Uğur Meleke, köşe yazısında Trabzonspor Beşiktaş maçını kaleme aldı.
Bu sezonun ilk yarısında 6 derbi oynandı, bunların dördünde çok erken kırmızı kartlara şahit olduk: Okay Fenerbahçe önünde 20’de, Davinson Beşiktaş karşısında 34’te, Orkun Fenerbahçe maçında 26’da, dün Trabzon’da da Bilal Toure 37’de atıldı. Tüm bu derbilerde bir takım 1 saatin üzerinde 10 kişi oynamak zorunda kaldı. Haliyle de bu sezon neredeyse hiçbir derbiyi bütüncül bir şekilde analiz edemedik. Hep iki parçaya böldük maçları.
Dünkü derbiyi de iki ayrı 45 dakika ve iki perde olarak ele almak durumundayız. Orta sahaların yürüyerek geçildiği, savunmaların parçalandığı, iki takımın da önemli fırsatlar yakaladığı ilk 45 dakikanın anahtar detayı bence hava topları idi. Dün ilk devrede Beşiktaş havada yüzde 75’lik ezici bir üstünlük kurdu ev sahibi ekibe karşı. Sebebi de aslında basitti: Sergen Yalçın ilk 11’deki 4 uzun sayısını Emirhan ve Abraham’ı ekleyerek 6’ya çıkardı. Dün Beşiktaş’ın birinci ve üçüncü gollerinde hem Bilal’in hem de Abraham’ın hava toplarını aldığını, Trabzon’da göklerde kurdukları üstünlükle 3-1’i bulduklarını görüyoruz.
SALAH OYNUYOR, RAFA iSTEMiYOR
Tabii ki dün 36’da Bilal Toure’nin gördüğü kırmızı kart sonrası farklı bir maç başladı Trabzon’da. Bordo mavililer son 1 saatte topa neredeyse tamamen sahip oldular, Tekke de peş peşe değişikliklerle baskının dozajını artırdı. Beşiktaş da bu sezon belki beşinci defa ikinci devrede Sergen Yalçın vitesine geçti, kontağı neredeyse kapattı tamamen! Bordo mavililerde Zubkov ikinci yarı sazı eline aldı ancak 3-3’ten fazlasına yetmedi onun çabası.
Dünkü derbi sonrası son bir parantezi de maçı evinden izleyen (hatta belki de izlemeyen) Rafa Silva’ya açmak isterim. Rafa, Beşiktaş’ın sözleşmeli futbolcusu. Aynen kulübünü ve teknik ekibi açıkça suçlayan, muhtemelen devre arasında Arabistan’ın yolunu tutacak Salah gibi. Arne Slot çok eksiğinin olduğu Brighton maçında Salah’ı kulübeye koydu, sonra da oyuna sokup faydalandı. Beşiktaş da Rafa’dan bir 10 dakika da olsa faydalanamaz mı? Maaş ödediğiniz bir futbolcunun “oynamak istemiyorum” deme hakkı olabilir mi? İkna edilemez mi? Bu duruma anlam veremiyorum doğrusu.
Uğur Meleke/Hürriyet
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (17)
Rafa düş artık yakamızdan enbuyukproblem sensın, 2 Kale kevgır gıbı 3 sag ve solbekler şapşal Topal ördek gıbı 4 skoru koruyacak taktık oyun sıstemı 5 südü başıbozuk hakemler.....olay bundan ıbaret çözümmü hakemler
Rafa düş artık yakamızdan enbuyukproblem sensın, 2 Kale kevgır gıbı 3 sag ve solbekler şapşal Topal ördek gıbı 4 skoru koruyacak taktık oyun sıstemı 5 südü başıbozuk hakemler.....olay bundan ıbaret çözümmü hakemler
akın akın gelen bir ts'ye karşı , 25 dakika yaslandıkça yaslanmak ve de gol yemeyeceğini düşünmek tam anlamıyla geri vites 'tir kardeşim
Kimse 11 e 11 oynansaydi asıl ts be yaoacakti bu fb derbiside gecerli
Onu bunu bilmem 3.1 öne geçtikten sonra istersen takım 9 kişi kalsın Sergen hoca olsaydı taktik falan değiştirir o maçı vermezdi bu kaçıncı maç direkler olmasaydı 5.3 biterdi çok net Sergen Yalçın nin savunulacak hiç bir tarafı yok
Oynamak istemeyen gitmek isteyen birinden faydalanmak kolay değil belki çok üst düzey bir hoca ve ekibi olsa ikna edebilirdi hatta oyuncu gitmek bile istemeyebilirdi ama bu işler zor isteksiz bir adam bütün dengeyi bozar sahada kör topal gidiyoruz en azından diğer türlü daha kötü olabilir
Uğur Meleke, git ikna et Rafa'yi bizde mutlu oluruz.
