Ercan Taner'in Sözcü gazetesindeki köşe yazısı.
Sahasında coşkulu oynayan, pres yapan ve rakibe üstünlüğünü kabul ettiren Beşiktaş takımı, deplasmanlarda henüz o coşkulu oyun anlayışını yansıtamayan bir görüntüye sahip. Bu durumun oluşmasındaki en önemli etken dışarıda maç kazanamamaktı. Italiano bu problemi aşmak zorunda olduklarını söylemişti. Dün akşam orta sahaların çabuk geçildiği, temponun yüksek olduğu bir maç izlemeye başlamıştık. Böyle oyunlarda bireysel yetenekler ön plana çıkar.
Rıdvan’ın attığı klas topu filelere gönderen Trossard, takımını rahatlattı. İkinci yarının hemen başında Vlahovic ile gelen 2. gol ise kontrolün tamamen Beşiktaş’a geçmesini sağlamıştı. Trossard’ın hücum aklı kuşkusuz bu sezon Beşiktaş’ın en büyük kazancı. Maç 2-0 olunca oyun bitmiyor ama.
Beşiktaş’ın savunma bloğunda konsantrasyonu düşen oyuncuların fazlalığı ve Olaitan’ın top kaybı sonucu Winck farkı bire indirmişti. Italiano’nun Oh ve Olaitan değişikliği orta alanda Beşiktaş’ı zorlamaya başladı. Bu problemi yine Trossard’ın hücum zekasıyla geçiştirmeye çalışan bir takım izliyorduk.
Yine bir tokat vakası yaşadı Vlahovic ve Beşiktaş. Ne olacak bu işin sonu, çok merak ediyorum. Trossard’ın sakatlık problemi olmamasına rağmen çıkarılması riskli bir karardı. Maç “Ben gidiyorum” diye bas bas bağırıyordu adeta. Rafferty kafayla beraberliği getirmişti. Murillo-Taylan değişimi de istenileni veremedi. Takımın deplasmanda kazanamaması artık bir fobi. Böyle kayıplar sizi adım adım zirveden uzaklaştırır.
Ercan Taner Sözcü
YORUMLAR (5)
neden çıktığını oda anlamadı hatta tepki verdi..
dunya yildizimiz balon dor sahibi milot rasitsa varken trosard kim oluyor ercan abi ayip etmissin bu yaziyi yazarak
Lan yeter sanki 5 kişiyi peşine takıyor hatrick yapıyordu da
maç 2-1 devam ederken takımın neredeyse bütün iskeletini değiştirirsen maç kazanamazsın!!!!!!!!!!
Polimci italyano ile olmaz bu iş