TFF Başkanı Hacıosmanoğlu “Son otuz yılın hatta fazlasının tüm pisliğinin sorumlusu ben miyim?” mealinde sözler sarf etti kendisinden istifasını bekleyenlere karşı. 30 rakamı tartışılır olsa da haklı. Evet bu kadar pislik bir anda oluşmaz.
Zaten bu bozuk kokuşmuş düzenle yıllardır kendi mecralarımızdan mücadele etmeye çalışmadık mı? Ta teşvik priminin “normal” sayıldığı yıllardan geliyorum ben. Zamanın TFF Başkanı Şenes Erzik’ten, “Teşvik primi de bir çeşit şikedir” sözlerini alıp, rahmetli İlker Ateş’in spor müdürü olduğu yine zamanın Güneş Gazetesi’nde manşet yapmıştık. O an duyduğum sevinç hâlâ aklımda. Beşiktaş’ın “şerefli ikincilikler” dönemiydi o zamanlar.
Biz adaleti savunanlar, biz hakkıyla kazanmayı savunanlar işte bu yüzden “fanatik” damgası yemedik mi yıllardır? Tarafsızlığı savunup taraflı damgasını almak ne garip değil mi? Doğruları söylemek taraf tutmak, düzene sessiz kalmak ise objektif olmak şeklinde yorumlanmadı mı bugüne dek?
Şimdi bir sürü şike-teşvik primi iddiaları yine ortalığa döküldü. Ve MHK Başkanı başta olmak üzere soruşturmaya tabi tutulan yöneticiler ve hakemler var. Bu duruma sevinmeli miyiz şimdi? Artık futbolumuz temizlenecek diye ümitlenmeli miyiz yani? Maalesef geçmişte yaşadığımız benzeri operasyonlar baz alınırsa bu soruşturmadan da bir şey çıkmaz diye endişeleniyorum ben. Birkaç kişiye tüm düzenin suçunu yükleyip olay kapatılacak diye endişeleniyorum. Yani “temiz futbol” diye şimdiden köpürtülen operasyon da fos çıkacak mı kuşkusu içindeyim.
Tabii ki arzum bu değil. Arzum, yaraya bant yapıştırılmasın; yara en derinden temizlensin. Ucu kime dayanırsa dayansın. Mesela bu yolsuzluklardan kimler yarar sağlamış açıklanacak mı? Ve de bu haksız kazanç sağlayanlar ceza alacak mı? Yapabilecek misiniz, o kadar ileri gidebilecek misiniz? Sadece bu sezon oynanan 6 haftanın değil geçmiş sezonların da hesabını sorabilecek misiniz? Yani yarayı dibine kadar deşebilecek misiniz? Yoksa MHK Başkanı, bir iki MHK üyesi, bir iki hakeme ceza vererek futboldaki ateşin üstünü örtmeye mi çalışacaksınız? Yoksa her gün artarak süren antidemokratik uygulamalardan dikkati başka yöne çekmek için mi bu gösterişli “temiz futbol” lafları? Göreceğiz.
Gülengül Altınsay Cumhuriyet