16.10.2026 - 14:41

Takip Et:

Sistem ve Takım Bütünlüğü

Ahmet İnce'nin Fotospor'daki köşe yazısı...

Alınacak sonuçlar, Beşiktaş’ın üst tur hesaplarını doğrudan şekillendirecek ama ilk sekizi hedeflemesi hiçbirimizi şaşırtmaz.

Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi ikinci maçında Hoffenheim’la Almanya’da karşılaştı. Sistemli, cesur ve üretken bir futbol ortaya koyan Beşiktaş, rakibini 3-2’lik skorla geçmeyi başardı ve puanını altıya yükseltti. Marsilya maçından sonra da dediğim gibi, Avrupa’ya bir kez daha güçlü bir mesaj verdi.

Güzel bir geceydi.

Beşiktaş, önemli eksiklerle çıktığı bu karşılaşmada oyun disiplininden kopmadan, hücumdaki cesaretini kaybetmeden ve baskısını sürekli canlı tutarak kazandı. Vlahovic yoktu, Cerny yoktu, Salih ilk yarı yoktu. Orkun da karşılaşmanın ikinci yarısında devam edemedi. Bunlara rağmen takımın çarkları döndü, Vincenzo Italiano’nun oyun planı işlemeye devam etti. Beşiktaş ilk yarıda aradığı hücum ritmini tam olarak bulamasa da ikinci yarıda daha fazla hücum seçeneği üretti. Ataklarını farklı yönlerden geliştirdi, rakip savunmanın önünde oyalanmak yerine ceza sahasına daha doğrudan ulaştı. Siyah-Beyazlıların maç boyunca yarattığı pozisyonlar, rakip ceza sahasına girişleri, hücumdaki çeşitliliği ve eksiklere rağmen oyun planından kopmaması, üzerinde durulması gereken önemli başlıklar.

Avrupa Ligi’nde iki maç, iki galibiyet. Önce Fransız futbolunun önemli temsilcisi Marsilya, ardından -bu sezon istediği seviye de olmasa da- Alman futbolunun güçlü ekiplerinden Hoffenheim. İki maç, yedi gol, altı puan.

Lig aşamasında her puanın, her golün ve her averajın değer taşıdığı bir formatta Beşiktaş’ın önemli rakiplerle ilk iki karşılaşmadan altı puan çıkarması tabii ki son derece önemli. Avrupa Ligi rakipleri belli olduğunda Mehmet Eyüp Yardımcı’yla birlikte yaptığımız radyo programında da ’10-12 puanın yeterli olacağını ve Beşiktaş’ın bu puanları toplayabileceğini’ konuşmuştuk. Şimdi bu galibiyetle, başlangıçta makul gördüğümüz puan hedeflerinin üzerine çıkılmış durumda. Kalan altı maçta alınacak sonuçlar, Beşiktaş’ın üst tur hesaplarını doğrudan şekillendirecek ama bu oyun devam ederse Beşiktaş’ın üst tura çıkması değil, ilk sekizi hedeflemesi hiçbirimizi şaşırtmaz. Çünkü bu başlangıç, hedefleri daha cesur konuşmak için önemli bir zemin hazırlıyor bize.

Burada da Vincenzo Italiano’nun farkı ortaya çıkıyor. Italiano, oyuncularına oyun kimliği kazandıran, saha kenarında maçı saniye saniye yaşayan ve takımın sahadaki davranışlarını tesadüflere bırakmayan bir teknik adam. Baskının nerede başlayacağı, rakibin nasıl karşılanacağı, hücumda rakiplerin açıklarının kovalanacağı ve hangi alanların zorlanacağı belli. Burada sistem kavramını doğru anlamak gerekiyor. Düzenli pres, cesur bire bir mücadeleler ve rakibi hataya zorlayan bir oyun anlayışıyla sahaya çıkıyor Beşiktaş. Futbolun basit ve en önemli gerçeği, iyi bir sistem ve takım bütünlüğüdür. Siyah-Beyazlılar Vincenzo Italiano’yla bunu başarıyor.

Marsilya ve Hoffenheim karşısında toplam yedi gol atılması, daha önce de yazdığım gibi Beşiktaş’ın hücum çeşitliliğiyle de öne çıktığını gösteriyor. Vlahovic’in forma giymediği, Orkun’un ikinci yarıda devam edemediği bir karşılaşmanın 19 şutla tamamlanması, bunun en önemli işareti.

Bu noktada da Hyeon-Gyu Oh’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Vlahovic’in gelişiyle gölgede kalan Güney Koreli, çok çalıştığı Hoffenheim karşısında attığı iki golle kendine duyulan güvenin karşılığını vermiş oldu. Golleriyle hem Beşiktaş kazandı hem özgüvenini yeniden kazandı. Bütün gün sosyal medyada dolaşan ve Hoffenheim defansını yerle bir ettiği videosunda dediği gibi ‘Vlahovic yoksa ben varım’ sözü de yerini bulmuş oldu.

Son olarak dikkatimi çeken bir başka önemli ayrıntı da değinmek istiyorum. Italiano’nun maç sonu görüntüsü. Sahada futbolcularıyla birlikte sevinen, takımın heyecanına, sevincine ortak olan Italiano ve oyuncuları arasındaki bu yakınlık ve iletişim, bana göre ortak hedef etrafında buluşmanın en güzel işareti.

Elbette bu, her maçın kusursuz oynanacağı, her maç galibiyet anlamına gelmiyor. Avrupa’da da Süper Lig’de de puan kayıpları yaşanacaktır. Ancak bizim ligimizde ne yazık ki hakem kararlarından kaynaklanan puan kayıpları yaşanıyor. Adil ve tutarlı hakem yönetimi rekabetin vazgeçilmez şartıdır. Hakemlerin bütün takımlara eşit mesafede durduğu bir lig ortamında Beşiktaş’ın gerçek gücünü daha net göstereceğine inanmamız için pek çok neden olduğunu dün gece bir kez daha gördük.

Ahmet İnce / Fotospor
 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026 

YORUMLAR (0)