Sezon başından bu yana adından olumlu anlamda en çok söz ettiren kuşkusuz Beşiktaş’tı. Hissedilen sıcaklığın yüksek, havanın yoğun nemli olduğunun belirtildiği dün akşamın ilk yarısında tıpkı Trabzon-Başakşehir maçının ilk yarısı gibi pek bir şey olmadı. Beşiktaş’ın güçsüz görünümlü atak girişimlerine karşın Alanya herhangi bir girişim yapma niyetinde değil gibiydi. İkinci devreye taraftarının bir bölümünün öfke hedefi olan Junior Olaitan, orta sahanın güç ve top kapma merkezi Salih Özcan’ın yerine dahil oldu. Sanırım Vincenzo Italiano hem Salih’in sakatlık riskini hem de Alanya zorlayamadığı için o pozisyona ihtiyaç duymamış olacak ki, savunmacıyla ofansif karakteri değiştirdi. Belki de Alanya bunu bekliyordu! İlk büyük gol fırsatını ikinci devre bulduysa da kendi alanını terk etmeme konusunda kararını bir süre daha sürdürdüler. Dusan Vlahovic’i de oyuna gönderen Beşiktaş, ofansif isimler açısından zenginleşmiş görünse de Salih sonrası orta alanı tahkim etmekte gittikçe zorlanmaya başladı. Bu kez çareyi durağan görünen sansasyonel transferi Leandro Trossard’ı kenara almakta buldu Italiano. Yerine giren ise 'Genç marifet' İlhan Fakılı oldu.
Belli ki bu durağanlıkta çözüm, ‘Becerililerin özel işleri'ne kalmıştı. Salih sonrası güvenliği zayıflayan ancak hala gol yememiş savunmasıyla hala iyi bilinen Beşiktaş, kornerden ilk golünü yedi! Üstelik maç boyu büyük şans yakalamayıp, gol beklentisi bile yaratamadılar. Şimdi birileri diyecek ki: Türkiye Ligi, zor bir lig! İnanın değil. Yapamayanlar zaten yapamıyor. ‘Yapıyor' gibi görünenlerse rakipleri yapması gerekenleri yapamadığından ‘yapıyor’ gibiler. Yoksa izlediğim ve özellikle milyonlarca Euro harcamış iki takımın oynadığı maçlar çağcıl futbolun çok gerisindeydi…
Cem Dizdar Fanatik
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026