Programda özellikle Vincenzo Italiano’nun Beşiktaş’a yaptığı dokunuşlar, Olaitan’ın performansı, Trossard ve Salih Özcan’ın oyun içerisindeki önemi ile savunmadaki “lider stoper” problemi öne çıktı.
Sezerli: “En iyi aktörler Önder Özen ve Vincenzo Italiano”
Beşiktaş’ın şu ana kadarki en iyi isminin kim olduğu sorusuna Semih Sezerli, Önder Özen ve Vincenzo Italiano üzerinden yanıt verdi.
Sezerli şunları söyledi:
“Beşiktaş’ın en iyi oyuncusu Önder Özen ile Vincenzo Italiano. Ben en büyük oyun karakterleri diyorum. Bu, işin esprisi gibi gözükse de gerçek. Önce Önder Hoca, ondan sonra Vincenzo Italiano ve artık oturan bir felsefe var.
Amed mağlubiyetine rağmen bunu söylüyorum. Mağlup olacaksın, yol kazaları olacak ama ben en iyisi, en iyi aktörü olarak Önder Özen ve Vincenzo Italiano diyorum.”
Akkoyun: “Bu sezon Beşiktaş’ın en iyisi Olaitan”
Serkan Akkoyun ise futbolcular arasındaki tercihini Olaitan’dan yana kullandı. Nübel, Trossard, Vlahovic, Orkun Kökçü ve Salih Özcan’ın performanslarına da değinen Akkoyun, Olaitan’ın Italiano ile birlikte önemli bir gelişim gösterdiğini vurguladı.
Akkoyun şu ifadeleri kullandı:
“Nübel çok iyiydi, yediği hatalı gollere rağmen. Trossard’ın çok ciddi fark ettirdiği bir performansı var. Çok iyi başlamadı, giremedi ama girdikten sonra direkt belirleyici oldu. Vlahovic’in arzusu, isteği çok iyi. Orkun kendini buldu. Salih’in de Amed maçı hariç kritik performansları vardı ama bence bu sezon Beşiktaş’ın en iyisi Olaitan.
Çok net Vincenzo Italiano dokunuşunu görüyoruz. Fiziksel olarak çok iyi, çok diri. 90 dakikaları çok rahat çıkarabilecek konumda. Her maç 90 dakika oynatsan çok rahat oynar. Saha içi enerjisi çok iyi.
İki yönlü çok iyi oynuyor. Box to box orta saha dediğimiz oyuncu Olaitan işte. Hem ofansif hem defansif işleri var. Arzusu, isteği, çabası, mücadelesi... Bunun yanında mükemmel asistler yapıyor, mükemmel kilit paslar veriyor. Gol katkısı da var. Bence ilk 6 haftada saha içerisinden seçeceğim isim çok net Olaitan.”
Akkoyun’un X faktörü: Cerny
Beşiktaş’ın “X faktörü” olarak gördüğü ismi de açıklayan Akkoyun, Vaclav Cerny’nin beklentilerin üzerine çıktığını söyledi:
“Beklenenin aksine, beklenenin dışında pozitif performans sergilediği için Cerny olduğunu düşünüyorum. Çünkü gönderilse gönderilebilecek bir oyuncuydu, kimse de itiraz etmezdi. Hatta Rangers’a gidiyordu. Ailesinde yaşadığı sağlık problemleri geçen sezon onun biraz dalgalanmasına neden oldu. Döndü, geldi ve skor katkısı çok net.
Onun da oyun içerisindeki arzusu, isteği çok iyi. Zaten Beşiktaş’ta arzu, istek ve mücadele sorunu yok. Beşiktaş Amed’e yenilirken de son derece istekli ve mücadeleciydi. Bundan sonra yenildiğinde de bu yüzden yenilmeyecek bana göre Beşiktaş. ‘Beşiktaş hiç mücadele etmedi, hiç istemedi’ demeyeceğiz. Sonuna kadar isteyeceği çok belli.
Cerny’nin kaçan gollerden sonraki tepkisi, takımın attığı gollerden sonra takım arkadaşlarıyla yaşadığı sevinç de pozitif. Vlahovic’ten bekliyorsun, Trossard’dan bekliyorsun, Orkun’dan bekliyorsun. Olaitan zaten en iyisini yaptı. Ama Cerny’nin de bunu yapıyor olması, Beşiktaş’ın geçen senelerde alamadığı ekstra katkıyı alması açısından çok belirleyici. Bu yüzden bana göre Cerny X faktör.”
Sezerli: “Trossard olmadığında Orkun’un da düştüğünü görüyoruz”
Semih Sezerli ise Beşiktaş’ın oyunundaki X faktörleri Trossard ve Salih Özcan olarak belirledi.
Sezerli, iki oyuncunun önemini şöyle anlattı:
“Ben Beşiktaş’taki X faktör seçeneğini, ‘Onlar olmasaydı ne olurdu?’ diye okuyorum. O yüzden Trossard ve Salih diyorum. Çünkü Vincenzo Italiano’nun oyun tarzında 6 numara pozisyonunun bilhassa çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Salih’in iyi olduğu anlarda, hata yaptığı anlarda ya da hataya sürüklendiği anlarda Beşiktaş oradan kırıldı. Yerine ikamesi olmayan tek oyuncu bence. Trossard’ın yerine farklı özelliklerde İlhan Fakılı var, götürüyor. Vlahovic olmasa aynı kalitede değil ama görür, kotarır. Fakat Salih’in yerine Ndidi’yi koyamıyorsun. O pozisyonun oyuncusu, bu oyunun o pozisyondaki oyuncusu değil.
O yüzden bir Salih, iki Trossard. Trossard olmadığında neden X faktör? Bu sefer Orkun’un da düştüğünü görüyoruz. Trossard bir kanat gibi de oynamıyor. 10’a da kırılıyor, 8’e de kırılıyor, 6’ya da geliyor. Amed maçında Trossard sahada olsa derine gelip Salih’in yanındaki ikinci pas opsiyonu olacaktı ve oyun sadece Salih üzerinden kurulmaya çalışılmayacaktı.”
duhuliye.com
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026