İşte ikilinin açıklamaları:

Ali Ece: "Geçen maç Şenol Güneş'in teknik direktörlük performansına 10 üzerinden 5 vermiştim ya, bu maçta 7 veriyorum çünkü idealindeki oyundan vazgeçip pansuman yapması gerekiyordu. Beşiktaş çok pozisyon veriyordu. Şenol Güneş idealindeki 4-3-3, 4-2-3-1 hibridinden vazgeçip çok gerçekçi bir şekilde 4-4-2 oynatıp savunmanın önüne, istikrarsız stoper tandemine iki orta sahayla set çekti, Amir'le Salih'i oynattı. Gedson yokken bunu yapmak zorundaydı. Zaten Gedson olmayınca 4-3-3 oynasan ne oluyor ki? Driplinfgçi orta sahan yok, emsafe katedemiyorsun, o zaman da tempo yükselince sen karşılık veremiyorsun, pozisyon veriyorsun, geride az adamla yakalanıyorsun. Konya deplasmanına böyle çıkmak benim sezon başındaki hayalim miydi, kesinlikle değildi ama kan kaybı durdu, pansuman yapıldı. Şenol Güneş hocanın maçtan sonraki teknik direktörlük dışında yönetimin yapması gerekenleri yapmaya kalkması, örneğin deplasmana gelen taraftarların "yönetim istifa" tezahüratına cevap vermesi son derece gereksizdi. Aynı şekilde yayıncı kuruluşta kim varsa onları muhatap alıp birtakım sözler söylemesi de gereksizdi, haklıyken kendini haksız duruma düşürdü. Bir kez daha başladığım noktaya dönüyorum: Şenol Güneş sadece teknik direktörlük yapınca, zekasını, tecrübesini yüzde yüz teknik direktörlüğe konsantre edince çok iyi, takımın en önemli kozlarından biri ama hoca böyle üç ayrı insan gibi parçalanmış şekilde yönetici, basın sorumlusu, teknik direktör, sportif direktör Şenol Güneş olunca o teknik direktör performansını sürdüremeyeceğinden bir kez daha korkmaya başladım."

Serdar Ali Çelikler: "Konyaspor - Beşiktaş maç tahmininde anlattım. Bir sürü olumsuzluklar var, şunların olması gerekiyor, anlattım anlattım en sonunda dedim ki banko Beşiktaş kazanır. Dedim ki; birincisi Şenol Güneş tecrübeli, kurt hoca, Trabzon'dan 3 yemişsin, Demirspor'dan 4 yemişsin, arada Brugge var, millet sana dönmüş, bu maçı kazanmak için her şeyi yapacaktır, pragmatist düşünecektir. Ayrıca Konyaspor'da Cikalleshi ve Muhammed yok, santrforları yok. O yüzden Oliviera diye bir oyuncuyla oynadılar, görmedik bile. Beşiktaş bu maçı 1-0 falan bir şekilde kazanalım, oyundan vazgeçelim, şu 3 puanı bir alalım, bir rahatlayalım 3 gün gibi düşünecektir, bir şekilde kazanacaktır dedim, nitekim aynen öyle oldu. İkinci yarıda dedim ki "Beşiktaş 1-0'ı koruyacak, pas yapacak, yere yatan kalkmayacak" derken penaltı pozisyonu oldu, akabinde kırmızı kart oldu. Oğulcan'ın atılması kurala göre doğru ama tartışılır. Beşiktaşlı, Fenerli bir oyuncuyu öyle atabilir misin? Yine hakem mevzusu... Ondan sonra zaten maç bitti. Penaltı pozisyonunda ben penaltı vermem ama Oğulcan'ı atar mıyım... Oğulcan orada protesto etmiyor, kendine kızıyor bence. Oğulcan'ı ben olsam atmazdım ama kural "at" diyor, saçma sapan bir durumdu yani. Sonra Aboubakar işi bitirdi, gitti Burak'a koştu."

