Masis Kuyumcu, Duhuliye okurları için yazdı

Maç başlarken Beşiktaş nasıl kazanır diye düşündüm. Önde baskı yapıp, geriye yaslanmayıp , savunmayı da önde kurup, rakibi hataya zorlayıp kazanabilirdi.Öyle de yapıyordu , ama  yine klasik hastalık , golü bulduktan sonra   geriye yaslanıp rakibe rahat oyun imkanı sağlandı sonra da     Beşiktaş golü yedi.  

Beşiktaş'ın bu maçta takım olarak saha içi enerjisi aşırı derecede  düşüktü.

Oynadığı oyunu da son zamanlarda anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

 Sahada görev alan oyuncuların yerleri kağıt üzerinde belli ancak kimin nerede , ne yaptığı belirsiz.

Kalede devamlılık şart bir maç biri diğer maç öbürünü tercih etmek ne kadar doğru tartışılır.Her kaleci kötü gol yer bu çok normal,kalecilik öyle görüldüğü gibi kolay iş değil zor iş  ama Ersin yaşanan sözleşme krizinden dolayı olacak   kendinde değil,  Ne yaptığını bilemez bir  halde.

Başkan aslında güzel bir kadro kurdu ama  Beşiktaş, bu sezon sahaya çıktığı 7 maçın tamamında kalesinde gol gördü. Şu ana kadar yediği gol sayısı 10, Bunların 7'sını Ersin, 3'ünü de Emre yedi.

Bunun yanında rakiplere bakalım Galatasaray Kalesine  gelen şut sayısı: 29 olmuş Yenen gol sayısı: 5

Fenerbahçe kalesine  gelen şut sayısı: 22 olmuş yenen gol sayısı: 6

Trabzonspor kalesine  gelen şut sayısı: 23 yenen Gol sayısı : 7 olmuş.

Başakşehir de ise Kaleye gelen şut sayısı: 13 Yenen gol sayısı: 0

Beşiktaş'ta Tello sürprizi.. Beşiktaş'ta Tello sürprizi..

Geçen sezon Giresunspor maçında sakatlanarak sezonu kapatan Mert Günok'un sakatlığı hala geçmedi mi ,bu kadar kötü iki kaleci performansı varken  neden tercih edilmez anlamakta güçlük çekiyorum.

Maçta Beşiktaş'ın  özellikle savunma bloğu ile orta alan arasındaki inanılmaz boşluklar çok göze çarptı bu da  İstanbulspor'un  işine yaradı.

Orta sahada oynayan  Josef-Gedson  ikilisi.  Defansif görünen bu iki oyuncuya  rağmen siyah beyazlılar, hem orta alanın kontrolünü eline geçiremedi hem de ikinci topları  kaptırıp savunmada sorunlar yaşadı. 

Takımın maalesef  bir oyun anlayışı yok. Hoca  tek tip oyun oynatıp rakipleri iyi analiz etmiyor. Fransız hocanın Weghorst üzerine bir oyun yapısı var ileri atılan uzun toplar dışında bir oyun planı yok. Bu oyun yapısına karşı rakipler  eğer savunmayı biraz kalabalık tuttuğu anda  gol atılması mucizelere bağlı kalıyor.

Bunun yanında da kenar yönetiminin oyuncu değişikliğindeki yanlışlıklar, kaleci hataları, oyuncuların isteksizliği herşey üst üste gelince yaşanan bu şekildeki   puan kayıpları  çok normal oluyor.