Fotomaç yazarı Turgay Demir'in köşe yazısı

Süper Lig'de son 20 yıldır hemen hemen aynı durumlar yaşanıyor olsa bile, hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür (İnsan hafızasının eksikliği unutmasıdır) misali yazar, çizer, yorumcu maskesi takan bir kısım ulema; bıkmadan, usanmadan, sezonun ilk maçından itibaren takımlara ömür biçerler, şampiyon belirleyip üzerine ahkam keserler.

Oysa ligin ilk yarısı YAZI, ikinci yarısı TURA gibidir. Köprünün altından çok sular akar ve yukarıda anlatıldığı gibi bu durum, neredeyse her sezon yaşanır.

İki maç üst üste kaybedeni ligden koptu diye yermek, lider olanı göklere çıkarmak hepsi suya yazılan yazı gibidir.

Sosyal medyada gündem olmak dışında da fazlaca bir anlamı yoktur. Derinlemesine analiz yapıldığında ise gerçekler ortaya çıkar ve aklıselim sahipleri şu gerçeği görür ki; istisnalar hariç bu ligin şampiyonu hep son 4-5 haftada belli olmuştur, genellikle de son haftaya kalmıştır.

Erken sevinen yanılır Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışındaki durumunu da bu kriterle değerlendirmekte fayda var.

Tamam şu anda özlenen Beşiktaş yok ama bir galibiyet serisi yakalanması halinde her şey bir anda değişebilir. Bunun için de Kartal'ın orta sahadaki problemi çözmesi yeter de artar bile.

Gedson, Dele Alli, Josef, Salih Uçan, Kerem Atakan Kesgin, Tayfur Bingöl, Atiba ve Necip arasından en doğru isimleri kadroya koymak ve adalet terazisini objektif kriterlere göre ayarlamak hayati önemdedir.

Kitap okumaya gelmiş

Örneğin Dele Alli kariyeri için alındı fakat asla kariyeri için oynatılmamalı. Gerekirse gönderilmeli.

Beşiktaş onu meydan okuması için aldı, adam 26 yaşında unu elemiş, eleği asmış ve kitap okumaya gelmiş ise yol verilmeli.

Misal, Necip Beşiktaş'ın evladıdır ve zor zamanda kaleye koysan sırıtmaz, görevini yapar. Bununla birlikte hiçbir zorunluluk yokken fantezi yapmak için Necip'i sahaya sürersen işler karışır.

Necip acil durumda ilk başvurulacak sağ, sol bek, stoperdir, orta sahadır ama keyfe keder oynatmak intihar olur. Bu gerçeği görmek gerek.

Atiba can simidi Atiba ise daha farklı. Çok büyük bir profesyonel, Beşiktaş formasını en çok terletenlerden biri fakat yaşı çok ilerledi.

Kanada Milli Takımı'nda olduğu gibi son 20 dakika oyunu tutmak için sahaya alırsanız sizi mahcup etmez, ötesi Atiba'ya fazla gelir.

Tayfur enerjik ve iyi top kullanan bir oyuncu. Ben gözü kapalı her maç atarım sahaya. Şenol hoca farklı düşünüyor ve ona da saygı duyuyorum. Hocayla diyalog kurmak ve futbol konuşmak güzel ve bu kanallar açık.

Yardımcısı Bayram Bektaş'a şimdilik ulaşmak zor gibi. Dolayısıyla, Bayram kardeşimiz işini iyi yapıyor mu, hocayla diyaloğu nasıl şimdilik tek taraflı biliyoruz. Hal böyle olunca sorumluluk pastasının hangi diliminin Bektaş'a ait olduğunu da kestiremiyoruz, bunu kestirdiğimiz gün daha net konuşuruz.

Herkes kendine gelsin

Diyeceksiniz ki, Bayram Bektaş neden önemli, şundan önemli; her başarılı teknik adamın yanında mutlaka, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen ve gerektiğinde kötü olmayı göze alan iyi bir yardımcı vardır!

Şenol Güneş-Tamer Tuna ikilisi gerçekten doğru bir ikiliydi mesela. Bayram Bektaş da Tuna gibi yerine göre risk alıp kötü adam olma pahasına düşüncesini söylüyor mu, yoksa emme basma tulumba misali her şeye kafa mı sallıyor bunu bilmiyoruz!

Eğer ikinci seçenek varsa karşımızda orada bir dakika bile durmaması gerek.

Taraftarın da dediği gibi burası Beşiktaş, herkes kendine gelecek, herkes görevini yapacak, herkes terini son damlasına göre akıtacak. Başka yolu yok.

Turgay DEMİR / Fotomaç