Futbol

Siyah-Beyaz Bir Mısırlı

Duhuliye.com yazarı M. Eyüp Yardımcı'nın köşe yazısı...

Siyah-Beyaz Bir Mısırlı: Salah Gelirse Beşiktaş Sadece Takım mı Kazanır, Yoksa Bir Dünya Markası mı Olur?

Futbolda bazı transferler vardır; yalnızca teknik direktörün oyun planını değiştirir. Bazıları ise kulübün kaderini...

Muhammed Salah'ın Beşiktaş formasını giydiğini hayal edin. Dolmabahçe'de tribünler ayağa kalkar, Tüpraş Stadyumu ayağa kalkar, ışıkları biraz daha parlak görünür. Ama asıl hareketlilik İstanbul'da değil; Kahire'de, İskenderiye'de, Riyad'da, Cidde'de, Doha'da, Abu Dabi'de ve Kuveyt'te başlar. Çünkü Salah, yalnızca dünyanın en büyük futbolcularından biri değildir. O, Arap coğrafyasının ortak gururu, milyonlarca insanın çocukluğunu süsleyen yaşayan bir efsanedir.

Bugün Cristiano Ronaldo'nun Suudi Arabistan'a gelişi nasıl yalnızca Al Nassr'ın değil, bütün ligin görünürlüğünü değiştirdiyse; Salah'ın Beşiktaş'a gelişi de Süper Lig'in uluslararası algısını farklı bir noktaya taşıyabilir. Siyah-beyaz forma, yalnızca Türkiye'de değil, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da da vitrin ürünü hâline gelir. Kahire'deki bir çocuk, üzerinde Kartal arması bulunan forma ister. Katar'daki bir iş insanı Beşiktaş sponsorluğunu daha dikkatle incelemeye başlar. Dijital platformlarda kulübün takipçi sayıları katlanır, İngilizce ve Arapça içeriklerin etkileşimi yeni bir seviyeye ulaşır.

Çünkü modern futbolda artık forma yalnızca tribünde giyilmez; küresel pazarda satılır.

Beşiktaş uzun yıllardır Avrupa'nın köklü kulüplerinden biri olarak tanınsa da uluslararası ticari gücü, sportif tarihiyle aynı seviyeye ulaşamadı. Salah gibi bir yıldız ise bu dengeyi değiştirebilecek ender isimlerden biridir. Özellikle Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt ve Ürdün gibi pazarlarda forma satışları, lisanslı ürün gelirleri ve dijital üyeliklerde ciddi sıçrama potansiyeli oluşabilir.

Ancak işin romantik tarafını bir kenara bırakalım.

Saha, pazarlama departmanının hazırladığı afişlerle değil, doğru oyunla kazanılır.

Vincenzo Italiano'nun yüksek tempolu, önde baskıya dayalı sisteminde Salah, sağ kanatta içe kat eden klasik rolünü üstlenebilir. Çizgiye basan bir bekin desteğiyle rakip savunmayı sürekli genişletir; merkezde oynayacak yaratıcı on numara ve hareketli santrfor için alan açar. Salah'ın en büyük özelliği yalnızca gol atması değildir. Topsuz koşuları, geçiş hücumlarındaki hızlanması ve rakip savunmayı tek başına geri koşturabilmesi, takımın hücum ritmini bambaşka bir seviyeye taşır.

Bu durum Semih Kılıçsoy gibi genç oyuncuların da gelişimini olumlu etkileyebilir. Rakip savunmalar Salah'a yoğunlaşırken merkezde oluşacak boşluklar, diğer hücumcular için fırsat anlamına gelir. Salih Özcan gibi oyun kurulumunda görev alacak orta saha oyuncuları ise daha fazla dikine pas opsiyonu bulabilir.

Ama madalyonun diğer yüzü de vardır.

Otuzlu yaşlarının ortasına yaklaşan Salah'ın fiziksel yükünü doğru yönetmek gerekir. Beşiktaş'ın oyunu tek bir yıldızın üzerine kurulursa, Avrupa'nın sert temposunda takım kırılgan hâle gelebilir. Salah'ın başarılı olduğu Liverpool düzeni, onu besleyen yoğun pres yapan sekiz-dokuz kaliteli oyuncunun eseriydi. Dolayısıyla Beşiktaş yalnızca Salah'ı transfer ederek Liverpool'un hücum gücünü satın almış olmaz.

Yıldız futbolcular bazen bina değildir.

Onlar kubbedir.

Kubbenin ayakta kalabilmesi için sağlam sütunlara ihtiyaç vardır.

Belki de bu transferin en önemli kazanımı, sahadaki skor tabelasından önce kulübün zihniyetinde yaşanacak değişim olur. Çünkü dünya yıldızları, sadece kalite getirmez; profesyonellik, çalışma disiplini ve uluslararası görünürlük de getirir. Genç oyuncular her antrenmanda dünya standartlarını yakından görür. Taraftar ise yıllardır özlemini çektiği büyük hedeflere yeniden inanmaya başlar.

Dolmabahçe'nin rüzgârı nice büyük futbolcular gördü.

Metin'i, Ali'yi, Feyyaz'ı...

Sergen'in ayağından çıkan sihirli pasları...

Quaresma'nın dışıyla yazdığı şiirleri...

Belki bir gün Marmara'nın üzerinden esen o rüzgâr, Mısırlı Salah’ın siyah-beyaz formayla sağ kanattan yaptığı deparı da taşıyacaktır.

İşte o gün Beşiktaş yalnızca büyük bir futbolcuyu transfer etmiş olmayacaktır.

Belki de ilk kez, İstanbul'dan Kahire'ye, Doha'dan Riyad'a uzanan yeni bir futbol hikâyesi yazmaya başlayacaktır.

Ve bazen bir transfer, yalnızca puan tablosunu değil; kulübün dünyadaki yerini de değiştirir.

M. Eyüp Yardımcı / Fotospor

 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }