Spor yazarı, gazeteci Hayri Cem Beşiktaş Kocaelispor maçı sonrası kaleme aldığı köşe yazısı...
Beşiktaş’ın içinde bulunduğu süreci hatırlamak ve değerlendirmelerimizi buna göre yapmak gerekir:
• Lig başladıktan sonra teknik direktör değişti,
• Bu kadro Sergen Yalçın’ın kurduğu bir kadro değil,
• Oyuncular birlikte bir kamp dönemi geçirmedi,
• Kadroya transferin son günlerinde katılan futbolcuların uyum süreci henüz tamamlanmadı.
Bu şartlar altında Sergen Yalçın’dan ve mevcut oyuncu grubundan olağanüstü bir performans göstermeleri, büyük skorlar üretmeleri beklenmemelidir. Bu dönem, en az puan kaybıyla atlatılması gereken bir süreçtir. Bu açıdan bakıldığında Kocaelispor karşısında alınan üç puan çok değerlidir.
MAÇIN GENEL YORUMU
Maçın geneline baktığımızda Beşiktaş’ın ilk 30 dakika ile son 15 dakikada etkili olduğunu görüyoruz.
İlk gol, Rafa Silva’nın takipçiliği, çabukluğu, inatçılığı ve zekâsı sayesinde geldi. Bu noktada Abraham’ın da gol vuruşunu denemek yerine daha müsait pozisyondaki Rafa’ya asist yapmasını ayrıca takdir etmek gerekir.
İkinci gol de yine bireysel hırs ve takipçilikle geldi. Bu kez Cerny, topu ısrarla takip etti ve golü attı. Kalecinin ceza sahası dışında topa müdahale edeceğini görünce baskıyı bırakabilirdi ama vazgeçmedi. İşte o ısrar golü getirdi. Cerny’nin bu gayreti ve golü kutlanmalıdır.
Özetle, iki gol de hazırlanış ve sonuçlanış açısından birbirine çok benziyordu: ikisinde de bireysel inat ve beceri öne çıktı.
Beşiktaş ilk yarıda daha fazla gol atabilirdi ancak skorun verdiği rahatlıkla gerekli disiplini göstermediler.
İkinci yarının başında gelen Kocaelispor golü, bir yandan Beşiktaşlı oyuncuları panikletirken diğer yandan rakip futbolculara umut aşıladı. Kocaelispor bu devrede oyunu domine ediyor gibi görünse de ceza sahası içinde skoru değiştirecek kalitede oyuncuları yoktu. Beşiktaş ise kaliteli futbolcularının bireysel yetenekleri sayesinde skoru her zaman lehine çevirebilecek güçteydi. Nitekim maç 3-1 Beşiktaş’ın üstünlüğüyle tamamlandı.
Bu maçtaki takım performansı gelecek hafta Galatasaray ile oynanacak derbi için bir ölçüt değildir. Derbi maçlarında futbolcular her zaman güçlerinin ötesine geçerler. Ayrıca Galatasaray’ın bugüne kadar puan kaybetmeden gelmesinin sebebinin “çok iyi futbol” olmadığını herkes biliyor. Eğer adil bir hakem yönetimi olursa, Beşiktaş’ın bu deplasmandan galibiyetle dönme ihtimalinin yüksek olduğuna inanıyorum.
SELÇUK İNAN’IN HAYALLERİ
Son sözlerimi Kocaelispor teknik direktörü Selçuk İnan’a ayırmak istiyorum:
Rizespor maçı sonrasında kendi performansını değerlendirmek yerine Beşiktaş maçı üzerine konuşması ve Beşiktaş’ı kolay lokma olarak göstermesi tam bir ukalalıktı.
Aynen şöyle demişti:
“Önümüzde Beşiktaş maçı var. Elbette bu takım kazanacak, bu takım iyi bir takım. Güzel günler göreceğiz. Mücadele edeceğiz, nihayetinde de kazanacağız.”
Benzer bir çıkışı en son Ömer Erdoğan yapmış, Sergen Yalçın’a meydan okumuş ve sonunda yedi gol yiyerek hezimete uğramıştı. Beşiktaşlı oyuncular işi biraz daha ciddiye alsa, Selçuk İnan da aynı akıbete uğrayabilirdi. Yine de bu skor kendisine haddini bir nebze hatırlatmıştır.
Beşiktaş’ın içinde bulunduğu süreci hatırlamak ve değerlendirmelerimizi buna göre yapmak gerekir:
• Lig başladıktan sonra teknik direktör değişti,
• Bu kadro Sergen Yalçın’ın kurduğu bir kadro değil,
• Oyuncular birlikte bir kamp dönemi geçirmedi,
• Kadroya transferin son günlerinde katılan futbolcuların uyum süreci henüz tamamlanmadı.
Bu şartlar altında Sergen Yalçın’dan ve mevcut oyuncu grubundan olağanüstü bir performans göstermeleri, büyük skorlar üretmeleri beklenmemelidir. Bu dönem, en az puan kaybıyla atlatılması gereken bir süreçtir. Bu açıdan bakıldığında Kocaelispor karşısında alınan üç puan çok değerlidir.
MAÇIN GENEL YORUMU
Maçın geneline baktığımızda Beşiktaş’ın ilk 30 dakika ile son 15 dakikada etkili olduğunu görüyoruz.
İlk gol, Rafa Silva’nın takipçiliği, çabukluğu, inatçılığı ve zekâsı sayesinde geldi. Bu noktada Abraham’ın da gol vuruşunu denemek yerine daha müsait pozisyondaki Rafa’ya asist yapmasını ayrıca takdir etmek gerekir.
İkinci gol de yine bireysel hırs ve takipçilikle geldi. Bu kez Cerny, topu ısrarla takip etti ve golü attı. Kalecinin ceza sahası dışında topa müdahale edeceğini görünce baskıyı bırakabilirdi ama vazgeçmedi. İşte o ısrar golü getirdi. Cerny’nin bu gayreti ve golü kutlanmalıdır.
Özetle, iki gol de hazırlanış ve sonuçlanış açısından birbirine çok benziyordu: ikisinde de bireysel inat ve beceri öne çıktı.
Beşiktaş ilk yarıda daha fazla gol atabilirdi ancak skorun verdiği rahatlıkla gerekli disiplini göstermediler.
İkinci yarının başında gelen Kocaelispor golü, bir yandan Beşiktaşlı oyuncuları panikletirken diğer yandan rakip futbolculara umut aşıladı. Kocaelispor bu devrede oyunu domine ediyor gibi görünse de ceza sahası içinde skoru değiştirecek kalitede oyuncuları yoktu. Beşiktaş ise kaliteli futbolcularının bireysel yetenekleri sayesinde skoru her zaman lehine çevirebilecek güçteydi. Nitekim maç 3-1 Beşiktaş’ın üstünlüğüyle tamamlandı.
Bu maçtaki takım performansı gelecek hafta Galatasaray ile oynanacak derbi için bir ölçüt değildir. Derbi maçlarında futbolcular her zaman güçlerinin ötesine geçerler. Ayrıca Galatasaray’ın bugüne kadar puan kaybetmeden gelmesinin sebebinin “çok iyi futbol” olmadığını herkes biliyor. Eğer adil bir hakem yönetimi olursa, Beşiktaş’ın bu deplasmandan galibiyetle dönme ihtimalinin yüksek olduğuna inanıyorum.
SELÇUK İNAN’IN HAYALLERİ
Son sözlerimi Kocaelispor teknik direktörü Selçuk İnan’a ayırmak istiyorum:
Rizespor maçı sonrasında kendi performansını değerlendirmek yerine Beşiktaş maçı üzerine konuşması ve Beşiktaş’ı kolay lokma olarak göstermesi tam bir ukalalıktı.
