Milliyet yazarı Attila Gökçe'nin köşe yazısı

Türkiye’nin tanınmış uluslararası markalarından biri geçen hafta önemli bir karar aldı.

“Ankaragücü-Beşiktaş maçında yaşanan olaylar, maç sonrasında tribünden atlayan şahsın saldırgan tutumu, ona engel olan oyuncunun kırmızı kartla cezalandırılmasından sonra…”

“…yeni bir değerlendirme yaptık: Futboldan uzak duracağız. Bu tutumumuzu gelişmeleri izleyerek her defasında yeniden değerlendireceğiz.”

Futbolda rekabeti, hakem kararlarını, oyun kurallarını, demeçleri, açıklamaları ve iddiaları bir türlü olması gereken seviyeye taşıyamadığımız için ekonomide duvara toslamış durumdayız.

O karar, yaklaşık 50 milyon Doların, belki de daha fazlasının kaybı demek.

Tam da meteliğe kurşun atılan, harcama limitlerinin tartışıldığı, milyon Euroların transfere bir türlü yetmediği bir dönemde futbolun sponsorluk ilişkilerinin dışında kalması hepimizi düşündürmelidir.

Bu yazıyı yazarken Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Akif Üstündağ dostumun Aras Kargo ile yaptığı sponsorluk anlaşmasının imza törenini izledim. Voleybola artan sponsor ilgisinin tesadüf olduğunu söyleyebilir misiniz? Kadın ve erkek takımlarımızın süregelen başarısına tanık olmuyor muyuz? Voleybol liglerinde rekabet sürerken, Milli takımlar hep yeni hedefler için mücadele ederken, küfürsüz coşkulu ve alkış sesleriyle dolu salonlarımız elbette sponsorlar için cazibe merkezi oluşturdu. Türk Voleybolu yıllar önce kulüpleriyle federasyonuyla kenetlenerek “dünya markası” oldu.

Futbolun da bir marka değeri var. Ne yazık ki istenen düzeyde bir değer değil bu

Türkiye Futbol Federasyonu ile kulüpler bu değeri artırma çabası içindeler bu heyecanlarını takdirle izliyoruz. Ne var ki, o çabalara koşut olarak futbol ailesi de kulüpler hakemler, antrenörler, futbolcular…

Medyanın da desteği ile saygı kavramını hep öne almalıdır. İşaret parmakları örneğin… Öfke ile uzatılarak hesap sorma, suçlama efekti olarak kullanılmamalıdır.

Kural değişiklikleri ve yeni yorumları izlemeyen, basın toplantısında hakeme kuralları öğrenmesini tavsiye eden (!) antrenör de dahil marka değe rimize. O değeri yükseltmeye çalışanlar, ne yazık ki sadece sponsor kaybetmedi.

Markamız, markaja geldi.

Beşiktaş'ta üçlü zirve! Beşiktaş'ta üçlü zirve!

Attila GÖKÇE / Milliyet