Futbol

“Sergen, sen sahada yürüyordun ama oyundan çıkmıyordun”

Abdülkerim Durmaz, Beşiktaş gündemini değerlendirdi.

Abdülkerim Durmaz
Agbadou çok enteresan.
Mesela Agbadou’ya baktım maç sonunda. Hakkında ciddi övgüler vardı. Açıkçası ben o kadarını anlayamadım. Ne oldu? Golde kafayla indirmiş.
Premier Lig’e git, hatta Championship’e in… Bu liglerde takımlar sürekli uzun taç kullanır. İsimsiz birçok stoper çıkar, o topları kafayla indirir. Bu, futbolun içinde olan ve çok da sıra dışı sayılmayacak bir detay.
Abi, adam zaten 1.91 boyunda. Hava topu indirmesi doğal. Göztepe’de Heliton var; her maç uzun taç organizasyonu yapıyorlar. Heliton indiriyor, pozisyon oluyor. Bu yeni bir şey değil.
Ama bir baktım, “Agbadou şöyle, Agbadou böyle” deniyor. Oysa maçın ilk yarısında Beşiktaş savunması, özellikle o 20 dakikalık bölümde ciddi sıkıntı yaşadı. Agbadou’nun da bazı pozisyonlarda etkisiz kaldığını düşünüyorum. Yanından geçilen, sadece izlediği anlar vardı.
Ben açıkçası Djalo’yu kadroda göremeyince şaşırdım. “Djalo nerede?” dedim. Sakat mı, cezalı mı?
Şu an bu savunmacılar arasında bana göre en iyisi Djalo. Açık söylüyorum. Ve oynamadı. Bu da ayrı bir soru işareti.
Üç gün önce Kocaeli ile oynanan kupa maçında Beşiktaş’ın ayakta kalmasında Djalo’nun payı büyüktü. Atletik, çabuk ve seri bir görüntü vermişti.
Agbadou’ya dönersek… Ben biraz ağır buldum. Sağ bekine, sol bekine pas attı deniyor. “Öne çıktı” deniyor. Ama Alanyaspor zaten ikinci yarıda kapandı, bekledi. Öne çıkmak için çok da özel bir efor gerektiren bir ortam yoktu.
Genel olarak şunu söyleyeyim: Oyuncu kötü demiyorum. Ama yapılan övgüleri fazla buldum. Maça bakıyorum; inanılmaz bir gol mü önlemiş? Kritik bir hamle mi yapmış? Atakları başlamadan mı kesmiş? Bu ölçekte belirleyici sahneler görmedim.
Zaten beklenti bu. Büyük bedellerle gelen bir stoperden fark yaratan müdahaleler beklenir.
Henüz net bir fikrim oluşmadı. İlk maç özelinde “kötüydü” demek de doğru olmaz. Ama övülecek kadar dominant bir performans da yoktu.
Beşiktaş’ta küçük detaylarla mutlu olma hali var. Bu sağlıklı bir refleks değil. 13 maçlık yenilmezlik deniyor ama galibiyet sayısına bakınca tablo o kadar parlak görünmüyor.
Bir stoper kafa topu indiriyor, büyük övgüler geliyor. Bu da beklenti seviyesinin düştüğünü gösteriyor.
“İyi transfer” deniyor. Bekleyelim, görelim.
Olaitan’a gelirsek… Çok iyi niyetli bir oyuncu. Ancak sanki büyük kulübe geldiğini fazla hissedip, gerekenden daha fazla sorumluluk almaya çalışıyor gibi. Göztepe’de daha süsleyici, daha rahat bir oyunu vardı. Atraksiyonlu, çalım ve yaratıcı pasları seven bir profildi.
Beşiktaş’ta ise daha çok kendini ispat etme çabasında. Bu da doğal olarak oyununu biraz sınırlayabilir.
Beşiktaş’ın bence en büyük sorunlarından biri, Cherny ile Cengiz Ünder’in kullanımı. İkisi de benzer bölgelerin oyuncusu. Biri sağ çizgideyken diğeriyle verim almak zorlaşıyor.
Hele ki Cengiz Ünder… Zaten sol açık oynaması beklenemez. Kariyerinin temelinde topu içeri çekip sol ayağıyla yaptığı vuruşlar var. Onu özel yapan da bu.
Cengiz’i o rolden çıkardığınız an sıradanlaşıyor.
Cherny’yi de ikinci yarı sola atmak bana çok doğru gelmedi. Cherny’nin etkisi sağda, içe kat ettiği senaryolarda ortaya çıkıyor.

3 hafta önce dikkatimi çekti: Beşiktaş maçı kurtaramıyor, 20 dakika var, Cerny çıkıyor. Maçın performansına baksan belki çıkmayı da hak ediyor. Hani çok parlak oynamıyor, takım da oynamıyor, Cerny de oynamıyor. Tamam ama çıkmaz, böyle oyuncu çıkmaz yani.

Sergen Yalçın, sana söyleyeyim. Sen futbolcuyken sahada bazen yürüyordun, yine de seni oyundan almazlardı. Niye? Çünkü bir şey yaparsa onu yapacak olan yetenek sendin. Ve yapıyordun. Bir anda vuruyordun, sol ayağından gol oluyordu. Ya da iki kişiyi geçip bir ara pası salıyordun, gol oluyordu.

Cerny de o tip oyunculardan. Bir anda gol atar. Mesela Fener maçında yoktu; kupa maçında bir anda çıktı, o savunmacıya çalımı attı, uçtu gitti, ovalde pıt diye bıraktı. Kaç oyuncu orada o soğukkanlı işi yapar?

Şimdi her an maçı çevirebilecek bir oyuncuyu haftalardır oyundan alıyorsun. En son çıkışında baktım, kale arkasından yürüyor. Yine efendi, yine profesyonel. Bir maçta yürüyerek çıktı, takım gol buldu; adam çocuk gibi sevindi.

Ama yarın öbür gün sabrı taşabilir...

duhuliye.com

HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }