☰
✕
Futbol

Serdal Adalı açıklamalarda bulunuyor (Canlı Yayın)

Beşiktaş başkanı Serdal Adalı, HT Spor ekranlarında gündeme dair açıklamalarda bulunuyor.

Beşiktaş başkanı Serdal Adalı, 4 Ekim'de yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurul öncesi HT Spor ekranlarında soruları cevaplıyor.

İşte Adalı'nın açıklamaları:

 

"ADALET İSTİYORUZ, AYRICALIK İSTEMİYORUZ!"

Serdal Adalı: "Sabah erken saatlerde duydum haberi. Adli bir konu olduğu için üzerinde konuşmam hiç doğru olmaz. Başından beri adalete güveniyoruz. Beşiktaş olarak çıkıp iki senedir söylediğimiz şey şu: 'Adalet istiyoruz, ayrıcalık istemiyoruz."

 

"HER MAÇ SONRASI HAKEM KONUŞMAKTAN HOŞNUT DEĞİLİZ"

Serdal Adalı: "Futbolun düzgün ve eşit şekilde yönetilmesi lazım. Her maçtan sonra hakemlerden, hakem hatalarından bahsetmekten biz de hiç hoşnut değiliz. Beşiktaş olarak saha içinde oynanan ve saha içinde biten bir futbol istiyoruz. İnşallah son gelişmelerden sonra Türk futboluna adalet gelir." 

"BİZİM İÇİN İSİM ÖNEMLİ DEĞİL"

Serdal Adalı: "Olabilir. Yabancı teknik direktör, yabancı hakem olduğu gibi yabancı MHK Başkanı da olabilir. Yeter ki bir şeyler düzelsin. Bir şeyleri düzelteceksek bunu o yapmış, bu yapmış, Anthony Taylor yapmış ya da başkası yapmış diye bakmam. Ancak Türkiye'de de hakemlik konusunda MHK'yi yönetecek çok iyi hocalarımız, eski hakemlerimiz var. Onlardan biri de olabilir."

"BEŞİKTAŞ ZOR GÜNLER GEÇİRDİ"

Serdal Adalı: "Geçtiğimiz senelerde Beşiktaş çok zor günler geçirdi. 3-4 tane başkan değiştirdik, teknik direktörler değiştirdik. Her seferinde başkan kötü başkan gitsin, teknik direktör kötü teknik direktör gitsin, yönetim kötü yönetim değişsin. Ama Beşiktaş'ın sahada uğradığı haksızlıklar bizim camiada çok çabuk  unutuldu."

 

"HERKES AYNI ŞEYLERDEN ŞİKAYETÇİ"

Serdal Adalı: Başından beri Beşiktaş olarak ne söylediysek Sayın Adalet Bakanımız da o paralelde bir açıklama yapmış. Türk milletinin tek zevki tek eğlencesi futbol. Bunun da düzgün, adil ve eşit bir şekilde yönetilmesi lazım. Biz de hiç hoşnut değiliz her maçtan sonra hakem konuşmaktan hakem hatalarından bahsetmekten. İnşallah bu son gelişmelerden sonra beklediğimiz adalet sadece bizim için değil, Türkiye'deki her takım için geçerli olur; çünkü herkes aynı şeylerden şikayetçi. İnşallah ülkemiz için hayırlısı neyse o olur.

 

"İSİM ÖNEMLİ DEĞİL YETER Kİ BİR ŞEYLER DÜZELSİN"

Sercan Dikme: Anthony Taylor'ın ismi geçiyor ne dersiniz?

Serdal Adalı: Olabilir. Yabancı teknik direktör, yabancı hakem olduğu gibi yabancı MHK Başkanı da olabilir. Yeter ki bir şeyler düzelsin. Bir şeyleri düzelteceksek bunu o yapmış, bu yapmış, Anthony Taylor yapmış ya da başkası yapmış diye bakmam. Ancak Türkiye'de de hakemlik konusunda MHK'yi yönetecek çok iyi hocalarımız, eski hakemlerimiz var. Onlardan biri de olabilir. Yeter ki düzgün bir yönetim göstersinler bizim için isim çok önemli değil.

 

"HAKEM HATALARI YAŞANMASA BUGÜN LİDERDİK"

"Geçirdiğimiz 4-5 sene içinde Beşiktaş camiası çok zor günler geçirdi. Başkanlar ve teknik direktörler değiştirdik. Ama Beşiktaş'ın sahada uğradığı o haksızlıklar, haklarının yenilmesi maalesef bizim camiada çok çabuk unutuldu. İşte 6 haftada 6 puanımız gitmiş. Hiç kimsenin itiraz edemediği, etmediği tam 6 golümüz iptal edildi. O maçlarda berabere dahi kalsaydık Beşiktaş şu an yine liderdi. Hiç kimse hatırlamıyor. İki hafta önce Trossard'ın yumruklanmasını, diğer tarafta üç kişinin futbolcumuzu yere yatırmasını —penaltıyı falan geçtik artık— kimse hatırlamıyor. Maalesef bu durum sadece bizde değil, diğer kulüplerde de böyle."

 

"BU KARAR YÖNETİM KURULU SAYISINI ARTIRMADIĞIMIZ İÇİN ALINDI"

Ahmet Selim Kul: Beşiktaş neden seçime gidiyor?

Serdal Adalı: Seçim düşüncem vardı, sezon bittikten sonra yapalım diye. Bir tüzük değişikliği hazırlığımız vardı ancak yaz dönemine yetişmedi. Hem yönetim kurulundaki arkadaşların sayısını artırmak hem de görev süremizi iki yıla düşürmek istiyoruz. Bu iki yıllık görev süresi içinde yapılan borçlanmalardan ve bütçeyi aşan miktarlardan başkan ve yönetim kurulunun bizzat sorumlu olacağı bir tüzük değişikliği çalışmamız var. Ancak bu çalışma yetişmedi. 18 aydır aynı yönetim kuruluyla çalışıyoruz. Hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum. Buraya onlar uğurladı beni. Aramızda “Ben yönetimdeyim, değilim” gibi bir küslük, darılma söz konusu değil. Kaldı ki çoğu arkadaşımız Futbol A.Ş.'de görevlerine devam edecek. Çünkü herkesin devam ettirdiği, ilgilendiği projeler ve takip ettiği konular var. İçlerinde “Yoruldum” diyenler oldu. Evinde problem yaşayacak hale gelen arkadaşlarımız oldu. Yeni projeler planladık. Önümüzdeki dönemde bunlar devreye girecek. Bir de yeni bir kan takviyesi yapalım, yeni bir heyecan gelsin istedik. Takım da iyi gidiyor. İçimizden birilerinin takımla daha fazla vakit geçirmesi düşüncemiz vardı. Yoksa herhangi bir memnuniyetsizlikten ya da bir ihtiyaçtan dolayı seçime gitme gibi bir düşüncemiz yok. Bu karar biraz daha yönetim kurulu sayısını artıramadığımız için alındı. Bir kısmımız Futbol A.Ş.'de devam edeceğiz, yeni arkadaşlarımız da bu tarafta görev alacak. Futbol A.Ş.'de de yeni isimler olacak. Seçim kararı almamızın sebebi bu.


"İYİ BİR YÖNETİM KURULU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"

Sercan Dikme: Yönetim kurulu listenize bakınca aslında sayı olarak köklü bir değişiklik yaptınız. Yeni yönetim kurulunda görev tanımları belli mi?

Serdal Adalı: Zannediyorum görev tanımlarını henüz yapmadık. Görev dağılımını da tahmin ediyorum ki çarşamba günü mazbataları aldıktan sonra, ilk yapılacak yönetim kurulunda belirleyeceğiz. Yeni arkadaşlarla da oturup konuşacağız. Nerede faydalı olabileceklerini biliyorum ama onların da fikirlerini alarak, kendileriyle paylaşarak görev dağılımını yapacağız. Mete Düren Hocamızla 2010'daki ilk yönetim kurulunda beraber çalışmıştık. Cengiz Bey de kulüpte arkamızı toparlar ve camiayı da çok iyi tanıyan bir isim. İyi bir yönetim kurulu olduğunu düşünüyorum. Herkesin “Bunun ne işi var?” diyebileceği bir durum yok orada. Zaten önceden de yoktu. Önümüzdeki 18 ayda yapacağımız çok iş var. İnşallah bu ekiple birlikte o dönemi sorunsuz bir şekilde geçiririz.

"BİZİM DERDİMİZ PARA DEĞİL"

Oğuzhan Genç: Yeni yönetimde merak edilen noktalardan biri de hem maddi destek hem de sponsorluklar konusu. Buna dair yeni isimlerden beklentileriniz neler?

Serdal Adalı: Hiç kimseyi yönetim kuruluna alırken “Mutlaka maddi bir katkı sağlayacaksın” diye konuşmadık. Ama her yönetim kurulunda olduğu gibi bizde de bu durum var. Gerektiği zaman hepimiz elimizi cebimize atıyoruz. Geçtiğimiz 3-4 ay önce bir bankadaki kredi kapatma sürecinde kulüpte olan parayı verdik, cebimizdekini de verdik. Böylece bir miktar faiz yükünden kurtulundu. Para gerektiği zaman, geçtiğimiz yönetimde de bu yönetimde de aynı şekilde hareket ediyoruz. Ancak 18 ay önceki gibi bir durumumuz yok. Bizim derdimiz para değil.

"BİZ NE DEVRALDIĞIMI MAALESEF ANLATAMADIK"

Yalçın Ayhan: Geçmişe de baktığınızda, ilk başkanlık döneminizle şu anki durumu karşılaştırdığınızda “Keşke” dediğiniz bir an oldu mu?

Serdal Adalı: Biz ne devraldığımızı maalesef anlatmadık. Açıkçası bu durumu anlatmaya da utandım. “Bu durumda bir Beşiktaş devraldım” demek istemedim. Ben hep, “Bir, bir buçuk sene bana müsaade edin” dedim. Tabii o bir buçuk seneyi söylerken futbol takımıyla beraber kulübün yapılanmasını da kastediyordum. Daha yeni yeni kendimize geldik, projeler ortaya çıktı. Bir bütçe yapıp, önümüzdeki iki-üç yılı kapsayan plan dahilinde devam edebilmeyi daha yeni yeni başarabildik. Bazı şeyleri siz çok iyi bilseniz de, çok isteseniz de içinde bulunduğunuz durum, kulübün o günkü şartları buna müsaade etmiyor. “Keşke” dediğim bir şey oldu mu? Vallahi çok öyle “Şunu şöyle yapsaydım daha iyi olurdu” dediğim bir şey aklıma gelmiyor. Elimizden geldiğince doğruyu yapmaya gayret ettik. Ben de arkadaşlarım da... Elbette bazı yerlerde hatalarımız, yanlışlarımız olmuştur. Ama tüm camiam bilsin ki ben ve yönetim kurulum, burada olduğumuz müddetçe Beşiktaş'ın bir kuruşuna zarar gelecek hiçbir işin içinde olmayız. Her zaman kulübün hakkını ve menfaatini koruruz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.


"YÖNETİM KURULUNA GİRMEK İSTEYEN ÇOK ARKADAŞIMIZ OLDU"

Ahmet Selim Kul: Yeni yönetim kurulu üyesi bulmakta zorlandığınızı söylüyor olmanız, Beşiktaş'tan öte Türk futbolunun sorunu gibi görünüyor.

Serdal Adalı: Evet, yani yönetici olmanın ayrı bir zevki vardır. Şimdi o zevki yaşamadıktan sonra... Benim yönetim kurulum geçmişte beraber çalıştığımız, 18 aydır birlikte olduğumuz arkadaşlardan oluşuyor. Samimi söylüyorum; 4-5 saat evine gidip “Şu bütçeyi bitirelim, şuraya yetiştirelim, şu raporu istiyorum. Yurt dışına gitmeden önce o rapor elimde olsun” diye günlerce çalışan bir yönetim kurulu var. Bunun bir de zevki var. Yönetim kuruluna giren arkadaşların bu duyguyu yaşaması lazım. Çünkü vaktinden alıyorsun, paranı harcıyorsun, ailenden, çocuklarından fedakârlık yapıyorsun. Ama karşılığında o zevki yaşayamadığın yerde de, demin söylediğim gibi, “Başkanım, ben biraz dışarıda kalayım” diyenler oluyor. Yönetim kurulunda görev alan insanların bu sürecin keyfini de yaşayabilmesi lazım. Tabii sosyal medya ayrı bir konu. O da biraz insanları ürkütür hale getirdi. Ama yönetim kuruluna girmek isteyen çok arkadaşımız da oldu. Bizim görüştüğümüz bir iki kişi de “Biz ne gerekiyorsa dışarıdan destek olalım ama bizi yönetime almayın” diyenler oldu.

