Nasıl üzülmesin Beşiktaşlılar…
Farklı kazanabilecekleri bir maçı 2-0’dan 2-2’ye getirdiler. Nasıl mı başardılar?
Önce şunu söyleyeyim…
Nihayet Kartal bu sezon korkusuzca içeride dışarıda ümitle yükseklere kanat çırpıyor, dedikleri bir dönemde Rıdvan’ın asistinde Trossard ile perdeyi açmış, Murillo’nun sağdan ortasında Vlahovic’le 2-0 öne geçmişken bu skor niye?
Beşiktaşlıların “Enerji daha yükselmeli!”, “Tempo ve hız daha da artmalı!” diye haykırışını duyar gibiyim. Ancak kolay olmuyor ki bu… Rakip izin vermiyor. Bravo Emre Belözoğlu…
Maç, 2-0’dan sonra Nübel ile Mendez arasındaki ikili mücadeleye dönüştüğünde, zirve yarışında tutunmak adına Beşiktaşlılar beraberliğe bile seviniyor.
Orkunsuz olmuyor
Niye? Çünkü Kasımpaşa, “çok çetin” bir rakip çıktı… Tabii, Celtic maçı düşünülerek Kaptan Orkun’un riske edilmediği, orta saha yükünün tamamen Olaitan’a bırakıldığı ve Cerny’nin erken kenara alındığı bir maçta bu skor normal.
Emre Belözoğlu’nun disiplinli yönetimi altında Avrupa’yı hedefleyen, rakibi bozmayı iyi başaran, ligin en mücadeleci ve savunmasını en iyi yapan ekibi Kasımpaşa’ya karşı oynamak kolay değildi.
Deplasman fobisi
Düşünün, Vincenzo İtaliano hiçbir mazerete sığınmadan Başkan Serdal Adalı’nın gönlündeki Beşiktaş’ı inşa etmeye çalışıyor ama fizik bu kadarına izin veriyor. Rafferty’nin kafa vuruşu ve Beşiktaş’ın deplasman korkusu, siyah beyazlıların galibiyetine izin vermedi.
Maçın adamı: Emre Belözoğlu
Hasan Sarıçiçek Türkiye Gazetesi