Akşam yazarı Alen Markaryan'ın köşe yazısı

İnsanlar deplasmanlara gidiyor... Kâh otobüsle kâh uçakla kâh hızlı trenle... Neyse ne... Bir şekilde gidiliyor işte... Ve bu eylem gerçekleşirken zaman ve para harcanıyor... Yolda başına gelenleri kenar süsü yapıyor. Tavanından su akan otobüsleri, rüzgar alan camları, Dağın başında patlamış lastikleri saymıyorum bile...

Maçın oynanacağı şehre geliniyor... Maç saatine göre de stada geçiliyor...Ve yazının ana konusu burada başlıyor... İnsanlar maçın başlama saatine göre stada giremiyor... Yarısına yakını hem de... Niye... 2500 kişinin gireceği tribüne bir adet gişe açılıyor. Tek turnike... Ve bu aşağı yukarı bu sezonun bütün deplasmanlarında vuku buldu...

Giresun'da, Konya'da ve en son Kayseri'de... Nedir abiler problem? Derdiniz ne? Sevgili stat yönetimleri ve onun müdürleri...

Ne yapmaya çalışıyorsunuz? İki tane daha fazla gişe açsanız incileriniz mi dökülür... Yahu insanlar para verip bilet aldıkları maçı seyredemiyor... Geçen Konya'dan resim attılar. Beşiktaş yöneticisi maçı bırakmış, maçın ortasında kapıya inmiş, taraftarını maça sokmaya uğraşıyor. Daha doğrusu biletiyle maça girmeye çalışanlara ses oluyor...

Soruyorum... Her deplasmana çıkıldığında taraftara niye işkence ediliyor? Beşiktaş Yönetimi'nden ricamız bu konuya eğilmeleri ve çare bulmaları... Sivas deplasmanı kapıda... Takipçisi olacağız...

ÇÖZEBİLEN BERİ GELSİN

Ankaragücü Başkanı, Adana'da oynadıkları Demirspor maçında verilmeyen gollerinden sonra "Bundan sonra olacakların sorumlusu ben değilim" minvalinde bir açıklama yapıyor... Dikkat! Demirspor maçında verilmeyen gollerinden sonra? Oynayacakları Beşiktaş maçından önce aynı zamanda! Bu yazıyı A.Gücü-Beşiktaş maçından önce yazmadım ki bir şeyleri kurguluyor demesinler...

Eee! Biz böyle ince düşünürken ne oldu? Sahaya bir muşta atıldı. Üstüne "buzzzz" gibi bir penaltımız verilmedi!!! Her olayın başlangıcındaki Atakan denen vatandaşa bütün maç boyu sabredildi...

Soruyorum şimdi. Göztepe-Altay maçında atılan havai fişekle bu muştanın ne farkı var? İlle de birine isabet etmesi mi gerekiyor? Hakem maçı niye durdurmadı/ertelemedi? A.Gücü Başkanı bu olaylardan sonra A.Demirspor maçının nihayetinde yaptığı cevvalliği niye göstermedi?

Ve... Bütün bu yaşananlardan sonra Beşiktaş Yönetimi çıkıp niye iki çift laf etmedi? Aslında esas mevzu burada başlıyor. Konuşup aksiyon almamak... Bir evvel aynı takımla, aynı sahada oynanmış maçta bir sürü mevzu olmuş. Futbolcun psikolojik bunalıma girmiş. Yine aynı konuların olacağı sinyali geliyor. Ve bir kişi "Hayırdır arkadaş!" demiyor... Ben çözemedim çözen beri gelsin...

DARISI BURADAKi KULÜPLERE

Acun Ilıcalı, sahibi olduğu Hull City Kulübü taraftarlarını sezon sonuna kadar deplasmanlara bedelsiz götürme kararı almış... İyi yapmış. On numara hareket... Niye götürmesin ki? Şöyle düşünün, Milyon eurolarca para harcıyorsun futbolcu transferlerine...

Niye? Başarılı ve yarışmacı takım kurmak için... Kurtlar sofrasında söz sahibi olmak için... Daha yukarılara tırmanmak için... Eee o zaman, Niye futbolculara harcadığım paranın milyonda birini taraftarım için harcamayayım ki?

Kurallar ve kurullar çerçevesinde taraftarımı bir dakika yanımdan ayırmam ben... Bizim buralarda başkanla tribün liderini yan yana getirmek istemeyen bir zihniyet söz konusu.

Yıllarca uğraştık. Amigolar öcü ya! Milletin lafıyla hareket ediyor çoğu...

İş zora girerse, yakın çevrenin rahatı bozulacak... Bak adam ne güzel yapmış... Deplasmana taraftarı kulüp götürüyor... Bu kadar basit... Yöneticiler sorumluluk alır, iş biter... Darısı buradaki kulüplerin başına...

Alen MARKARYAN / Akşam