"27 KİŞİYİ YOLLAMAK DA BÜYÜK BAŞARI"

Serdal Adalı: 18 ayda da 34 tane oyuncu gitmiş ki bunların 6-7 tanesini transfer ettik, yolladık. 27 tane temelli futbolcu yollamışız Beşiktaş takımından. Bana göre, aldıklarımızın başarılı transferler kadar o 27 kişiyi yollamak da büyük başarı. Ayrı bir konu, ayrı bir zor. İşte diğer takımlara bakıyoruz, hiç yollayamıyor kimse. Parayı verip yollayamıyor. Ama dediğim gibi, giden futbolcularla da hepsiyle de helalleşip yolladık. Hepsine de teşekkür ettik. Birebir görüşerek aramızdaki sözleşmeyi feshettik, yolladık. Kimse de kırgın gitmedi Beşiktaş'tan. Çünkü buradan kırgın giden futbolcu, bir sonraki dönemde transfer zamanı önünüze tekrar geliyor. İşte bir futbolcuya gittiğinizde açıyor, soruyor. Oralarda da çok dikkatli davrandık. Planlamaya da sadık kaldık. Normalde bu planlamayı yaptıktan sonra başkan ve yönetim kurulu ufak tefek bunun bir şeyler yapayım, bir transferin bir köşesinde olayım. Kesinlikle de hiçbir profesyonelin hiçbir şeyini belirlemesine hiç kimse karışmadı. Ben de karışmadım. Belki de onun için daha iyi.

"EN DOĞRU KARARI ÖNDER HOCAYLA ALDIK"

Serdal Adalı: Sergen Yalçın görevi bıraktıktan sonra Önder Özen’i aradım. ‘Nerede kalmıştık?’ diye sordum. Bana göre en doğru kararı Önder Hoca’yla aldığımıza inanıyorum. Önder Hoca’yla ertesi gün 7-8 saat oturup neyi nasıl yapacağımızı konuştuk.


"NAPOLI İLE ARALARINDA SIKINTI ÇIKTIĞI GÜN BİZ DEVREYE GİRDİK"

Serdal Adalı: Önder hocayla ilk konuştuğumuz konu, teknik direktör konusuydu. Allah işimizi rast getirdi. Aradığımızda Vincenzo Italiano’nun menajeri, ‘Biz Napoli ile anlaşmak üzereyiz. Bugün de Bologna ile mukavelemizi iptal ediyoruz, Napoli’ye gidiyoruz’ dediler. Napoli ile aralarında sıkıntı çıktığı gün biz devreye girdik.


"DOĞRU BİR PLANLAMA VAR"

Sercan Dikme: Sayın Başkan, transfer dönemine, bu mevcut yaz transfer dönemine kaç puan verirsiniz onun üzerinden? 10 transfer yaptınız.

Serdal Adalı: Şimdi 140 milyon euroluk bir takım varken, hadi biz bu 140 milyon euroluk takımın futbolcularını yolluyoruz dediğinizde, elinize geçecek miktar işte 15 milyon euro olur o takımdan ki anca o kadar geçmiş kulübün cebine gelen rakam. Bu tarafta bugün 260-265-270 milyon euroluk bir takımınız var. Bugün satıyorum dediğinizde, üç tanesinden ben bu parayı alırım, geri Beşiktaş kasasına koyarım o parayı. Tabii bu işte borçlanıyor hadisesi, işte borç yükselmiş hadisesine baktığınız zaman, evet, borç yükseldi de karşılığı var artık. 140 milyon euroyken futbolcu değerin, borcun 140 milyon; 266 milyonken bir karşılığı var. Bu 266'yı yarın veriyorum, ben bu futbolcuyu dediğinizde, o borç otomatikman 266'dan 100'e düşecek, 120'ye düşecek. Buradan baktığınız zaman da çok doğru yapılan bir planlama var.

