Bülent Bilirgen Duhuliye.com için yazdı...

Çok yıllar geçirdim bu düzende. Neler yaşattılar, ne kadar üzdüler yada isyan ettirdiler bir çoğunu hatırlamıyorum bile. Ama geçtiğimiz Pazar gecesi yapılanlar belki en büyüğü değildi ama benim bünyeyi epey yordu. Sosyal hayatıma tecavüz gibi hissettim açıkçası. 3 gündür kendime gelemiyorum.Üzerinize afiyet maç günü tatildeydim. Sahil şehrinin birinde denizen dibinde, kalabalık eş dost ortamında masanın kenarına açtığım Ipad ile izledim maçı. Masadaki diğer insanlar tatil ortamının rahatlığında sohbet edip gülüp eğlenirken ben ve benim gibi (buraya sıfat bulamadım) bir arkadaşım kenarda iki büklüm maçı seyretmeye başladık.

30 DAKİKA HER ŞEY NEFİSTİ

30. Dakikaya kadar her şey nefis gitti. Takım akıyor, goller geliyordu. Hatta biz ikimiz masadaki muhabbete de ortak olmaya başlamıştık ki Sistem Çocuğunun kolu uzandı bizim masaya. Dedi ki bana yoookk birader bu maçı seyretmeyeceksin, burada gülüp eğlenmeyeceksin, tuttuğun takımdan gurur duymayacaksın, eşe dosta makara yapıp tatilinin tadını çıkartmayacaksın dedi. Al dedi işte bu maçı seyredeceksin. Ve dediğini yaptı 70 dakika beni karın ağrıları ile stresli bir surat ile sanki ailesinden birine bir şey olmuş psikolojisinde bıraktı. Bu benim hikayem daha yüzbinlerce böyle hikaye var eminim Pazar’la ilgili. Bu kadar basit olmamalı hiç bir şey. Hele bu kadar büyük bir ekonominin döndüğü işlerde hiç olmamalı. Dedim ya 3 gündür kendime gelemiyorum. Devamlı kafamda saçma sapan fikirler. Artık gördüğüm hiç bir şeye inanmamaya karar verdim. Yani son 20 yıldır ben Beşiktaş başkanlarının çıkıp hakemlere serzenişlerini, federasyonlara gidişlerini, ekranda atarlı giderli konuşmalarını, sabırlarının taştığını falan görmeye doydum artık. Yemem bundan sonrasını. Biri çıkmış Kol’u kırarız diyor. Abi nasıl kıracaksın? Neyine güveniyorsun? Ben sana söyliyeyim sen ve senin gibiler oldukça kolu kırarsan bacakla gelirler sana.

SONUNA GELDİK DİYOR AMA..

Başkan çıkmış sabrımızın sonuna geldik diyor. Ne yapacaksın sayın başkan? Kiminle yapacaksın? Geçen sene memleketinin takımı üzerimizden geçerken neden tek laf etmedin? Ya 1 sene önce şampiyonlukta hocayı neden hem antrenör, hem taktisyen, hem yönetici, hem başkan gibi kullandın? Neden aynı adamla 2 ay anlaşmadın? Camiana güven vermek için ne yaptın sayın başkan? Bu laflar bu ortamlar beni benden alıyor. Arkasından gaz alma transfer çalışmalrı, İstiklal marşı, kapanış. Ben bunlar yerine daha tutarlı, kararlı, testiyi kırdırmadan önlem alan yönetim anlayışı bekliyorum. Sabri Çelik isimli Beşiktaş katilinin atanmasını önceden engellemeyi yada koca yaz boyunca istifa ettirilmesini bekliyorum. Çok da şey istemiyorum bana göre.

NORMAL BİR DURUM DEĞİL 

Ersin’e son şans! Necip Uysal...  Ersin’e son şans! Necip Uysal... 