Ali Ece: "Rashica'nın topunda Uğurcan sakarlık yaptı. Tam Lovren golü kendi kalesine attığı. Gedson olmayınca, 4-4-2 de oynasan, ne oynarsan oyna, 49. dakikada 19'da 3'tü isabetli orta ve sen Masuaku'yu sadece bir ortacı olarak, Caner gibi kullanmaya başladın, bu iyi bir işaret değil. Masuaku ortaları çok iyi yapmakla beraber daha da fazlasını yapabilen bir oyuncu. Kenardan çevirdiğin topla gol gelse de, iki santrforundan birini, Aboubakar ile Muleka'yı topla buluşturamadın. Beşiktaş'ın ilk isabetli şutu Aboubakar'ın makas show sonrası attığı Quantum golüydü. Bunlar üzerine Şenol Hoca'nın çalışması gerekiyor. İstanbulspor maçı var evet, ama 21 Ekim Galatasaray deplasmanı. Bu 4-4-2'yi devam mı ettirmelisin yoksa yeni bir oyun mu? Burada pansuman yaptın ya, İstanbulspor maçı da böyle pansumanla geçiştirilebilir ama 21 Ekim'deki Galatasaray maçında senin elindeki kadroyla teknik direktör arasındaki ilişkiyi optimuma çıkarıp Beşiktaş taraftarının o çok güvendiği Şenol Güneş futbolunu oynatırsın, teknik direktörlüğünü yüzde yüz konuşturursun, yoksa geri kalanların hepsi senin aleyhine kullanılır hocam."

Serdar Ali Çelikler: "Şenol Güneş'in teknik direktörlüğe dönüşünün ve konsantre oluşunun en büyük özelliği nedir biliyor musun? Oğulcan 55'te atıldı, 3 dakika sonra baktı ki Arda Kardeşler dağıldı, "şimdi benim sarı kartlılarımı atar" dedi, hemen Rashica'yla Masuaku'yu oyundan aldı çünkü Türk hakemini iyi biliyor. "Ben malımı bilirim" dedi, şimdi bu hakem denge sağlayayım diye bunların birini atar, ben bunları bir alayım" dedi. Durumun farkında yani, durum yönetimi o. Maçtan sonra neye kızmış anlamadım. Beşiktaşlıların öyle bir tepkisi var mıydı bilmiyorum "bize çizdin ona çizmedin" falan... Onu anlamadım. Yalnız "güvenmiyorum" dedi yayıncı kuruluşa. 

Ali Ece: "Bunu sana anlatması gereken kişi bir Beşiktaş yöneticisidir. Bunları Selahattin Baki söylüyor Fenerbahçe'de, Galatasaray'da Erden Timur söylüyor. Emre Kocadağ, Umut Şenol, kimse o yapacak. Böyle yönetim olmaz o zaman. Şenol Güneş'e yöneticilik yaptırmaya kalkarsan teknik direktörlük yapamaz, istediğin verimi alamazsın. Meselenin özü burada..."

Serdar Ali Çelikler: "Beşiktaş'ta şöyle bir durum var, olay Şenol Hoca'ya da döndü. Bir arkadaşım "Ahmet Nur Çebi yüzde 45 Trabzonluysa Şenol Güneş yüzde 50 Trabzonlu" dedi.  "Trabzon'a hoca olsana derler dedi. O yüzden bu ikili birbirlerini sevmeseler de, sevseler de, anlaşsalar da, anlaşmasalar da birbirine muhtaçlar. Şenol Güneş bilmiyor mu Ahmet Nur Çebi giderse kendisinin de devam edemeyeceğini... Bu ikili birbirine bağımlı ama hoca bir taraftan da haklı. Maç başlar başlamaz yönetim istifa demenin de bir manası yok ama yayıncı kuruluşla ilgili "bana çiziyorsun ona çizmiyorsun" böyle bir tartışma olup olmadığını bilmiyorum."

Ali Ece: "Yayıncı kuruluş bir kurumdur, Beşiktaş da bir kurumdur. Bu konuyu kurum yöneticilerinin konuşması gerekir. Beşiktaş'ta bir yöneticinin kurumu temsilen konuşması gerekir. Teknik direktörün görevi değildir. Orada ya başkan konulur, ya da bir yöneticiyi delege eder, yönetici konuşur. Şenol Güneş'e yöneticilik yaptırırsan olmaz."

Duhuliye.com