Beşiktaş'ta Sergen Yalçın döneminde bileti kesilen 3 futbolcu, teknik direktör Vincenzo Italiano ile ritmini buldu.
Sezona galibiyetle başlayan ve şampiyonluk hedefleyen Beşiktaş'ta teknik direktör Vincenzo Italiano'nun takıma kazandırdığı bazı futbolcular dikkat çekiyor. Sergen Yalçın döneminde unutulan ve gönderilmesi planlanan 3 isim, Italiano'nun gelişiyle birlikte yeniden form yakaladı.
Italiano'nun gelişiyle bambaşka bir kimliğe bürünen Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi ve Süper Lig'e iyi bir giriş yaptı. Avrupa'da Midtjylland ve Hradec Kralove'u eleyip play-off turuna kalan siyah-beyazlılar, Süper Lig'e de Eyüpspor galibiyetiyle başladı..
DJALO, CERNY VE TAYLAN BULUT RİTMİNİ BULDU
Takıma adeta sihirli dokunuş yapan Italiano, Sergen Yalçın döneminde unutulan bazı futbolcuların performanslarını ciddi anlamda artırdı.
Cerny, Djalo ve Taylan Bulut, Sergen Yalçın'ın görevine devam etmesi halinde takımdan ayrılacaktı ancak bu isimler Italiano'nun gelişiyle bambaşka bir kimliğe büründü.
Djalo, Italiano'nun gelişiyle formayı kaparken, stoper tandeminin en önemli parçası haline geldi. Cerny'nin sağ kanattaki performansı büyük ölçüde artarken, geçen sezon kadroya bile girmekte zorlanan Taylan Bulut, Eyüpspor maçında 90 dakika oynadı ve alkış topladı.
Haber kaynağı: Milliyet
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (23)
la taylan en alaka.. napmış da kendine gelmiş. ortalıkta mal mal dolanıyo tüm maç boyunca. ne oyun görüşü var ne de top becerisi. iyi kitlemişler adalıya
Gedson fernandesi alın verin Italianonun eline nasıl top oynanıyormuş görsün Sergen Yalçın
Sergen hoca degil deyince cahil taraftar eksiyi basiyordu, sergen ne diyorsa tersini yap, sampiyon olursun
Beşiktaş’a iyisi ile kötüsü ile hizmet etti ve hiç bir tazminat talep etmediği için, SAYGI. Umarım bir daha TV Ekrana çıkıp ona buna sallamaz ve kendini Gerçekten Geliştirir ve Futbola Döner diye düşünüyorum
Cunku adam teknik direktör isi bu, oyun ve oyuncu gelistiriyor. Sergen Yalcin gibi basinda oldugu takimin oyuncularini elestirmiyor. Herkes alistigi bildigi meslegi yapiyor aslinda. Suc Sergen diye bagiran taraftarda. Hoca talep edecegine isim talep etti.
Arkadaşlar, zaman birlik zamanı onun için yazmak istediğim bir şey var. Sergen Hoca devri artık kapandı, bugün yok, şimdi onu kötülemek bizim elimize bir şey kazandırmaz. Aksine kaybettirir, belki Sergen Hoca, geçirdiği süre boyunca yaptığı hatalardan ders alıp, pişman olacak, bunu bilebilir miyiz? Bundan dolayı Sergen Hoca'yı kötü anmayalım, benim aklımda kalan Oh'un gölünden sonra yaşadığı o derin sevinç kaldı. Herkes güzel birşeyle anımsasın, siyah, beyaz takımdaşlarım.
Sergen çok klasik bir Feodal Zihniyetli Yönetici Profili. Onun için en önemli kriter: Bu kişi benden mi, benden değil mi? Bu "benden" kelimesinin içi; Aileden olabilir, yakınları olabilir, kendi getirdiği adam olabilir, koşulsuz ona biat eden olabilir. Bunun dışındaki herkes harcanmalıdır bu yönetici tipinin gözünde. Aynı zamanda paranoyak oldukları için "benden" dedikleri kişileri de bir anda "benden değil" sınıfına çıkarıp hayatı onlara zindan edebilirler. Bu yönetici tipi için başarısızlık asla yoktur. Başarısızlık varsa nedeni her zaman "dışarıdaki nedenler"dir. Kendileri hep en doğrusunu bilir. Asla "özür dilemezler". Özür dilemek gibi medeni davranışları zayıflık olarak gören ilkel bir anlayışları vardır. Sergen ve Italiano'yu kıyaslamak, El Arabası ile Ferrari'yi kıyaslamak gibidir. Saçma sapan bir kıyastır. Adları yan yana bile gelemez.
Sergen koluna Ben Efsaneyim yazdırmış ya evet futbolcudan anlamama konusunda efsane.
Sergen canımız ciğerimiz, Beşiktaşlılığına kimse laf edemez. Ama özellikle ileriye dönük vizyon farkının ne olduğunu Önder Özen ve italiano çok açık bir şekilde bize gösterdi. Yıllardır özlediğimiz takım ruhu ve oyunu bizi mest ediyor. Oyuncuya değil, makine gibi işleyen takıma bakmanın keyfini yaşıyoruz, hatta o an aksayan otuncuyu görüp yerine kim girerse girsin ne olacağını görüyoruz. Elbette belki bazı maçlarda ah vah diyeceğiz ama önemli olan; özlediğimiz yola girdik. Yönetim, teknik heyet ve futbolcular elinden gelenin iyisini yapıyor. Artık sıra biz taraftarda; o eski gücümüze, sabrederek gaza gelmeden, trollereve ucuz elestirmenlere pirim vermeden gerçek desteğe dönme zamanıdır.
Onlar bende yok rafa bende yok muçi bende yok hiç kimse yerli yerinde oynamadı. Geçti o kara günler
Sergenin yediği cher ndour a bakın bide şimdi almak istesek alamayız
Demek ki neymiş, çok konuşan değil çok çalışan başarılı olurmuş.
Sadece onlar değil, taraftar olarak bizler de oynanan oyunla kendimize geldik. Sürekli presle rakibi boğan, kaybettiği topu 5-6 saniyede geri kazanan takım hüviyetine büründük. Çok daha iyi olacağız.
@Stankovic yine dalyrkca bi yorum ve hep kisilerden
Sergen begygirlerden anlar topcudan değil
Özellikle Djalou, Sergenin ayrıldığı gün sevinç paylaşımı yapmıştı. Djalou gibi kapı gibi savunmacı oynatılmaz mı.
Ahhhh Rafa da kendini bulurdu. Hatta bu kadronun beyni olurdu. Rafa bu hocamız ile yıldızımız olurdu. İçimizde ukte kaldı. Rafa gibi adam bulamayız. Ayağına top yapışıyordu.
Bence Rıdvan, olaitan da hoca geldiğinden beri gelişim gösterdi. Bu çok önemli bir şey. Sistem vasatları bile daha yıldız gösteriyor. Şu an için semih ve oh ta istediğimiz gelişim olmadı. Bu sistem sanırım vlahoviç tarzı santrafor istedi.
@Şef evladımız olmasına rağmen maalesef Semih gelişemiyor diye üzülüyorum, çünkü son maçta gözlediğim üzere takımın çarklısi gibi oynamak yerine hala kendini göstermeye çalışan mahalle futbolcusu zihniyette. Tüm takım can hıraş pres yaparken sahte ve hedefsiz mini koşularının futboldan anlayan Beşiktaş taraftarını kandıramayacağını görmesi lazım ki ümitleri tüketiyor. Avrupa da yaramamış
sabredin daha iyi olacak inşallah