Cumhuriyet gazetesi yazarı Gülengül Altınsay'ın maç yazısı

Bartın’da göz göre göre ölüme sürüklenen madencilerimizin acısı yüreklerimizdeyken futbolun sadece bir oyun olduğunu bir ölüm kalım meselesi olmadığını en derinden hissettiğimiz bir gün daha.

Ve Beşiktaş Trabzon’u konuk ediyor Vodafone’da.

Arda Güler için çarpıcı sözler: Beşiktaş...  Arda Güler için çarpıcı sözler: Beşiktaş... 

Daha 7. dakikada Salih’in ayağına basılıyor tehlikeli bir noktadan, faul atışı beklerken karar hakem vuruşu oluyor. Ters faul kararları filan derken Trabzon ilk kaleyi bulan topla golü buluyor. Oysa ki çok hızlı ve etkili başlamıştı oyuna Siyah-Beyazlılar. 

Golden sonra oyun dengeleniyor ve karşılıklı pozisyonlar izliyoruz. İki savunma oyuncusu Larsen ve Masuaku iki gole sebebiyet verince Trabzon yeniden öne geçiyor. Ve Beşiktaş’ta şanssızlık sürüyor; Ghezzal sakatlanıyor.

Siyah-Beyazlıların tüm çabalarına rağmen daha etkili olamamasında özellikle orta alandaki uyumsuzluk yatıyor.

Alan tutma ve hücuma katılma dengesiz. Josef formsuz, Dele etkisiz. İş sadece Salih’e kalıyor. Yine de 2. yarıya çok hızlı giriyor Kartal. Oyun adeta Trabzon’un ceza alanında oynanıyor. Ama bitiricilik yok. 

Ne zaman ki Cenk oyuna giriyor, Weghorst’un yalnızlığı bitiyor ve Cenk’in bitiriciliğiyle Beşiktaş skoru 2-2 yapıyor. Siyah-Beyazlılar baskısını sürdürüyor. Ama gerilim de artıyor. Trabzonlu Yusuf’un kırmızı kart görmesiyle maç bitiyor, puanlar paylaşılıyor.

Gülengül ALTINSAY / Cumhuriyet