"DÜNYA KUPASI DEVAM EDERKEN OYUNCU TRANSFER ETMEK KOLAY DEĞİLDİ"

Ahmet Selim Kul: Italiano'nun rahat bir çalışma alanı var. Bu çok kıymetli. Türk futbolunda bu konu yeterince önemsenmiyor. Sizi teknik direktörlere bakış açınızdan dolayı tebrik etmek isterim.

Serdal Adalı: Italiano, çok avantajlı ve çok iyi bir durumu var. Önder Hoca her konuda kendisine yardımcı oluyor. Üç ay oldu Italiano'nun gelmesi ama üç aydır Önder Hoca'yla beraber yatıp beraber kalkıyorlar gibi bir durum var ortada. Her şeyi anlatıyor, her konuyu aktarıyor. Italiano da çok çabuk intibak etti. Biz karakter olarak da İtalyanlarla benziyoruz, çok çabuk alıştı. İyi de gidiyor. Transfer listeleri konusunda da; ben bu sene bir yayında da dedim ki; kimse “3 oyuncu gelir, 5 oyuncu gelir” diye bir beklentiye girmesin. Dünya Kupası var... Bunu geçen sezonun bittiği zaman söyledim. Hatta siz de aranızda “Bakalım Dünya Kupası'nda oynayan kaç tane futbolcuyu Beşiktaş transfer edecek?” diye konuşmuştunuz. Zor bir dönemdi. Dünya Kupası devam ederken oyuncu transfer etmek kolay değildi. Dünya Kupası'nda oynayan bir oyuncuyu transfer etmeseniz bile o takımdan birini istediğinizde onlar da Dünya Kupası'nı bekliyor. Yani “Dünya Kupası'ndan sonra, milli takımında oynayan futbolcuya bir teklif gelecek mi?” diye bekliyorlar. Bu yüzden sizin istediğiniz oyunculara da hemen cevap vermediler. Ama işin sonucunda, aşağı yukarı her bölgede üç alternatifli yapılan kadro planlamasında yüzde 90 oranında birinci sırada yazdığımız futbolcuların hepsini transfer ettik.

"BEŞİKTAŞ'IN HEDEFİ HER ZAMAN ŞAMPİYONLUKTUR"

Serdal Adalı: İlk defa birbiriyle oynayan dokuz kişilik bir futbolcu topluluğunu bir araya getirmek, onları takım yapmak kolay değil. Kim nereye koşacak... Artık yavaş yavaş topu nereye atacağını bilerek koşan futbolcular olmaya başladık. Aslında bu millî ara bizim için bir fırsat oldu. Takım iki gün izin yaptı, millî takıma gitmeyen arkadaşlar ise Fulya'da çalışmaya devam ediyor. Hoca da tatile gitmedi; Nevzat Demir Tesisleri'nde kaldı.

"İŞİN GURUR VERİCİ TARAFI"

Oğuzhan Genç: Mill, takımlara 17 oyuncu çağrıldı. Çağrılan oyuncu sayısının yükseldiğini görüyoruz.

Serdal Adalı: Tabii ki bu işin gurur verici bir tarafı var ancak bir yandan da birlikte çalışamama durumu söz konusu. İnşallah futbolcularımız ağır bir sakatlık yaşamadan dönerlerse millî aradan sonra içimiz çok daha rahat şekilde izleyeceğimiz bir takım olacağını ümit ediyorum

"YÜZDE 90 BAŞARILI OLDUK"

Oğuzhan Genç: Şimdi daha önce katıldığınız programlarda da hep bu konu konuşuldu. Beşiktaş tabii uzun süredir yarıştan uzak kalan taraftı. Fenerbahçe, Galatasaray hep o makası açtığı söylendi. Bu transfer dönemiyle birlikte o makasın artık kapandığını söyleyebilir misiniz ya da söyleyebilir miyiz? Buradan nasıl yorumlarsınız transferi?