Vallahi normal değil billahi değil.  Ben de artık normal düşünmeyeceğim hep bir yeniği arayacağım her olayın arkasında. Bakın bu ruh halim ile size olmayacak deli,sıyrık, uçuk bir senaryo yazayım. Hikaye bu ya ; Eskiden 2 büyüklü sisteme geçiş yüzünden hakkımızın yendiğini düşünülüyordu camiamızda. Artık iş değişti. Ülkede üretim, doğal kaynak, ilim, bilim vs gibi para edecek çok şey yok. Ekonomik durum belli. Artık kendi kendine ekonomi yaratan en büyük sektör futbol kaldı. Bu ekonominin parlatılıp pazarlanacak bir ürün hale getirilip yurt dışına satılması gerekiyor. Ülke futbolunun Katar, Çin, BAE gibi yatırım yapan ülkelere pazarlama çalışmalarının önü açılmalıı.. Son yıllarda Bursa,İBB ve Trabzon gibi takımların şampiyon yapılmasının da böyle planın bir parçası olduğu ülke futbolunun 3 büyük kartelinde olmadığına destek çalışmaları olduğu yazdığım bu senaryonun önemli parçalarından biri.. Sırada en zor ve en büyük adım kaldı. Taraftarı olan ekonomi yaratan bir kulubün satılması.

ZAYIF HALKAYI SEÇTİLER 

En zayıf halkayı seçtiler bile. Yıllardır tiyatro gibi bir stat ile mekan, come to Beşiktaş ile magazin, arada  şampiyonluklar ile başarı pompalaması yapıldı. Şimdi geldiğimiz nokta etkisiz bir yönetim eşliğinde mali olarak uçuruma yollanan bir camia. Bundan sonra başarısızlık ve gelirisizlik ile açılsın Tmsf yolları Alın size bu uçuk senaryoya bir katkı daha; geçen gün iktidara yakın bir işadamı da çıkıp ben alırım Beşiktaş’ı ortada bırakmam demedi mi? Belki de erken çıkardı ağzından baklayı ya da alıştırma çalışmalarının startını verdi. Aman canım öyle olursa taraftar bulamaz demiyor bu senaryo. Tam tersi, hazır Q7 ci, Şenolcu, Sergenci, Formancı, Çebici, İsmael düşmanı yada savunucusu gibi bölünmüş taraftardan elbet bu yeni yapıya müşteri çıkacaktır. Yok yok yahu bu KATAR  da çılgın bir senaryo yoktur, kafada saç da yok güneş geçti herhalde. Bu satırları son 3 günün psikolisine vereyim kafamdan atayım bu saçma sapan düşünceleri.

İSYANLARI ANLADIM

Son olarak hoca mevzu. 3 gündür sosyal medyadaki odalarda, katıldığım bir radio yayınında ya da eş dost whatsapp tartışmalarında bu maçı hoca üzerinden okumam diyordum. Ama bu sabah biraz sakinleşince isyan eden renktaşlarımı da anladım. 3-0 lık bir skor mutlaka korunmalı idi. İlk yarı en azından gol yemeden bitirilse hocanın oynattığı (bence tutu Saiss’e kadar) otobüs modeli 3 puanı da alabilirdi. Bunu yazarken şerefi ile ilgili yorum yapmayacağım hakemin ilk yarıyı 6 dakika uzattığı geldi aklıma. Yahu nasıl 6 dakiaklık bir süre eklenir hangi yavru bit yapar bunu? Adam mı öldürüldü sahada biz  görmedik.  Yahu neyse dağılmamayım, İsmael hoca bari Nkoudu’yu tutaydın oyunda. Boyd nedir? Ne iş yapar? Muleka neden Hollandalı ile değişmez? Geçen hafta oynattığın (ve de kötü olmayan) Kartal’ı neden atmazsın oyuna? Bu ve bunun gibi bir çok eleştiri yapılabilir de ben sonuna kadar hocanın yanında olduğumu belirtmeden geçmeyeyim. Biz taraftar olarak hocanın, başkanın, malzemcinin, aşçının, futbolcunun tarfındayız. Bu kulubün resmi görevlisi beni, bizi temsil eder. Ha beni değil de başkalarını temsil ediyorsa birileri o zaman durum yukarıdaki uçuk senaryodan da kötü demektir.