Nasıl bir utanmazlık yahu, hala Salah'ı oynattilar Rafa'yı oynatmadilar diyor. Adama soruyolar oynayacak mısın diye, o da hayır diyor. Sergen ne yapsın, silah zoruyla mı oynatsın? Rafa adam olsa, kendisi gelip der, o kadar para alıyorum, takımın bu kadar eksik olduğu bir maçta oynatın beni diye. Nasıl bir şrfsizlik sizinkisi anlamak zor.
Sergen kendi ego tatmini için Rafa'yı yedi, bana ne, yesin, Rafa babamın oğlu mu? göz göre göre Beşiktaş'ı yiyor, bu biraz fazla olmaya başladı
Benim sorum da şu.Neden sözleşmeli ve bir dünya para alan adamı oynaması için ikna etmek zorundayız.FİFA ve UEFA'nın bu duruma acil çözüm bulmaları lazım...
Adam oynamak istemiyorum demiş. Hazır değilim ayağına yatmış. Bunu ben yorumlarımda yazdım. TEKNİK HEYET ALMADI diye yazmışlar. Kesinlikle YALAN dedim. Niye öyle dedim. Çünkü Hoca ne dedi. Antrenmana çıksın oynasın. Kapımız açık. Niye Teknik Heyet oynatmıyormuş dedim ben de. Bunu söyleyen oynatmaz mı? Mutlaka ki oyuncu ben oynamıycam ayağım ağrıyor. Ay belim belim demiştir. Oynamak istememiştir. Adamın niyeti formaliteleri yerine getirmek. OYNAMAK DEĞİL. KAÇMAK İSTİYOR. Uğurcuğum bunu anlamadıysan BOŞA YAZIYORSUN. Senden beklemezdim. Belki İstanbuldaki maçlarda veda maçı oynar ve gider bunu da kestirmek zor. Adam çok planlı hareket ediyor. Akıl hocaları var. Şu ana kadar Beşiktaşı süründürdüyse kendi zekasından değil. Onu oynatan kuklacılar sayesindedir. Bunu unutma Uğurcuğum. Sana haber dersi mi vereyim ne yapayım. Bir şeyi yazacaksanız. Azcık olan bitenden, gerçeklerden, hissiyattan geliş gidişten haberiniz olsun. Kavrayın. İdrak edin. Analiz edin. Oyuncuyu iyi etüd edin. Ona göre yazı kaleme alın. Oynasaydı. Niye oynatmadınız demenin manası ne?
normalde kesinlikle oyunu bilen birisin ancak yayıncı kuruluşa geçtikten sonra konu Beşiktaş olunca akli melekelerin kaybolup gidiyor. tek derdin Beşiktaş'a sallamak oluyor.
Hicbir katkisi yok. Kurdugu 11 ler kendiliginden oynuyor. Takim iyi kötü direnirken yaptigi sacma yerlesimleri degisikliklerle de bitiriyor.
İkna olmuyor herif işte kardeşim. İdmana çıkmam diyor, maçta forma giymem diyor. Napalım döve döve mi oyuna sokalım?