Milliyet yazarı Attila Gökçe'nin köşe yazısı

Futbolda yarım yüzyılı aşan büyük şöhreti ile Siyah İnci Pele sadece saha içinde top ve rakip ilişkilerine girmedi. Pele’nin siyasal, ekonomik rakipleri de vardı.

En önemlisi Brezilya Milli Takımı’nın elemeleri geçip 1970 Meksika finallerine katılma hakkı elde etmesinden sonra Teknik Direktör Joao Alves Jobin Saldanha’ya karşı sergilediği tavırdı. Pele ve Saldanha iki farklı şirket ortaklıklarıyla bir Amerikan ilaç patentini almak üzere rekabete girişti.

Patenti Saldanha’nın ortağı olduğu şirket kazandı ve Pele bunu hazmedemedi. O dönemde Brezilya’yı yöneten askeri cunta Pele’ye çok sıcak davranıyor, ancak solcu Saldanha ile yıldızı barışmıyordu.

1970 Dünya Kupası finalleri başlamadan üç ay önce Pele kamuoyuna bir açıklama yaparak, “Ben bu Saldanha ile finallere katılmak istemiyorum. Orada şampiyon olacak bir kadromuz var. Ama takımın başına Mario Jorge Lobo Zagallo getirilmeli” dedi.

1958 Dünya Kupası’ndaki ağır ağabeylerinden birini göreve getirmek cunta koşullarında hiç de zor olmadı.

Pele ile İstanbul’da röportaj yaptım. Büyük bir istekle Brezilya hükümetine girmek istiyordu. Kendisine bir futbol yıldızı olarak neden siyaseti seçtiğini, futbol bilgileriyle ülkesine daha yararlı olup olamayacağını sordum. Pele ‘haklısınız’ dedi ve şöyle devam etti: “Halkın bunaldığı bir dönemde yolsuzluk haberleri Brezilya’daki yaşam için hiç de olumlu değil. İşte bu yüzden siyaseti seçtim.”

Nitekim 90’lı yıllarda yapılan seçimlerin sonucunda Pele, Spor Bakanlığıyla kabinede bir sandalye aldı.

Brezilya’da AIPS Kongresine gittim yıl 2000... Sao Paulo’da apartmanların bir cephesi 2006 Dünya Kupası ev sahipliği için aday olan Brezilya’nın tanıtımına ayrılmıştı. Socrates, dönemin yıldız futbolcuları bu adaylığa destek veriyordu.

Ama Pele’nin sık sık tekrarladığı sözler dikkat çekiciydi: “Bu federasyon ve bu hükümet Brezilya’da Dünya Kupası düzenleyemez. Hayallerle uğraşmayalım.”

Radyocu dostum Charles bu çelişkili durumu şöyle açıkladı: “Pele’nin reklam panolarında adı elbette olmaz. Kampanyanın şirketiyle tanıtım ve reklam ihalesine girdi, ancak Pele ve şirketi bu ihaleyi kaybetti.”

Bu durum futboluyla tanıyıp sevdiğimiz, gönlümüzü verdiğimiz adamın hayatta farklı alanlarda ne kadar çatışmacı olduğunu da ortaya koyuyordu. Her ne kadar kupalarla, zaferlerle, gollerle süslenmiş bir tacı olsa da Siyah İnci, zaman zaman ihtirasına gem vuramadı, ticaret dünyasının çıkar çatışmalarından farklı ve ılıman bir köşeye çekilemedi.

Attila GÖKÇE / Milliyet