Serdal Adalı: Şimdi, o makasın aralanmasının sebebini biraz önce konuştuk. Dediğim gibi, bütün hesabı başkana, teknik direktöre, yönetime kesmenin... Geçtiğimiz 4 seneden, 5 seneden bahsediyorum, dış etkenler de çok etkili oldu. Yaptığımız şey, planlamayı düzgün yaptıktan sonra o makası kapatmak zor bir şey değil. Evet, bir makas vardı. Birincisi, o makası sahada kapattık. Yani oynadığımız futbolla, futbolcularımızın mücadeleleriyle baktığınız zaman artık şu anda öyle bir makas yok. Ama kalite açısından baktığınızda da çok öyle fazla bir makas, hani bahsedilen makasın öyle çok aralanmış, hani aralıklı bir makas olduğunu düşünmüyorum. Devre arasında da daha önce de söyledim, biz de transfer ekibi, scouting ekibi... Biz yine toplantılara devam ediyoruz, yine raporlarını yapıyorlar. İşte yüzde 90 başarılı olduk istediğimizi aldık. Alamadığımız bir iki futbolcu oldu. Onlar da vazgeçmeden, hocanın istediği futbolcuları devre arasına yetiştirmeye çalışacağız, transfer etmeye çalışacağız. Ederiz, edemeyiz ama o hedefle devam ediyoruz.

"VLAHOVIC TAKIMLA BERABER ÇALIŞMAYA BAŞLADI"

Serdal Adalı: Vlahović takımla beraber de çalışmaya başladı. Bu arada tedavisi de devam ediyor. Trossard için de durum aynı şekilde. Trossard'ınki biraz daha ciddiydi ama bu ara açıkçası işimize geldi. Tahmin ediyorum ki o da ilk maçtan itibaren oynamaya devam eder.

ADALI'DAN MİLLİ TAKIM SİTEMİ

Serdal Adalı: Beşiktaş Başkanı olarak değil, taraftar olarak baktığım zaman 'Dünkü maçta Emirhan niye oynamadı?' diye ister istemez düşünüyorum; bunu milli takımı düşünerek söylüyorum. Rıdvan'la ilgili de çok demoralize oldum, onun da milli takıma çağrılmasını bekliyordum. İlhan Fakılı da bana göre geride kalan altı haftadaki performansıyla kendi bölgesinde ligin en iyi iki üç oyuncusundan biridir.

"HOCA, WILLOCK'U ÇOK ISRARLA İSTEDİ"

Sercan Dikme: Transfer etmek istediğimiz oyunculardan biri dediniz, birileri dediniz. Newcastle'daki Joe Willock bunlardan biri mi?

Serdal Adalı: Mesela Willock'u hoca çok ısrarla istedi. İlk gün, ilk verdiği listede de vardı. Çok ısrar etti, çok da istedi. Hoca Joe Willock'u çok istediği için de, işte 2 ay sonra Joe Willock serbest. İstediği kulüple mukavele imzalayacak durumda. Sırf şu 6 ayda, o istediği 20 milyon pound'la başladı, 20 milyon onu da kabul ettik. Ocak ayında tekrar gidip konuşacağım. Yoksa oyuncu tamamdı. İstanbul'a da geldi, ailesi, abisi, menajeri. Olmadı, kulübü vermedi.


"SERGEN HOCANIN EKİBİYLE BİR İLİŞKİSİ OLMADI GRAF'IN"

Oğuzhan Genç: Eduard Graf için neler söylemek istersiniz?

Serdal Adalı: Sergen Hoca'nın ekibiyle bir ilişkisi olmadı ama Graf, ofisinde ekibiyle beraber görevine eksiksiz devam etti; haftalık raporlarını ve izleme raporlarını göndermeyi sürdürdü. Bu sene Önder Hoca göreve başladığında konu yeniden gündeme geldi. Kendisine, 'Bizim açımızdan herhangi bir sorun yok. Çağırın, konuşun. Yolun başında sen varsın; birlikte çalışıp çalışmayacağınıza sen karar ver.' dedim. Sonrasında bir iki toplantı yaptılar ve birlikte devam etme kararı aldılar. Süreci de gayet başarılı ve uyum içinde yürüttüler.



duhuliye.com
 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026 

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }