya. Artı, bu yarıda Orkun perdeyi açtı, Show skoru eşitledi, Vlahovic penaltıdan ilk yarının skorunu belirledi. Ayrıca Sissoho’nun şutunda topun yan direkten geri döndüğünü de anımsatalım.
Hep söyledim, yazdım, çizdim; Cerny, Kartal’ın gizli kahramanıdır. Orkun Kökçü’ye yaptığı asisti sanırım herkes gördü. Belki göze hoş gelen futbol oynamıyor, ama bir görev adamıdır. Nazara geldi, sakatlandı, yerini İlhan’a bıraktı.
Valla, gözlerimizin pası silindi, futbola doyduk. Üretilenler, atılamayanlar, direkten dönenler, ne ararsanız vardı dünkü mücadelede. Metehan, sıfırdan topu üst ağlara atabilir mi? Attı valla! İlhan vurdu, yan direkten döndü, Trossard, cezaalanı içinde iki kez denedi, Serhat gole izin vermedi.
Böyle bir şey olabilir mi? Beşiktaşlı oyunculara tokat atmak serbest oldu da bizim mi haberimiz yok! Emir, topsuz alanda Vlahovic’e tokat atıyor, orta hakem VAR’daki yabancıyı dinliyor, sonra taç atışını gösteriyor. Hadi ordan... Hem kırmızı kart, hem de penaltı! Ya Nübel’in yaptığına ne demeli. Top yerine rakibin ayağını tutuyor. Olacak iş mi? Bu da penaltı. Valla, ne yerlisine, ne yabancısına artık bir gram güvenim kalmadı.
Bilal Meşe Milliyet