20.05.2026 - 16:06

Takip Et:

Semtin Susan Sesi

Duhuliye.com yazarı M. Eyüp Yardımcı'nın Fotospor'da kaleme aldığı köşe yazısı...

Dolmabahçe’nin üstüne bazen akşam erken çöker. Denizin üstünde dolaşan martılar bile sessizleşir. Stadın ışıkları yanar ama insanın içine eski bir gaz lambasının titrek hüznü düşer. İşte son beş senedir Beşiktaş biraz böyle oynuyor futbolu… Bir lambanın rüzgârla kavgası gibi.

Bir zamanlar siyah-beyaz forma, omuzlarında semtin namusunu taşırdı. Şimdi ise her sezon başka bir teknik adamın cebinde buruşturulmuş kâğıt gibi dolaşıyor memleket futbolunda. Çünkü Beşiktaş artık yalnız rakipleriyle değil, kendi hafızasını kaybetme tehlikesiyle mücadele ediyor.

Futbol dediğin şey bazen taktik değildir.
Bazen bir çocuğun babasıyla ilk kez İnönü’ye çıkmasıdır.
Bazen yağmurlu bir akşamda köşe bayrağına yakın tribünden yükselen küfürle karışık aşktır.
Bazen de mağlupken bile formanın kirlenmesini istemektir.

Ama son yıllarda Beşiktaş’ın üstünde tuhaf bir yorgunluk dolaşıyor. Sahada koşan oyuncular var ama mücadele eden takım yok. Tribünde bağıran insanlar var ama eskisi gibi inanan gözler azaldı. Çünkü taraftar şunu hisseder: Bir takımın ruhu eksilmişse top ayağa değil, insanın vicdanına çarpar.

Ve o gün…
O şampiyonluk senesi…
Kimsenin çok inanmadığı bir kadroyla gelen hikâye…

İşte orada siyah-beyazlı takım yeniden semt takımına dönüşmüştü. Fazla yıldızı olmayan ama alnı terleyen adamlardan kurulmuş bir sofraydı o takım. Futbolcular koşarken sanki tribünlerden biri sahaya inmiş gibiydi. Çünkü kenarda duran adamın yüzünde Beşiktaş’ın eski sokakları vardı. Mahalle aralarında top oynayan çocukların sertliği, çay ocaklarının dumanı, kaybedince içine kapanan ama kazanınca fazla sevinmeyen adamlara özgü bir mahcubiyet vardı.

Onun gidişi yalnız teknik direktör ayrılığı değildi.

Bir semtin sesi sustu biraz.

Çünkü bazı insanlar kulübe hoca olmaz.
Kulübün hafızası olur.

Bugün dönüp bakınca anlaşılıyor ki mesele yalnız skor değilmiş. Beşiktaş ondan sonra çok oyuncu değiştirdi, çok yönetim değiştirdi, çok proje anlattı. Ama hiçbirinde o eski serseri cesareti bulunamadı. Çünkü büyük kulüpler bazen sistemle değil, karakterle ayakta durur.

Şimdi Dolmabahçe geceleri yine kalabalık.
Yine marşlar söyleniyor.
Yine siyah-beyaz bayraklar dalgalanıyor.

Ama insan bazen tribünlere bakınca eski bir fotoğraf arıyor gözleriyle. Tozlu bir gazete kupüründen çıkmış gibi duran o inatçı Beşiktaş’ı…

Çünkü bu kulüp yalnız kupa kaldırdığında büyük değildi.
Yıkıldığı yerden ayağa kalkmayı bildiği için büyüktü.

Ve belki de bütün mesele buydu.

Bazı takımlar şampiyon olur.
Bazıları ise insanların kalbinde oturur.

Beşiktaş uzun zamandır yeniden ikincisini arıyor.

M. Eyüp Yardımcı / Fotospor

YORUMLAR (7)

Kartl
21.05.2026 - 09:59

VAY BEE ARKSDAŞ NE YAZI OLMUŞ... REÇETE GİBİ... AH ULAN O GÜNLER MAZİDE KALDI..... BELKİ BİR GÜN YENİDEN.... AH ULAN O GÜZEL GÜNLER MAZİDE KALDI

Yanıtla Beğenme (0)
CD kapısı
21.05.2026 - 06:24

Eski İnönü ile bitti olay insanlar değişti beklentiler değişti yenik olduğumuz maçta taç atan oyuncuyla selfie çekmeye çalışan kameraya el sallayan tipleri türedi

Yanıtla Beğenme (0)
Ertan B.
21.05.2026 - 04:38

Böyle bir yazı ummuyordum okumaya başladığımda. Adınızı hafızama kazıyor ve bundan sonra takipçiniz olduğumu belirtmek istiyorum.

Yanıtla Beğenme (0)
imam bayıldı
20.05.2026 - 17:41

Beşiktaş'ın kurucu felsefesi halkın takımı olması, günümüzde halk ezile ezile yaşamaktan bıkmış halde. Ülkenin batış döneminde futbol lüks tüketim oldu. Futbol'un siyasetle yönlendirilmesi, hızla artan pahalılık, geçim derdi ve yozlaşma kimsede zevk heves bırakmadı.

Yanıtla Beğenme (1)
Choban
20.05.2026 - 17:39

Türkiye de yorumculara o kadar uyuz oluyorum ki.Kimisi felsefi içi boş yazılar yazar,kimisi futbol aklı gibi sabahtan akşama yorum yapar,yanılıncada bahane uydurup sanki haklıymış gibi şov yapar.Sergende yorumcuyken şov yapıp durdu,söylediklerinin altında ezildi.

Yanıtla Beğenme (2)
ufuk Aydın
20.05.2026 - 16:58

çok güzel bi yazı olmuş.

Yanıtla Beğenme (1)
BJK
20.05.2026 - 16:36

yaw bu ekonomik çöküşte millette moral, heves mi kaldı. millet evine zar zor ekmek götürüyor, hayat mücadelesi veriyor. Maçı düşünecek hali mi var. Bu tüm Türkiye için geçerli. Bak cincon şampiyon olmuş olmamış kimsenin umrunda olmadı ve çok sönük geçti. Kimse keyif almıyor. ayrıca hakedilmeyen bir şampiyonluk olduğunu da herkes bildiği için kimse sevinmedi bile cincon taraftarı olsa bile. çünkü herşey tiyatro ve önceden ayarlanmış. hakemler tff hepsi yerlerde. hangi kuruma güveneceksin.

Yanıtla Beğenme (1)