Futbol

“Topçuna sonuna kadar sahip çıkacaksın”

Alen Markaryan'ın kaleme aldığı köşe yazısı.

Kralove maçını 1-0 aldık... Cerny attı tek golü... Nasıl attı? Top Olaitan'ın ayağına geldiğinde aşağı yukarı 70 metreden depara kalktı. Topu önüne aldı, stoper basınca sağa çekti, açısını aldı ve vurdu...

Bayağı bir iş değil mi? Ne diyorlardı? Cerny bitmiş. Bu adamı gönderin. Futbol Cerny'i bırakmış. Beşiktaş'a zarar veriyor, koşmuyor... Koşmuyor dedikleri adam 70 metre depar attı. Hem de Italiano'nun bezdirici pres oyununu uygularken...

Ve Cerny'i kötüleyen zihniyet bu sefer, Gol attıktan sonra tribünlere hareket çekti, Bu onun veda maçı olmalı şeklinde felaket tellallığına soyundu... Ne oldu? Hemen üç gün sonra Cerny, Eyüp maçında maçın yine tek golünü attı...

Yine topsuz alandan seri ve hızlı çıktı, boşu yakaladı, topu takip etti ve tek vuruş... Sonra ne oldu? Maç bitti ve taraftar onu üçlüye çağırdı... Onur nişanesi verdi... Peki çocuğu kör kuyulara atmak isteyen kara zihinler utanır mı? Sanmam...

Onların işi bu. Açık aramak, yakalamak ve acımasızca eleştirip, yıkıp darmadağın etmek... Nasıl uğraşacağız bunlarla peki? Gaza gelmeyeceksin. Her konuşana inanmayacaksın. Topçuna sonuna kadar sahip çıkacaksın.

Millet yeriyor mu? Sen tribüne çağırıp alkışlayacaksın... Bak bakalım bir tanesi kalıyor mu ortalıkta...

Salah, Vlahovic transferi sürecinde dünkü çocuk sayılır!!!

Bazı çevrelerin, hatta içimizdeki bazı köşelerin, Vlahovic transferini Salah'ı kaptırdıktan sonraki süreci defo kapama, cam cila, macun çekme operasyonu olarak nitelemiş...

Hemen müdahale edelim... Vlahovic transferi, Italiano Beşiktaş'a imza attıktan hemen sonra bedene gelmiş, akla düşmüş ve harekete geçilmiştir...

Yani Salah bu süreçte dünkü çocuk sayılır... Salah ismi Vlahovic'te bayağı bir yol katettikten sonra dile gelmiştir... Şöyle söylense hiç itirazım olmayacaktı: "Salah Trabzon'a gittikten sonra Serdal Adalı, Salah'tan daha iyi bir transfer yapmalı ki taraftarla arasındaki buzlar erisin...

Hatta böyle bir transfere mecburdu..." Bu yoruma kimse şerh koymaz. Fakat kalkıp Vlahovic transferini değersizmiş gibi gösterip bunu tartışma konusu hâline getirmek ve bunları da sosyal medyanın ortasına koyup tepkilerle piyasa yapmak olmamış...

Doğrusu yukarıda yazdığım gibidir. Düzeltmek istedim...

Ekmeği cama mı banalım kardeşim....

F.Bahçe tribünü oynadıkları G.Birliği maçından önce bilet fiyatlarını protesto amaçlı bir bildiri yayınladı... 5 bin lira fiyat biçilen biletleri almayacaklarını ve maça girmeyeceklerini beyan ettiler...

Ben de bu fikre destek vererek ufak bir paragraf kaleme aldım... Federasyona deplasman bölümü için uygulanan bilet fiyatlarına tavan ve taban bir rayiç belirlensin diye fikir beyan ettim...

Çoğu tribün de kendi sayfalarından bizim savunduğumuz fikir minvalinde hareket ettiler. Ki adaleti buydu... İstanbul'dan kalk, maça git; yürüyerek gitsen bin TL.

Acıktın, ekmeği cama bansan 500 TL. Dönüşte aynı, daha yumurtayı kırmadın 3 bin TL... Maç 5 bin etti mi 8 bin. Eee baba! İstanbul takımları 3 günde bir maç yapıyor!?!?! Nasıl olacak? Millet yemeyecek, içmeyecek, maça mı yetiştirecek? Senede bir iki maça gidene koymaz.

Lakin her maç kovalayan var. O yüzden federasyonun el koyması lazım bu konuya, dedik... Türk futbolu açısından da çok ciddi bir konu. Hadi dün maç Ankara'daydı.

F.Bahçe kalabalığı olan bir yer. Kırk yılda bir Fener Ankara'ya geliyor, takımı canlı gözle bir göreyim diyenlerin hepsi maça girdi. E yarın bir gün karda kışta yalnızca stanbul'dan deplasman yapanların gideceği maçlar olacak.

Kimse girmez o zaman. Sıkıntı o yüzden büyük. Bu büyük takımların hepsi için geçerli... Kulüp başkanlarına da büyük görev düşmekte. Sayın federasyon, çok bir şey istemiyoruz. Önlem alın....

Alen Markaryan Akşam

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }