Cumhuriyet yazarı Gülengül Altınsay'ın köşe yazısı

İspanya’nın Fas’a elenmesi turnuvanın sürprizlerinden biriydi. Ama oynanan oyuna baktığımızda sonuç hiç de beklenmedik olmadı. Çünkü artık Avrupa’nın üst düzey liglerinde oynayan çok sayıda oyuncu milli takımlarının kalitesini de yükseltiyor. Uyumlu ve dengeli bir takım oluşturan çağdaş bir teknik direktörünüz olunca anlamlı oyun ortaya çıkıyor. Fas’ın İspanya’yı elemesinin açıklaması bu. Yine de İspanya’nın geleceği parlak. Çünkü yeni ve genç bir takım kurdular. Ancak gençleştirme de yetmiyormuş. Her pozisyona belli bir seviyenin üzerinde oyuncu bulmak gerekiyormuş. Golcüleri yetersizdi mesela.

Bu açıdan Portekiz’de tam Ronaldo krizi çıkarken genç Ramos, golcü sorununu çözüverdi örneğin. 

Eğer uyumlu bir takım yaratılabilmişse bireylerin yeteneklerinin toplamından daha büyük bir güç ortaya çıkabilir. Japonya, Güney Kore bu doğru temelde inşa ettiler futbollarını. Gruplardan çıkmayı da başardılar. Ne ki yaşlı Hırvatistan’ın oyunu yavaşlatan tavrı karşısında Japonya’nın sadece takım gücü yetmedi. 

YILDIZLARIN SON DEMİ

Peki takımınızda Ronaldo gibi kariyerinin sonuna gelmiş üst düzey oyuncularınız varsa bu her zaman bir avantaj mıdır? Ne yazık ki büyük yıldızların son yılları çok sancılı geçebiliyor. Böyle bir futbolcunuz varsa oynatmak zorunda kalıyorsunuz ama istenilen performans gelmeyince takımın uyumunu da bozabiliyorsunuz. Bir yerde bu yıldız, takımın yerine kendini koyuyor. Karakterini de sevdiğim Ronaldo’yla Portekiz sanki “10 oyuncu+1 yıldız” gibi ve bu sorun oldu. 

Öte yandan yıldız futbolcudan -mesela Messi- tek başına çok şey bekliyorsunuz. Oysa ki yanında kendisiyle uyumlu arkadaşları yoksa tek başına bir oyuncunun etkili olması olası değil. Nitekim son maçta Arjantin Messi’nin yükünün paylaşıldığı bir 11 ve oyun buldu da takım umut verdi. Sonuçta tek tek futbolcuların becerilerini törpülemeden onları takım uyumu içinde geliştirmek tek çözüm. Fransa bunu başardığı için henüz 23 yaşındaki Mbappe’nin yıldızlığı tescilleniyor bu kupada.

BİZ NERELERDEYİZ?

Bizim alacağımız ders önce uyumlu bir takım yaratmak ve bu ekibin kalitesini yükseltecek oyuncularla desteklemek olmalı. Öyle “yıldızmış”, “şöhretliymiş” diye oradan buradan toplanan isimlere bel bağlamakla olmuyor. Japonya, 4 milyon nüfuslu Hırvatistan, futbolda ismi olmayan Fas... Onlar nereye gidiyor, biz nereye?

Gülengül ALTINSAY / Cumhuriyet