02.04.2020, 17:59 94

Öz kaynak düzeni

Koronovirüs nedeniyle futbola ara verilmesinin ardından  bir çok spor yazarı geçmişi yad etmeye ve anılarını paylaşmaya başladı. Bugün de Bilal Meşe ve Faik Gürses Beşiktaş efsanelerinin nasıl Türk futboluna kazandırıldığı ile ilgili sizinde isminizin geçtiği hatıralarını paylaştı. O günleri ve öz kaynak düzenini birde sizden dinleyelim...

Bu olayları bilebilmek için biraz Beşiktaş’ın yakın tarihine bakmak gerekir. Beşiktaş tarihini yaşayan, mesleki çalışmalarında kimsenin kadrolu adamı olmayan tecrübeli iki arkadaşımız Faik Gürses ve Bilal Meşe gündeme uyan iki yazı dizisiyle ekonomik sıkıntı içerisinde ki kulüplerin gözlerini açmış olmalılar.

1970 senesi sonlarında gündeme gelen öz kaynak düzeni çalışmasına öncülük eden kulüplerimizin sayısı bir elin parmak sayısı kadardı. Beşiktaş, Galatasaray, İzmirspor, Trabzon İdmanocağı bu işin öncüleriydi. Beşiktaş’ta da 77/78 sezonunda rahmetli Gündüz Tekin Onay’ın teknik direktör olduğu dönemde öz kaynak çalışmaları başlamış, beni de o günkü başkanımız (nurlar içinde yatsın) Gazi Akınal işin idari tarafının başına getirmişti. Gündüz hocanın tavsiyesi ile Serpil Hamdi Tüzünü’de teknik direktör yapmıştık. Dünyada ise bu konuda örnek AFC Ajax gösteriliyordu.Fikir olarak önemliydi ama çalışma şartları kıyaslanamayacak kadar azdı. Biz şeref stadının toprak sahasında çalışırken daha sonraları ziyaret etme fırsatı bulduğumuz Ajax kulübünün gençleri için 10 ayrı çim sahada çalışma imkanları yaratılmıştı.

Onların scout ekipleri yetenekli gençleri araştırırken biz rahmetli Üsküdar’lı balıkçı Süleyman, daha sonraları ise Tatar Rauf abimizle takipteydik.

O zamanlar Kulüpler bugün olduğu gibi gelir kaynaklarının bolluğunu yaşamıyordu. Hatta kulüpte çalışan görevli sayısı hiçbir dönem 10 kişiyi bile bulmuyordu. O tarihlerde yöneticiler tanınıp rant sağlayıcı piyasa yapmayı düşünmeden sadece renklerin aşkına yaptıkları masrafları ceplerinden karşılar, şimdi ki gibi inşaat ve kuvvetli paralarla transfer işleri filan olmadığı için değişik tanımlamalarla düzmece fatura makbuz tanzimi akıllarına bile gelmezdi. O dönem iki sezon o tarihte tek grup olan kadroyu önceleri semtte ki İmren lokantasında öğlen yemeklerini karşılarken sonraları Akaretlerde mutfak düzeni hazırlayıp ilk kurulmuş Aşkur isimli yemek fabrikasıyla anlaşarak öğlen öğünlerini karşılamıştım.

Gelelim gündem de oldukları için Metin, Ali, Feyyaz olaylarına...

Tabi bu zamanın gençlerinin yanı sıra unutulmayanlardan olan Ziya, Fikret Demirer, Gökhan Keskin Yücesporlu Tevfik gibi tarama ile bulduğumuz birçok yetenekle birlikte kendi kaynağımızda çıkan Fuat Yaman, Haluk Çakar, Kenan Oktay, Tekin Aslıhan, Adnan Karayaka ve isimlerini sıralayamadığım birçok gencimizi Beşiktaş’mıza kazandırdık.  Adana Demirspor kupa maçında bir tek kalede Erdinç dışında 10 öz kaynak evladıyla resmi maç oynama başarısını tarihimize yazdırmıştık.

Bütün bu çalışmalarda başta rahmetli Hasan Tutaş olmak üzere o tarihte semtin gençlerinden Cevdet Fidan ve ağabeylerimizin büyük yardımlarını görmüştük.  En büyük emek onlarındır.

METİN’İ ELLERİMLE FAKÜLTEYE YAZDIRDIM

Eskiden İstanbul bölgesi hakemleri gençler ligi maçları, büyük takımların maçlarından önce aynı statta oynandığı için onlarla temasa geçerek gözlemledikleri yetenekli genç futbolcuları sorardım. Metin’de bu şekilde dikkatimizi çeken bir yetenekti. Genç Milli takımın bir hazırlık maçında o dönemin teknik direktörü Dorde Miliç’i İnönü’ye götürüp Metin’i ve Erdekli Tayfun’u seyrettirmiştim. İdman maçının daha 20’nci dakikasında Miliç kararını vermiş ve bu gencin işini bitirelim demişti.

O tarihte amatör aktarmalar 31 Temmuz tarihinde biterdi. Kocaelispor Metin’i vermiyordu ancak mevzuat takip etmenin faydası burada imdada yetişmişti. Galatasaray’ın İzmirli bir yüzme kız sporcusunun transferi  için değiştirttiği  “amatör sporcular üniversite eğitimlerini kazandıkları ilde ki bir spor kulübünde kulüplerinin muvafakatı aranmaksızın lisansiye olabilirler” hükmünden faydalanmayı aklıma getirmiştim. Ancak bu noktada sıkıntı İstanbul İktisat fakültesini kazanan Metin liseden 2 dersten ikmalliydi ve haziran ayında imtihanları vardı , kısaca işi halledebilmem için liseyi bitirmesi şarttı. Neyse gereken çabayı birlikte gösterdik ve kendisini tabir yanlış olmaz ellerimle fakülteye kaydettirdim. Böylelikle ismini Galatasaray ve ülke futbolunun taçsız kralı Metin Oktay’dan alan Metin Tekin kartal oldu.

ALİ’Yİ FENER’DE İSTİYORDU

Ali Gültiken, Bakırköy’ün futbolcu yetiştirme merkezi olan Zuhurat baba sahasında ki turnuvalarda orta saha oyuncusu Tevfik ile birlikte radarımıza girmişti. Kulübü Yücespor profesyonel takım gibi idare edilen bir kulüptü. Ali için Fenerbahçe’de devreye girmişti. Yönetici Faruk Pala’nın kişisel çabalarının da yardımıyla  Ali’de bünyeye dahil edilmişti.

FEYYAZ’I PANORAMA EKİNDE GÖRDÜM

Feyyaz ise tam bir medya ürünüydü. Santraforlarımız hazırlık döneminde sakatlanmış ciddi bir eksiklik oluşmuştu, günlerden ise 28 Temmuz’du yani aktarma yapabilmek için sadece 3 günümüz vardı. Milliyet’in yıllık panorama ekinde gençler liginde gol krallığında Feyyaz’ın ismini görmüştüm. Hasan kardeşim rahmetli Fahri Namoğlu’nun arabasına binerek Avcılar sahilinin yolu tutmuş, Feyyaz’ı güneşlenirken yakalamış ve Şeref stadına davet etmişti. Ertesi gün Feyyaz, babası, amcası yanlarında bir yönetici ile birlikte ellerinde bir buket çiçekle geldiler. Bir tahta masa ve 4 adet yazlık sinema bahçesinden aldığımız tahta sandalyeli oda da kendilerini misafir etmiştik. Ben bu çiçekli gelişten “acaba çok para mı isteyecekler “ diye heyecanlanırken onlardan “kulübümüzün bir sporcusuna kapılarınızı açtığınız için sizlere teşekkür ederiz “ sözleriyle derin bir oh çekmiştim. Şimdi bu işin maliyetini merak edenler olmuştur, açıklayayım;  Avcılar kulübü futbol takımına renklerini taşıyan bedelini şahsen ödediğim bir takım forma!

Diğer yandan bütün bu işleri hallederken ben ve yardımcılarım kulüpten tek delikli kuruş almamıştır. Zaten almamıza da imkan yoktu çünkü gözümüz kulağımız maç hasılatlarındaydı. Mali işler sorumlusu rahmetli Saim Eraslan abimiz maç saatinde o zaman ki adı da beleş tepe olan yerde durur neredeyse giriş yapan seyirci hesabı yapardı.

BU VESİLEYLE...

Bu yazı vesile oldu zaman içinde bu sitede yazılarıma yorum yapan yeni yetmeler ve satılmış troller “ Sen ne yaptın” diye sulanıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi bizim dönemimiz hep kulübe verdi şimdilerde ise akıl, fikir hep nasıl……….                  

Yorumlar (0)
Rumuz:
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20