Siyah-beyazlıların 2-0'lık üstünlüğünü koruyamamasında teknik direktör Vincenzo Italiano'nun taktik tercihlerini ve oyuncu değişikliklerini eleştiren Demirtaş, özellikle çift forvete geçiş, orta saha dengesi ve Rıdvan Yılmaz'ın pozisyonuyla ilgili dikkat çeken yorumlarda bulundu.
Demirtaş, Beşiktaş'ın maçın son bölümünde daha doğru reaksiyonlar vermesi gerektiğini savunurken Italiano'nun karşılaşmayı bitirecek hamleleri yapamadığını ifade etti. Yorumcu, siyah-beyazlı takımın kadro yapılanmasına ve transfer ihtiyacına da değindi.
“ORTA SAHAYI EKSİLTMEMEK GEREKİYORDU”
Mustafa Demirtaş, Beşiktaş'ın 2-0 önde olduğu karşılaşmada çift santrfora geçiş kararını ve Olaitan'ın rolünü şu sözlerle değerlendirdi:
“Beşiktaş 2-0 öndeyken iki santrfora, yani çift forvete dönmeli miydi? Yoksa üçlü orta sahada kalması mı gerekiyordu?
Hoca buna şöyle açıklık getirdi: Zaten Olaitan'la da 4-4-2'yi karşılıyordu. Yani 4-4-2 gibi oynuyordu. Olaitan'ı ikinci forvet gibi kullanmıştı. Burada Oh'u oyuna dahil etti. Bir önceki maça benzer bir hamleydi. Ancak bu kez tutmadı. Düşüncesinin bu olduğunu söyledi.
Fakat burada şöyle bir fark var: Skor Beşiktaş'ın lehineyken daha tipik bir 4-4-2'ye dönmek başka, rakip ceza sahasının önünde savunma yaparken tam anlamıyla 4-4-2'ye dönmek başka.
Kasımpaşa, merkezde kalabalık kalabilen ve dönen toplara iyi reaksiyon verebilen takımlardan biri. Ligde ön alanda en çok pas arası yapan takımlardan biriydi. Dönen toplara da iyi reaksiyon veren bir takım.
Orta saha karakterine sahip bir oyuncuyla bu sistemi oynamak farklı, Oh ile oynamak farklı. Hele ki skor elindeyken bu daha da önemli. Olaitan'ın bir farkı var. Rakibi karşılarken ikinci forvet gibi konumlanıyor ancak top Beşiktaş'tayken orta saha gibi derine gelip hat kırma ve dripling yapma özellikleri bulunuyor. Bu özellikler Oh'a göre daha belirgin.
Burada Vlahovic-Oh değişikliği de doğrudan yapılabilirdi. Orta sahayı bu şekilde koruyup Celtic maçında geniş çaplı bir rotasyon yapma şansı da vardı. Olaitan'ı daha uzun süre kullanabilirdi.
Tabii ki bilemiyoruz. Orada bir sakatlık riski mi vardı, başka bir durum mu söz konusuydu, bilmiyoruz. Ancak hiç olmadı, Rıdvan'ı üçüncü orta saha gibi merkeze kaydırıp Ouattara'yı eklemek de bir fikir olabilirdi. Beşiktaş'ın elinde klasik bir orta saha alternatifi çok fazla olmadığı için böyle farklı çözümler düşünmek zorunda kalıyorsun.
Hoca da bunu düşündü ve tercihini çift santrfordan yana kullandı. Ancak bence orta sahayı eksiltmemek gerekiyordu. Özellikle son bölümde kenar savunmasını daha etkili yapmak adına mutlaka sol beki değiştirmesi ve Rıdvan'ı belki de gerekirse ön tarafa atması gerekiyordu.
Aynı saat diliminde, yarım saat arayla Liverpool-Arsenal maçı da vardı. Onu da izlemişsinizdir mutlaka. Arsenal skoru buldu. Son dakikalarda Liverpool kenar ortalarla yüklenince Arteta ne yaptı? Hincapié'yi sol öne koydu. Calafiori'yi de oyundan çıkarmadı. İki tane sol bekle maçı bitirdi. Biri arkada, biri önde oynadı.
Yani ayıp değil, son 10-15 dakikayı böyle oynamak. Artık maçı bu şekilde kapatmayı düşünmek gerekiyor. Futbolda bahsettiğim yüzde 30-40'lık reaksiyon tam olarak bunları gerektirir. Maçı bitirecek hamleleri yapmayı gerektirir.
Hoca burada maçı bitirecek hamleleri yapamadı. Bence Vincenzo Italiano, Beşiktaş'ın başındaki en kötü maçını çıkardı.
