Beşiktaş yüküyle bayır aşağı inerken freni boşalmış kamyon gibi… Sağa sola çarparak ilerliyor. Her çarpışmada zayiat veriyor… Dün de Norveç'in müstakbel şampiyonu Bodo/Glimt'e yenilerek Konferans Ligi'ne de veda ettiler. Daha dün Beşiktaş, F.Bahçe ile Ayasofya Stadı'nda final hayalleri kuruyordu.

Başkan Ahmet Nur Çebi 6 Ekim'de kongre kararı almadan Eylül'de "Transferlerimize kimse kötü diyemez. Başarılıyız ve %99 şampiyon olacağız" iddiasında bulunuyordu.

Ne oldu da bu takım hale geldi? Gerçeklikten uzak sanal yönetim yaklaşımları, siyah-beyazlı camiayı, taraftarı duygusal travmaların, sinir boşalmaların içine itti. Dün de olduğu gibi maç bitmeden umudunu bitiren taraftar düne kadar yönetime kustuğu öfkeyi ilk kez teknik adama ve futbolculara yöneltti. Üstelik maçın ve oyunun bitmesini dahi beklemeden!

İsyan sarmalına gitmiş taraftarın "Burası Beşiktaş herkes kendine gelsin""Formayı çıkarın, çıplak oynayın""Süleyman Seba'nın sızladı kemiği", "Rezil ettin bizi Ahmet Nur Çebi""İstemiyoruz Burak Yılmaz'ı istemiyoruz" gibi tezahüratları karanlık gecenin özetiydi.

NASIL KURTULUR?
Beşiktaş 
bu süreçten nasıl kurtulur? Öz güveninin zarar gördüğü takımlar ve öfkenin aklı gölgelediği camialar taze bir başlangıç yapmak zorunda… Beşiktaş'taki yangın kontrolden çıktı ve bunu gerçekten söndürebilecek güçlü bir idareye ihtiyaç var.

Fatih DOĞAN / Sabah