Akşam gazetesi yazarı Alen Markaryan'ın maç yazısı

Ne hafta yaşadık ama?!

Fenerbahçe maçı sonrasının ağır sendromlarını teknik direktör üzerinden geçip

Giresun maçına kadar geldik...

Camiadaki bu kasvetli havanın düzelmesi için peş peşe galibiyetlere geçmemiz lazım...

İşte onlardan ilki....

Salih'in sakatlığında üç yerliyi nasıl oynatırızın çözümünü Muleka'nın yerine Tayfur'u koyarak bulmuş Valerian Ismael... Orta sahayı da Gedson-Dele Alli-Josef'le beslemiş...

Orta sahada çoğalıp, baskıyı artırıp, topla oynama üstünlüğünü yakalamaya çalışan Beşiktaş'ı ilk durdurma eğilimine giren hakem Yaşar Bey oldu...

Sonra Saiss sakatlandı...

Ceza sahası içinde oluşan karambolde attığımız gole tam 5 dakika inceleme yapan sonra VAR'a giden Yaşar Bey ve ekibi golü iptal edip, penaltı icat etti...

Rezillikler, kepazelikler bitmiyordu

Orada madem golü iptale edip penaltı veriyorsun penaltıyı yapan oyuncuya kırmızı nerede?

Bu nasıl tiyatrodur?

Bir de Weghorst penaltıyı atamadı iyi mi!

"Takımın gol atma sorunu yok ama..." "Takımın gol atma sorunu yok ama..."

Nasıl bir cendereye düştük anlamadım....

Sezon başında söyledim bu hakem meselesine çare bulamazsanız isterseniz Ronaldo'yu getirin hava diye... Buyrun...

Yine takım bu moralle valla iyi oynuyor.

Kenarlardan değil hep ortadan gelerek en az 4 tane frikik kazandı yayın içinde

Futbolcu arzulu oynadımı böyle oluyor işte...

Ceza sahasına her seferinde çok adamla gelmenin avantajlarını golü sayılmayan çocuk Tayyip Talha kullandı...

Hakem saymazsa ben bir tane daha atarım dedi... Hem de ne gol.....0-1

İlk yarının sonlarına doğru yine geriye çekilip kapanma hastalığına yakalandık ama sezonun en uzun ilk yarısı bitiverdi.

İkinci yarı başladığında tam beş dakika top yüzü göstermedik ama aynı oranda pas hataları yapmamız can sıktı...

Şöyle düşünün çalışıp para kazanıyorsun, akşam hepsini kumarda yiyorsun...

Orta sahada top tutacak adam bulamayınca sahanın en kötüsü Nathan'ı alıp

Ghezzal'ı oyuna soktu Ismael hoca...

Oyunu domine edemiyorduk, akıcı olamıyorduk ve istediğimiz ölçülerde ceza sahasına giremiyorduk

Top yapan iki adamın çok şey değiştireceği maçta ikinci adamı bulamıyorduk....

Dele Alli ve Josef'in hücuma katkısı sıfırdı. Neredeyse hemen hemen her topçuda özgüven ve konsantrasyon eksikliği vardı... Son bölümde yediğimiz bir gol var, ofsayt olduğunu biz gördük yan hakem görmedi... Allah'tan VAR vicdana geldi de gol iptal edildi....

Böyle bir ortamda galibiyet önemliydi.

Alen MARKARYAN / Akşam