Elbette maç maç değerlendirme yapıp eleştiri de getirilebilir. Hoca burada farklı düşünmeliydi de denilebilir. Ancak bu konuyu tamamen farklı bir tartışmaya çekmek ve gerçeklerden uzaklaşmak da başka bir şey.
Çünkü sosyal medyada çok sık görmeye başladım. Italiano'nun puan açısından önceki teknik adamlarla arasında çok fazla fark olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bu karşılaştırma da hatalı. Beşiktaş'ın 19 puanı var. Diyelim ki lig puanı açısından başlangıç senaryosunda çok büyük bir fark yok. Ancak meseleye sadece buradan bakılmaz.
Italiano, yarım yamalak bir takımla Beşiktaş'ı Avrupa Ligi'ne soktu ve takımın 7 puanı var. Çok yüksek ihtimalle Beşiktaş yıllar sonra şubat ayını görecek. Bayern Münih eşleşmesinden sonra ilk kez şubat ve mart aylarını görecek. 2018'den bahsediyoruz. Yani 9 yıl sonra, 2027'de bunu tekrar yapacak Beşiktaş.
O zaman ilkokula giden Beşiktaş şimdi reşit oldu, üniversite sınavına hazırlanıyor. Arada o kadar büyük bir zaman farkı var. Bu nedenle bu sezon herhangi bir sezon değil. Ortada bir gelişim olduğunu gösteriyor. Ayrıca oyunda da bariz bir gelişim var. Bu, yalnızca puanla kıyaslanmayacak bir gelişim.
Beşiktaş'ın rotasyon kadrosuyla bir Premier Lig takımını neredeyse yenecek duruma gelmesi de teknik direktörün meziyetlerinden biriydi. Ancak bu maçta hatalıydı. Bu hataları tekrarlamaması gerekiyor.
Çünkü buna benzer çok maç yaşanacak. Son 20 dakikanın, son 15 dakikanın sonucu belirleyeceği birçok karşılaşma olacak. Bu maçlarda daha doğru reaksiyonlar vermesi lazım. Bugünkü gibi olmamalı. Tek fikirli kalmamak gerekiyor. Maç öncesinde düşündüğün ana plandan gerektiğinde uzaklaşıp o an yaşananlara reaksiyon vermelisin.
Örneğin Rıdvan artık bu tarz kademelere çıkamıyorsa hocanın bunu görüp bir çözüm üretmesi gerekiyor. Bundan sonra bu tür durumlarda doğru hamleleri yapması lazım.
Beşiktaş'ta hem gelişim var hem de kadro gelişimine hâlâ ihtiyaç var. Şimdi gerçekleri konuşalım.
“BEŞİKTAŞ'IN BİR TANE GÜVENİLİR KANAT OYUNCUSU VAR”
Beşiktaş tek kanat oyuncusuyla oynuyor. Beşiktaş'ın bir tane güvenilir kanat oyuncusu var: Leandro Trossard. Cerny var ama yok gibi. Cerny güvenilir bir kanat oyuncusu değil. Bu sezon arada bir gol katkısı verdi ancak bu maçta da mesela top tutamıyor, adam eksiltemiyor, savunma arkasına sarkamıyor. Yok yani. Cerny var diye güven duyabileceğiniz bir kanat oyuncunuz olduğunu düşünemezsiniz.
İlhan Fakılı güzel bir kazanım. Ne alsan kârdır. Türk oyuncu eklemesi olarak genç bir oyuncu kazandın. Performans açısından ne alırsan kârdır ancak nasıl olsa İlhan var diye hareket edemezsin. Sezon başına göre şu anda o da düşüşte. Bunu da düşünmek gerekiyor.
Poku geldi ama ortalıkta gözükmüyor. Belki de o bölgede bir değişime gidilecek.
Beşiktaş'ın güvenilir tek kanat oyuncusu var: Leandro Trossard. Rashica zaten bugün var, yarın yok. Standardını koruyabilecek ve kendisinden karşılık alabileceğin tek kanat oyuncusu Trossard.
Orta saha alternatifleri de zayıf. İki tane yaratıcı orta saham var, ikisi de yoktu mesela son dönemde. Dört buçuk orta saham var diyebiliriz; yarım sayalım. Tam olarak bu oyuna uyumlanmıyor ancak sekiz numara pozisyonunda biraz performans veriyor. Son dönemde bu dört buçuk orta sahadan ikisi yoktu. Bunu da değerlendirmek gerekiyor.
Beşiktaş'ın hem devre arasında hem de gelecek sezon kadrosuna takviye yapması gerekiyor. Belki Ndidi'nin yerine bu oyuna daha uyumlu bir oyuncu ekleyecektir.”
Duhuliye.com