Cumhuriyet gazetesi yazarı Gülengül Altınsay'ın maç yazısı

Beşiktaş’a iki Atiba gerekirken birini bile bulamadı bugüne dek. Ve 40 yaşındaki Atiba yine takımın en vazgeçilmezi. Fakat orta alanda Necip’le birlikte Kartal’ın atak başlatma gereksinimini nasıl karşılar o da soru işareti. Şenol Güneş’in Gedson’u rakip kaleye yakın oynatması ise olumlu. Fakat tüm ofansif yük de bir tek onun üstünde kalıyor böylece. 

Maça Beşiktaş daha etkin başlıyor. Ama ilk önemli kurtarışı yapan Beşiktaş’ın kalecisi Mert oluyor. 25. dakikada N’Koudou’nun, Kitsiou’ya kafa atma teşebbüsünden sarı kartla kurtulması ise hiç alışık olmadığımız bir durum Beşiktaş için. Hakem Atilla Karaoğlan’ın VAR uyarısına rağmen kararından vazgeçmemesi de çok cesurca. Hareketin şiddetine bakıp oyuncuyu sahada tutuyor hakem. Sonra maçta sertlik artıyor, hakemi aldatmaya yönelik hareketler de. Bu arada giderek oyunun temposu da düşüyor. Zaten bu kadro ve oyun anlayışıyla Beşiktaş’ın tempoyu bulması zor.

2. yarıda Atiba ve N’Koudou çıkıyor Salih ile Redmond giriyor. Ve tempo artıyor. Karşılıklı pozisyonlar da. Ama goller 71. dakikadan sonra geliyor. Önce Gaziantep taç atışında rakip savunmanın geride kalmasını iyi değerlendirip Figueiredo ile öne geçiyor. Sonra da Beşiktaş Masuaku’nun bildik asisti Weghorst’un dokunuşuyla golü buluyor. Zaten Masuaku’nun neden tartışıldığı anlaşılır değil. Ve gördük ki futbol sadece topa sahip olma ve pas oyunu değilmiş. Bir de Güneş hâlâ kazanma düşüncesiyle maçlara çıkmıyor. Nitekim maçı bitiren on bir kazanmaya ve hücuma çok daha yakın on birdi.

Gülengül ALTINSAY / Cumhuriyet