Aynen şöyle demişti:
“Önümüzde Beşiktaş maçı var. Elbette bu takım kazanacak, bu takım iyi bir takım. Güzel günler göreceğiz. Mücadele edeceğiz, nihayetinde de kazanacağız.”
Benzer bir çıkışı en son Ömer Erdoğan yapmış, Sergen Yalçın’a meydan okumuş ve sonunda yedi gol yiyerek hezimete uğramıştı. Beşiktaşlı oyuncular işi biraz daha ciddiye alsa, Selçuk İnan da aynı akıbete uğrayabilirdi. Yine de bu skor kendisine haddini bir nebze hatırlatmıştır.
YORUMLAR (10)
TRİLYONLUK EŞŞEKLER! Biz bu beceriksizler mangasını seyredip duralım. Size futbol nedir anlatayım. İsveç'te nüfusu sadece 800 olan, yani 1000 bile değil, 800 kişilik bir köyün takımı şu anda Isvec liginde lider. Şaka falan değil. Bizim Besiktaş semtinin tek bir sokağı bile daha kalabalık. Peki aralarındaki en pahalı topçu kaç para? 80 milyon Euro mu? 25 milyon Euro mu? 15 milyon mu? 5 mi? Hiçbiri. 10 bin Euro bile değil. Çoğu bedelsiz. Yarı amatör. Asgari ücrete oynuyorlar. Bakın, futbolu bilmek böyle bir şey. Onca scout geldi dimi bize. Sadece scout ekibi 3-5 milyon Euro eder. Ne yararları oldu? Ne işe yaralılar? Güya hepsi Kuzeyli ya... Hangisi duymuş bu Mjallby isimli takımı? Oyuncularını? Beklerini? Kanatlarını? Golcülerini? Ne ise yarar oğlum bu scout denen beslem orrrrrrrospu çocukları? Haramzade iş bilmez işkembe büyütücüler? Sorsan, Türkiye nefis, İstanbul harika, kebap müthiş, rakı balık fantastik, karı zikmek acayip... Peki ne iş yapıyor bu scout güruhu? Kaç kişi bunlar? Masrafları ne ediyor? Ne becerdiler?
Önce oynamıyorlar istikrarsız diyorlardı şimdi tek devre diye söyleniyor. Adamlar ilk defa bir araya geldiler. Hele bir durun. Ligin korkulu rüyası olacağız evelallah.
oyun kurgusu yok, topçular bireysel becerileriyle doğaçlama (improvize) hücum organize ediyorlar, bu sebeple kontrol bizde değildi
Bi susun ya. Önümüzde, kediciklerle derbi maçımız var. Hoca, takımın başına daha yeni gelmiş. Her şey biranda olmuyor ki, sok çıkar boya küpü mü bu?
ABRAHAMIN sakatlığı bence GS maçı öncesi doğru bir kadroya yönlenmemizi sağlamalı sakat bile olmasa şunu bilerek hareket etmeliyiz BJK- GS yi STATİK santraforlu sistemle ASLA YENEMEZ ABRAHAM VE BİLAL GS defansı arasında kaybolur gider o nedenle ORKUN-RAFA N DİDİ-CERNY-BİLAL-JOTA 6lı orta saha ile kağıt üstünde santraforsuz ama RAFA-CERNY-BİLAL VE JOTA hızlı koşuları ve sarkmalarıyla bir anda 4 SANTRAFORLU geçişlerle GS defansını allak bullak edebiliriz.
Tek devrede gs'yi hallaç pamuğu gibi söküp atacağız
29. Dakikada bjk oyundan duştu.koşmuyor etrafa bakıyordu .başak şehir son 15 dakikada düşünce yine bjk bastırdı.sergen takımı koşturmaya alıştır biraz.surekli dar alan ne bu.birde oyun şablonunu oturtmslı, dağınık ve şaşkın oynuyoruz.
Bence Sergen işi garantiye alınca takımı sakladı.
Eyy spor yazarları işiniz gücünüz vıdı vıdı boş laf. En iyisini ergenler bilir herkes sussun onlar konuşsun😂