Sabah yazarı Ali Gültiken'in maç yazısı

Dele Alli ile oynama düşüncesi kağıt üstünde bakınca güzel görünüyor. Fakat bugüne kadarki performanslarına baktığımızda büyük bir hayal kırıklığı...

Bu kalitedeki bir oyuncuyu oynatarak kazanma düşüncesi kabul edilebilir bir şey. Ama her maçta bu kadar sabretmek faturayı Valerien İsmael'e çıkartır. Beşiktaş orta alanından beklediği verimi bugüne kadar alamadı. Bu da sonuçları çok net etkiliyor. 

Josef sahada var ama kafa olarak geçmiş performanslarının çok gerisinde. Dele Alli zaten varla yok arası. O zaman iş bir tek Salih'in omuzlarına kalıyor. Trabzonspor karşısında da Beşiktaş bu tekrarı yaşadı. Ghezzal'ın da oyundan çıkması ister istemez hücum verimlilğini de eksiltti.

Trabzonspor bu maçta çok net bir şekilde tempoyu düşürme üzerine bir felsefe ile oynadı. Bunu da makul görüyorum. Bu durumda hamle yapması gereken taraf Beşiktaş kulübesi... 

Oyun özellikle ikinci yarıda Dele Alli'nin yerine ikinci bir santrforu çağırıyor. Yani sahadaki oyun bağıra bağıra bunu istiyor. Nitekim Cenk değişikliği ile oyun buna karşılık verdi.

''Beşiktaş'ın sol tarafı Allah'a emanet'' ''Beşiktaş'ın sol tarafı Allah'a emanet''

Yani Beşiktaş'ın elinde etkili bir ofansif kadro var. Sonradan oyuna giren Redmond ve Muleka da bu maçı kazandırabilecek derecede oyuna etki etmeye çalıştı. Özellikle başta Dele Alli olmak üzere bu değişiklikler daha önce yapılabilseydi Beşiktaş bu maçı alabilecek yeterliliğe sahipti.

İçeride oynadığın Başakşehir, Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi üç önemli rakibine karşı bu oyuncularla kazanamazsan tribünler de bu tepkiyi doğal olarak koyar.

Ali GÜLTİKEN / Sabah