Futbol yazarı Asena Özkan'ın maç yazısı

Manchester United’a transfer olan Wout Weghorst’un Sky Sports'a verdiği demece ilişiverdi gözüm, maç öncesi. “Açıkçası Beşiktaş'taki antrenmanlardan memnun değildim ve dürüst olmak gerekirse şikayetçiydim.”

Henüz terlettiği Beşiktaş forması kurumamışken Wout Weghorst’un yaptığı açıklama elbette saygısızlık ve profesyonellikle bağdaşmıyor ancak… Şenol Güneş ya da ekibinde yer alan elemanlardan bir tanesi en son yurt dışında gelişime odaklı hangi eğitim seminerine katıldı?

Teknik kadro, gelişmek için hangi uluslararası yayınları takip ediyor? Son yıllarda değişkenlik gösteren yeni antrenman sistemlerinden haberleri var mı, varsa yeni sistemleri Beşiktaş’ta uyguluyorlar mı? Bu soruların yanıtını bilmiyorum ama Hollandalı Wout Weghorst’un ne demek istediğini gayet iyi biliyorum! Şenol Güneş antrenmanlarda ‘ortada sıçanda’ kalmış bir futbol adamı ve onun için başarı; direkt maçın skoruyla bağıntılı.

Beşiktaş, Kayserispor’u 2-0, üstelik evi Kayseri’de yenmiş; işte başarı!.. Kayserispor’un Beşiktaş’tan daha iyi oynadığını ama ileri uçtaki elemanlarının beceri noksanlığı nedeniyle sahadan yenilgiyle ayrıldığın kabullenmeyen herkese: Hadi oradan!..

Şenol Güneş için Beşiktaşlı eski bir futbolcu hafta içinde dedi ki “Beşiktaş’ın yarışmacı teknik adama gereksinimi var ununu elemiş eleğini asmış birisine değil.” Bu görüşe tamamen katılmakla birlikte ilave ediyorum; Sürekli transfer yaparak başarı gelseydi, Paris Saint Germain’in arada Şampiyonlar Ligi’ni kazanması gerekirdi! Elindeki  mevcut kadroyu fizik ve mental olarak bir 90 dakikaya hazırlayamıyorsan, bu işi yapmayacaksın!

Beşiktaş’ın Kayserispor maçı da dahil oynadığı son karşılaşmaları dikkatle izlediyseniz, siyah-beyazlı formayı giyen oyuncuların fiziksel yetersizliğine tanıklık etmişsinizdir… Gerek orta alan elemanları, gerekse ileri uçtakiler birebir mücadelelerde rakiplerinden yavaşlar ve bu nedenle topu yitiriyorlar ya da çoğu kez topa sahip olamıyorlar…

Gelelim Kayserispor maçına… İki tane uzaktan şut ve iki gol başka ne var?  Önce Nathan Redmond sonra Salih Uçan. ‘Bugün sünnet yarın deniz’ bağlamında, kaleye uzaktan çekilen iki şutun ağlarla buluşmasının dışında ne var? Beşiktaş’ın futbolu kime keyif verdi? Takımda Gedson Fernandes dışında özveriyle mücadele eden futbolcu yok. Cenk Tosun iyiden iyiye ‘mahallelin şımarık çocuğu’ olup çıkıverdi. ‘Top benim golü de ben atacağım!’ Atmak için kendini paralıyorsun ama atamıyorsun paşam hem de bir metreden… Gedson Fernandes bu yükü nereye kadar taşıyabilecek açıkçası merak içindeyim! Salih Uçan’ın attığı gol dışında takım oyununa ne katkısı oldu? 

Oyuna sonradan giren Dele Alli ile Şenol Güneş’in benzerliği

Beşiktaş’ın içinde bulunduğu durumu özetliyor. İkisinin de beklentisi yok!  

Şayet Kayserispor ileri uç elemanları Gökhan Sazdağı, Carlos Mane, Miguel Cardoso biraz da Bernard Mensah becerili olabilselerdi (ki buna kaleci Mert Günok’un başarısını da eklemek gerekli) Beşiktaş, Kayseri deplasmanından puansız ayrılırdı. Ev sahibi ekip çok sayıda fırsattan yararlanamadı ve Beşiktaş’tan çok daha fazla pozisyon ürettiler ama yararlanamadılar.

Beşiktaş sadece üç puan kazandı ve Şenol Güneş günü kurtardı…

Asena ÖZKAN / T24