Spor yazarı Mehmet Eyüp Yardımcı'nın Beşiktaş gündemine dair yazısı...

Beşiktaş'ta beklenen  bir yönüyle de istenilen şey gerçekleşti ve Valerien İsmael ile yollar ayrıldı.

Bu ayrılışın birçok hikâyesi yazılacaktır birçok farklı yönden ve her hikâye gerisinde sorular ve haklılık payları barındıracaktır.

Valerien İsmael ilk geldiğinde tıpkı diğer teknik direktörler gibi hakkında methiyeler yazıldı, okundu hatta bazı medyatik hanımlar sosyal medya hesaplarından onunla ve fiziğiyle ilgili videoolar yayınlayarak hayranlıklarını dile getirdiler.

Geçen sezonun son dilimi içinde Beşiktaş'a gelen Valerien İsmael sezon bitimiyle artık bu ülkeyi tanıyan, takımı ve ligi etüt etmiş deneyimli bir isim olarak karşımızda idi. İlkeleri vardı mesela ben takımımı üçlü sistemde oynatırım diye….

Sezon öncesi kamp dönemi Beşiktaş ilk defa tam takıma yakın katılım gösterdi, ağır antremanlar ve hazırlık maçlarıyla sezon öncesi tamamlandı. Beşiktaş 90 dakikanın 45 dakikasında rakibini nakavt eden boksör gibi başladı sezona, sonra herkes bu 45 dakika, 60-70 dakikalara kadar yayılır, Beşiktaş uzak ara şampiyon olur diye düşünürken her şey gerilemeye başladı.

Beşiktaş oyun gücünü, futbolcularda ruhunu kaybetmiş gibiydiler ama her şeye rağmen puan durumu ümit verici idi, bir kıvılcım yetecekti ama olmadı o kıvılcımı kimse çakamadı.

Romain Saiss, Fas'ın kahramanı oldu Romain Saiss, Fas'ın kahramanı oldu

Valerien İsmael'e sosyal medya üzerinden yüklenmeler başladı, yerine isim listesi oluşturuldu.

Tüm bu sosyal medya baskısına rağmen sayın Ahmet Nur Çebi, yapılanların Valerien İsmael üzerinden kendisine ve yönetimine yönelik bir eylem olduğunu belirtip; "üç sene boyunca buradayım ve ben burada olduğum müddetçe hocamızda burada olacak, arkasındayız!" dedi

Beşiktaş Sportif Direktörü Ceyhun Kazancı da tıpkı başkan gibi açıklamalar yapıyor, projelerden ve her seferinde "istikrardan" bahsediyordu tüm istikrarsızlığı içinde.

Ceyhun Kazancı'nın istikrar adına projelerinden birisiydi Valerien İsmael ve proje çöktü. Sayın Ahmet Nur Çebi başkanlığa adım attığı andan itibaren; Abdullah AvcıSergen YalçınÖnder KaraveliValerien İsmael ve büyük olasılıkla hatta bu yazı yayına girdiği zaman ismi açıklanmış olabilir "Şenol Güneş" ile beşinci teknik direktörünü seçmiş olacak.

Beşiktaş futbol tarihine ilkleri yaşatmış bir kulüptür ama Sayın Ahmet Nur Çebi başka bir ilkleri de Beşiktaş tarihinde yaşatmaktadır.

2000 yılı itibariyle Serdar Bilgili ile başlayan dönemde birbirinin içinden çıkan tam yönetimler ve toplamda dört başkan gördü Beşiktaş yani 22 senede dört başkan geldi "Serdar Bilgili-Yıldırım Demirören-Fikret Orman ve Ahmet Nur Çebi"

Bu dört başkan; "Nevio Scala / Christoph Daum / Mircea Lucescu / Vicente Del Bosque / Rıza Çalımbay / Mehmet Ekşi / Jean Tigana / Tayfur Havutçu / Ertuğrul Sağlam / Mustafa Denizli / Bernd Schuster / Tayfur Havutçu / Carlos Carvalhal / Tayfur Havutçu / Samet Aybaba / Slaven Bilic / Şenol Güneş / Abdullah Avcı / Sergen Yalçın / Önder Karaveli / Valerien İsmael" isimleriyle tam 21 ismi geride bıraktı yani  hemen hemen her sene bir teknik direktör ile çalışma istatistiğini ortaya çıkardılar.

Beşiktaş 21 teknik direktörden sadece 4 teknik direktör ile 4 kere şampiyonluk başarısı elde etti bu süreç içinde peki bu dört başkan görev süreleri boyun nasıl bir transfer bilançosu bıraktılar geride;

Serdar Bilgili

Görev süresi 4 yıl 31 gün

Gider 35.650.000 Euro Gelir 19.075.000 Euro Bilanço -16.575.000 Euro

Yıldırım Demirören

Görev Süresi 7 yıl 307 gün

Gider 116.900.000 Euro Gelir 22.970.000 euro Bilanço -93.593.000 Euro

Fikret Orman

Görev Süresi 7 yıl 209 gün

Gider 100.990.000 Euro Gelir 99.415.000 Euro Bilanço -1.575.000 Euro

Ahmet Nur Çebi

Görev süresi 2 yıl 361 gün (devam etmekte)

Gider 28.080.000 Euro Gelir 10.000.000 Euro Bilanço -18.080.000 Euro

Beşiktaş'ta yaşananlar sanki Sabahattin Ali'nin "İçimizdeki Şeytan" romanı gibi birbirini tanımadan bir arada olanların ortaya çıkardığı dert yumağı gibi her şey ortada duruyor.

Şimdi yeniden bir teknik direktör ismi, yeniden üzerine salvolar falan filan…

Siz bir sisteme, mantığa ve düşünceye göre hareket etmiyorsanız değişen sadece teknik direktör ismi olur, kaderiniz ise aynı…

Bugün Jorge Jesus ülke futbol ikliminde teknik direktörlük çıtasını, sistem-saha içi hâkimiyeti-taraftar ve yönetim ilişkisi seviyeleri ile başka bir noktaya taşımıştır. Siz bu çıtayı daha ileriye taşıyacak yeni bir Jorge Jesus bulmanız ve bulduğunuz takdirde ise o teknik direktörün isteklerini yapabilmek cesaretini, olgunluğunu göstermek zorundasınız.

Bu anlayışa hazır mısınız? Cevabınız evet ise değişim ve gelişim başlar yok cevabınız hayır ise film tekrarını izlemeye hazır olun…