Birkaç gün önce "Kartal'ı kanatlandırın" başlığı altında Şenol hocanın sezon başından beri görmezden geldiği kadro gerçeklerini özetlemiştik… Şunu demiştik: "Şenol hocanın yerli rotasyonu konusunda Bahtiyar ve Tayfur Bingöl'ü mecburi durumlar hariç düşünmemesi önemli bir hata." Dün şu yapıldı: Dün Burak Yılmaz Bahtiyar'ı savunmanın soluna koydu, orta saha oyundan düştüğü anda da Tayfur Bingöl'ü sahaya sürdü! -Şunu demiştik: "O filmdeki gibi Tosun Paşa, rakip yorgunken son anda sahneye çıkar ve işleri düzeltir." Şu yapıldı: Burak hoca Tosun Paşa'yı son bölümde kullandı. Tosun Paşa bir penaltı kazandırdı ve ofsayta takılmasa iki de gol atabilirdi.

Şunu demiştik: "Kaptan Necip bir yangın söndürücüdür. sürekli oynatmak tüpü boşaltır ve ihtiyacınız olduğunda da kullanamazsınız." Şu yapıldı: Burak Yılmaz, stoperde Amartey ve Bailly'i kullandı, Necip'i de ihtiyaç anında sahaya sürdü. Yanlış anlaşılmasın, Turgay Demir söyledi, Burak Yılmaz yaptı gibi ukalalık peşinde değiliz… Söylediğim açık ve net: aklın yolu birdir.

Şenol hoca kadro gerçeklerini bir yana bırakıp kendi bildiğini okudu, Burak Yılmaz ise gerçeklere dayadı sırtını. Farkındaysanız maçın teknik analizine hiç girmedim girmem de! Beşiktaş dün tribünlerde, 40 yıl geriye gitti… 1979'da takım Kupa'da, Lüleburgaz'a elenince, ilk lig maçında tribünler sırtlarını sahaya dönmüş ve 45 dakika statta çıt çıkmamıştı… O günleri hatırladık vesselam. Yönetimi de Şenol hocayı da 40 yıllık tecrübeyle bir değil, bin kez uyarmaya çalıştık. Umursayan olmadı, sonuç ortada.

Turgay DEMİR / Fotomaç